2. İletişim Şûra'sının ardından... Prof. Dr. Burhanettin Duran'ın önüne koyduğu hedef...
Ankara...
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Konferans Salonu.
2. İletişim Şûrası'nın ikinci günü...
İlk günkü heyecan dinmemiş.
Salon yine dolu.
81 ilin valiliklerinden gelen basın ve halkla ilişkiler yöneticileri...
Bakanlıkların basın müşavirleri...
Cumhurbaşkanlığı, bakanlıklar ve kamu kurumlarının iletişim kadroları...
Rektörler...
Dekanlar...
Akademisyenler...
Gazeteciler...
Sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri...
Türkiye'nin iletişim dünyası yine aynı çatı altında.
Koridorlarda sohbetler...
Salonda ise dikkat kesilmiş yüzler.
Çünkü bugün...
Artık konuşulanların istikamete dönüşeceği gün.
Kürsüye Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran geliyor.
Daha ilk cümlelerinde şûranın çerçevesini çiziyor.
İletişimi sadece haber vermek olarak görmüyor.
Onun tarif ettiği iletişim...
Devletin stratejik kapasitesi.
Toplumun ortak hafızası.
Türkiye'nin dünyaya açılan penceresi.
Hakikatin savunulduğu en önemli alan.
Konuşması ilerledikçe şu düşünce daha da belirginleşiyor:
Artık ülkeler sadece ekonomiyle...
Sadece savunma sanayiiyle...
Sadece diplomasiyle yarışmıyor.
Bilgiyi yöneten...
Algıyı doğru yönlendiren...
Kriz anında güven veren...
Dezenformasyona karşı hakikati koruyan ülkeler öne çıkıyor.
Burhanettin Duran'ın üzerinde ısrarla durduğu nokta buydu.
İletişim...
Milli güvenliğin de bir parçasıdır.
Kamu diplomasisinin de...
Toplumsal dayanışmanın da...
Türkiye markasının da...
Bu yüzden iletişim politikaları günü kurtaran reflekslerle değil, uzun vadeli stratejilerle yürütülmeli.
Duran bir başka önemli kapıyı daha aralıyor.
Üniversiteleri işaret ediyor.
Akademiyi...
Medyayı...
Kamu kurumlarını...
Sivil toplumu...
Aynı masanın etrafında topluyor.
"Ortak akıl" diyor.
"Koordinasyon" diyor.
"Kurumsal iş birliği" diyor.
Aslında iki gün süren şûranın özeti de bu.
Kimsenin tek başına çözüm üretemeyeceği kadar büyük bir iletişim çağındayız.
Bu yaklaşımın sahadaki yansımasını ise günün panellerinde görmek mümkündü.
Özellikle İçişleri Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı'nın katıldığı "Stratejik, Siyasal ve Kamu Odaklı İletişim" oturumu dikkat çekti.
Yiğitbaşı...
Kamu iletişiminin sadece açıklama yapmak olmadığını anlattı.
Kriz yönetiminin...
Afet dönemlerinin...
Toplumsal hassasiyetlerin...
Doğru bilgiyle yönetilmesi gerektiğini vurguladı.
Kurumlar arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi...
İletişimin planlı yürütülmesi...
Ve vatandaşın doğru bilgiye en hızlı şekilde ulaşması...
Panelin öne çıkan başlıklarıydı.
Salonda bulunan bürokratlar kadar akademisyenler de bu başlıkları dikkatle not aldı.
Sonra...
Şûranın en önemli bölümü başladı.
Prof. Dr. Burhanettin Duran...
İki gün süren çalıştayların ortak ürününü açıkladı.
2. İletişim Şûrası Sonuç Bildirgesi...
Sadece tavsiye kararlarından oluşan bir metin değildi.
Türkiye'nin iletişim alanındaki yeni yol haritasıydı.
Stratejik iletişim mekanizmasının güçlendirilmesi...
Türkiye Medya Veri Tabanı'nın kurulması...
Yapay zekâ destekli iletişim altyapısı...
Afet iletişiminde yeni model...
Dijital okuryazarlığın yaygınlaştırılması...
İletişim fakültelerinde müfredat değişikliği...
Yerli film, dizi ve belgesel üretiminin desteklenmesi...
Her başlığın ortak noktası...
Türkiye'nin iletişim kapasitesini güçlendirmekti.
Kapanışta Prof. Dr. Burhanettin Duran, şûraya katkı veren herkese teşekkür etti.
Ama teşekkür kadar önemli olan bir cümlesi daha vardı.
Alınan kararların raflarda kalmayacağını...
İlgili kurumlarla birlikte süratle hayata geçirilmesi için çalışacaklarını söyledi.
İşte...
Şûranın en kritik mesajı buydu.
Çünkü Türkiye'de toplantılar çok yapılıyor.
Raporlar hazırlanıyor.
Sonuç bildirgeleri yayımlanıyor.
Asıl mesele...
Bu kararların sahaya yansıması.
Konferans Salonu boşalırken aklımda tek bir düşünce vardı.
Dünkü yazımda...
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ortaya koyduğu siyasi iradeyi yazmıştım.
Bugün ise...
O iradenin kurumsal yol haritasını gördük.
Şimdi gözler...
Bu yol haritasını uygulayacak kesimde...
Prof. Dr. Burhanettin Duran için 2. İletişim Şûrası sona erdi.
Ama kurumlar için esas mesai...
Şimdi başlıyor.