Barajlar doluyor… Peki Ya Ankara’nın susuzluk korkusu?
Rakamlar umut veriyor.
Ankara barajlarında doluluk yüzde 42’ye dayanmış.
Geçen yıla göre daha iyi.
Ama…
Fotoğrafın tamamına bakınca tablo o kadar rahatlatıcı değil.
Ankara’nın suyu, birkaç barajın ortalamasıyla ölçülmez.
İşin kalbi belli:
Çamlıdere Barajı
Kurtboğazı Barajı
Biri yüzde 36…
Diğeri yüzde 32-33 bandında…
Yani…
Şehrin omurgası hâlâ zayıf.
Diğer barajlar dolu olsa ne olur?
Ana damarlar dolmadan, Ankara’nın içi rahat etmez.
Yaz kapıda.
Ankara’nın kuru sıcağı bilinir.
Buharlaşma artacak.
Tüketim yükselecek.
Ve büyük ihtimalle yine aynı cümle:
“Su tasarrufu yapalım.”
Peki…
Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi ne yapıyor?
Soru açık:
— Yeni su kaynakları?
— Uzun vadeli plan?
— Kayıp-kaçak oranı?
— Alternatif projeler?
Çünkü mesele yağmur değil…
Yönetim.
Ama işin bir de vatandaş tarafı var.
Gerçek şu:
Tasarruf…
Sadece kuraklıkta hatırlanacak bir refleks değil.
Sürekli bir alışkanlık.
Musluk açık kalıyorsa…
Su boşa akıyorsa…
Dakikalar uzuyorsa…
Barajlar dolsa bile yetmez.
Ankara yıllardır aynı döngüyü yaşıyor:
Yağmur yağar…
Barajlar yükselir…
Yaz gelir…
Uyarılar başlar…
Sonra yine başa dönülür.
Su…
Bir konfor değil.
Bir zorunluluk.
Ve aynı zamanda ortak sorumluluk.
Yağmurlara sevinelim ama...
Sevinelim… Ama temkinli.
Çünkü Ankara’nın ihtiyacı sadece yağmur değil.
Planlı yönetim…
Ve her gün, her evde başlayan gerçek tasarruf.