SGK Genel Müdürü'ne açık mektup
Sayın Genel Müdür,
Bu mektubu yalnızca kendi ailem adına değil, bu vatan için canını ortaya koymuş, ancak hak ettiği vefayı göremeden hayata veda etmiş bütün gaziler adına kaleme alıyorum.
Dedem Çavuş Ahmet Baltaş, bu ülkenin bağımsızlığı için tam 12 yıl askerlik yaptı. Cepheden cepheye koştu, esaret gördü, açlık ve hastalıkla mücadele etti. Esir kampında yaşadığı ağır şartları anlatırken sırtındaki bit yaralarının izlerini gösterir, "Her gün iki üç arkadaşımız şehit oluyordu. Hayatta kalmamız mucizeydi." derdi.
O, görevini yaptı. Vatanına olan borcunu canıyla, gençliğiyle ve sağlığıyla ödedi.
Fakat devletinden beklediği haklarını alamadan bu dünyadan ayrıldı.
Aradan yaklaşık bir asır geçti. Dedemin İstiklal Madalyası'nı ailemiz adına teslim almak bana nasip oldu. O gün büyük bir gurur yaşadık. Bu madalya, dedemin fedakârlığının ve bu milletin bağımsızlığı uğruna verdiği mücadelenin en kıymetli nişanesidir.
Ancak vicdanımızı yaralayan bir konu hâlâ çözüme kavuşmadı.
Dedemizin geriye dönük haklarının değerlendirilmesi için yaptığımız başvurular yıllardır sonuçlanmadı.
Bekliyoruz, fakat sesimizi duyacak bir cevap alamıyoruz.
Sayın Genel Müdür,
Biz ayrıcalık istemiyoruz. Lütuf istemiyoruz. Sadece, bu ülke için savaşmış bir gazinin hak ettiği adaletin yerine getirilmesini talep ediyoruz.
Bir millet, kahramanlarına yalnızca törenlerde değil, adaletle de sahip çıkmalıdır. İstiklal Madalyası büyük bir onurdur; ancak gerçek vefa, hak sahibinin hakkını teslim etmektir.
Size çağrımız; dosyamızın incelenmesi, başvurumuzun sonuçlandırılması ve dedemiz Çavuş Ahmet Baltaş'ın hak ettiği vefanın gecikmeden gösterilmesidir.
İnanıyorum ki güçlü devlet, geçmişine sahip çıkan; kahramanlarını unutmayan ve onların emanetlerine adaletle yaklaşan devlettir.
Saygılarımla.