İmece kültürünün modern adı kooperatifçilik!

Hami Fiskeci

Hami Fiskeci

Yazar
Tüm Yazıları

2025 Kooperatifçilik Yılı’nı duyduk mu?

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 2025 yılını “Uluslararası Kooperatifler Yılı” ilan etmesi tesadüf değildi.

Küresel ekonominin çalkandığı, gıda krizlerinin kapıya dayandığı ve küçük üreticinin büyük sermaye karşısında tutunmakta zorlandığı bir çağda dünya, çareyi yine en kadim dayanışma modelinde arıyor.

Birleşerek çoğalmak...

Peki, köklerinde "imece" gibi eşsiz bir dayanışma geleneği barındıran bizler, bu ilandan ne kadar haberdarız?

Dünyanın gelişmiş tarım toplumlarına baktığınızda, kooperatiflerin sadece sosyal bir yardım kuruluşu değil, devasa birer ekonomik güç olduğuna şahit olursunuz...

Hollanda’dan Danimarka’ya, İspanya’dan Japonya’ya kadar tarımsal üretimin, işlemenin ve pazarlamanın belkemiğini güçlü kooperatif yapıları oluşturur.

Üretici ne ekeceğini bilir, girdi maliyetini düşürür, ürününü aracıya kaptırmadan gerçek değerinde satar.

Tüketici ise kaliteli gıdaya makul fiyatla ulaşır.

Bizim coğrafyamızda ise kooperatifçilik kelimesi ne yazık ki uzun yıllar boyunca kötü yönetilen, akıbeti belirsiz kalan veya sadece kâğıt üzerinde yaşayan yapılarla anıldı.

Oysa Anadolu toprağı, ortaklaşa iş yapma fikrine en yatkın topraklardır.

Son yıllarda kadın kooperatiflerinin yakaladığı başarı ve bazı yerel üretici birliklerinin attığı vizyoner adımlar, bu algıyı kırmak adına umut verici.

Ancak katetmemiz gereken yol hâlen çok uzun. BM’nin "Kooperatifler Daha İyi Bir Dünya İnşa Eder" temasıyla duyurduğu bu özel yıl, sadece süslü paneller düzenleyip nutuklar atma yılı olmamalıydı.

2025’i bir fırsat penceresi olarak görmek zorundaydık, ancak ıskaladık...

Gelişmiş bir tarım ülkesi olmanın yolu, kooperatifçiliği çağın gerekleriyle yeniden tanımlamaktan geçiyor...

Kooperatifleri geleneksel ve amatör yaklaşımlardan kurtarıp, liyakatli ve profesyonel yöneticilerin eline teslim etmek gerekiyor...

Üreticinin attığı her kuruşun hesabını görebileceği dijital ve denetlenebilir sistemler kurmak.

Teknoloji kullanmak ve pazarlama yöntemleri geliştirerek, tarladaki ürünü doğrudan dijital pazarlarla buluşturarak tedarik zincirindeki aracı yükünü hafifletmek.

2025 Uluslararası Kooperatifler Yılı’nı duymuş olmak tek başına bir şey ifade etmiyor.

Asıl mesele, bu sloganın altını ne kadar doldurabildiğimizdir.

Tarladaki çiftçinin, tezgahtaki esnafın ve mutfaktaki tüketicinin ortak geleceği için kooperatifçiliği "kâğıt üstündeki bir bürokrasi" değil, "sürdürülebilir bir yaşam modeli" haline getirmek zorundayız.

Çünkü biliyoruz ki, yalnız yürüyen belki hızlı gider, ama birlikte yürüyen çok daha uzağa ulaşır...

BM ya da başka bir kurumun bize hatırlatmasına gerek yok, tarımı ve kırsalı ayağa kaldıracaksak kooperatiflere ihtiyacımız var.