Müttefiklik mi, çıkar ortaklığı mı?

Hami Fiskeci

Hami Fiskeci

Yazar
Tüm Yazıları

Uluslararası ilişkilerde dostlukların ömrü, ülkelerin çıkarları kadardır.

Bugün “stratejik ortak” denilen yapıların yarın nasıl dağıldığını tarih defalarca gösterdi.

Devletler duygularla değil, çıkarlarla hareket eder.

Hele ki söz konusu küresel güçlerse…

Son dönemde Amerika Birleşik Devletleri’nin Avrupa’ya karşı kullandığı dil giderek sertleşiyor.

Özellikle NATO harcamaları, savunma yükü ve Ukrayna savaşı sonrası oluşan ekonomik maliyetler,

Washington’da ciddi bir sorgulama oluşturmuş durumda.

ABD artık şunu yüksek sesle düşünüyor...

“Avrupa’nın güvenliği için neden sürekli ben ödeme yapıyorum?”

Bu soru aslında yeni değil.

Yıllardır ABD yönetimleri, Avrupa ülkelerinin savunma konusunda yeterince yük almadığını dile getiriyor.

Ancak bugün mesele yalnızca askeri değil, ekonomik ve siyasi bir yorgunluk da söz konusu.

Amerika artık enerjisini ve sermayesini Avrupa’yı ayakta tutmaya değil,

kendisine yeni ekonomik alanlar açmaya yöneltmek istiyor.

Çünkü dünyanın yeni rekabet sahası Ortadoğu ve Uzak Doğu’dur.

Enerji yolları, teknoloji üretimi, ticaret koridorları ve büyüyen pazarlar artık burada şekilleniyor.

**Washington açısından mesele çok nettir...**

Günün sonunda herkes cebine girene bakar.

Avrupa ise eskisi gibi tam anlamıyla ABD çizgisinde hareket etmiyor.

NATO içinde fikir ayrılıkları büyüyor. Almanya başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesi,

zaman zaman Washington’dan bağımsız hareket etme arayışına giriyor.

ABD de buna karşı “çekilirim” mesajı vererek psikolojik üstünlüğünü korumaya çalışıyor.

**Çünkü büyük güçler masada dostluk değil, bağımlılık ister...**

Bugün yaşanan gerilimler bize bir gerçeği yeniden hatırlatıyor,

Uluslararası siyasette bedava destek yoktur.

**Atalar boşuna söylememiş “Bedava peynir sadece fare kapanında olur”**

Devletler için de durum farklı değildir.

Karşılıksız görünen her desteğin, her yardımın ve her ittifakın mutlaka bir siyasi,

ekonomik ya da stratejik faturası vardır.

Bu nedenle ülkelerin yapması gereken şey,

duygusal kamplaşmalar yerine kendi milli çıkarlarını merkeze alan dengeli politikalar üretmektir.

**küresel düzende kalıcı dostluklar değil, kalıcı çıkarlar vardır...**