Aile dağılırken…

Hasan Taşkın

Hasan Taşkın

Genel Yayın Yönetmeni
Tüm Yazıları

Türkiye’de boşanma artık sadece iki insanın ayrılığı değil…
Sessiz büyüyen toplumsal bir kırılma.

TÜİK rakamları ortada.
Her yıl yaklaşık 180-190 bin çift yollarını ayırıyor.
Bir istatistik gibi görünüyor ama o sayıların içinde bölünen evler, sessizleşen sofralar, parçalanan çocukluklar var.

Sebep çok…
Ekonomik baskı…
Geçim derdi…
Tahammülün azalması…
Sosyal medyanın büyüttüğü güvensizlik…
“Ben” duygusunun “biz”in önüne geçmesi…

Elbette şiddetin hiçbir mazereti olamaz.
Gerçek mağdurların korunması devletin de toplumun da görevi.

Ama mesele artık tek taraflı okunamayacak kadar derin.

Bir yanda gerçekten korunmayı bekleyen kadınlar…
Diğer yanda, henüz suç ispatlanmadan evinden ve çocuğundan uzaklaştırıldığını söyleyen babalar…

En ağır bedeli ise çocuklar ödüyor.

Anne ile baba arasındaki savaşta taraf olmaya zorlanan çocuk…
Bir ebeveyne karşı doldurulan çocuk…
Mahkeme koridorlarında büyüyen çocuk…

Yıllar geçiyor…
Ama o çocukların içindeki eksiklik büyümeye devam ediyor.

Bugün mesele sadece boşanma değil.
Mesele, ailenin yavaş yavaş çözülmesi.

Çünkü aile yalnızca aynı çatı altında yaşamak değildir.
Bir çocuğun ilk güven duygusudur.
İlk sevgisi…
İlk merhameti…
İlk sığınağıdır.

Aile zayıfladığında toplum da yorulur.

Türkiye’nin ihtiyacı; ne şiddeti görmezden gelen körlük ne de peşin hüküm veren öfke.

İhtiyaç olan şey adalet.
Delile dayalı hukuk.
Çocuğu merkeze alan vicdan.
Ve aileyi ayakta tutacak sosyal destek mekanizmaları…

Çünkü bugün dağılan sadece evler değil…
Biraz da toplumun ruhu.

Aile