Salçanın ustası değil, aşığı: Hamdi Baltaş

Enver Baltaş

Enver Baltaş

Yazar
Tüm Yazıları

Bir kavanoz salçanın içinde yalnızca biber yok… Toprak var, güneş var, sabır var, emek var ve işini aşkla yapan bir insanın eli var.

Her insanın hayatta gönül verdiği bir alan vardır. Kimi toprağa, kimi sanata, kimi ticarete, kimi de elinin değdiği işe âşıktır.

Hamdi Baltaş’ın gönül verdiği iş ise biber ve salça…

Onu diğer salça üreticilerinden ayıran asıl özellik ise yaptığı işi yalnızca bir uğraş olarak görmemesi. O, salçayı adeta bir emek ve lezzet sanatına dönüştürüyor.

Ben bu kanaate bir gün Kahramanmaraş’ta vardım.

Hamdi Baltaş’ın evinde öğle yemeğine davetliydim. Sofrada yediğim yemekte farklı bir lezzet dikkatimi çekti.
Dayanamadım ve sordum:

“Bu yemeğin lezzet sırrı ne?”

Cevabı kısa ve netti:

“Salça.”

İşte o gün bir salça kavanozunun arkasındaki hikâyeyi dinlemeye başladım.

Hamdi Baltaş’a göre salçanın hikâyesi mutfakta değil, toprakta başlıyor.

Toprağın hazırlanmasıyla, biberin ekilmesiyle, güneşle, sabırla ve emekle…

Özenle yetiştirilen biberlerin hasat zamanı geldiğinde toplanması, ardından temizlenmesi ve iki defa çekilerek hazırlanması…

Sonrasında ise kıvamını ve lezzetini buluncaya kadar sabırla işlenmesi…

Bütün bu süreçte onun üzerinde özellikle durduğu bir konu var:

Özen.

Çünkü ona göre iyi bir salça, sadece iyi biberden değil; iyi biber + doğru üretim + sabır + emek birleşiminden ortaya çıkıyor.

O gün ben de 5 kilogram salça aldım.

Ankara’ya döndüğümde dostlarıma tattırdım.

Sonrası kendiliğinden geldi.

Salçayı deneyen arkadaşlarım beğendi ve sipariş vermeye başladı.

Bugün onlarca dostum daha salça sezonu gelmeden Hamdi Baltaş’a siparişlerini bildiriyor.

İşte gerçek ürünün gücü burada ortaya çıkıyor.

Reklamdan önce tavsiye geliyor.

Sözden önce lezzet konuşuyor.

Ve bir kavanozdan diğerine yalnızca salça değil, güven taşınıyor.

Belki de Hamdi Baltaş’ı farklı kılan tam olarak budur.

Çünkü bazı insanlar bir işi yapar.

Bazıları ise yaptığı işe ruhunu katar.

Hamdi Baltaş’ın hikâyesi de bize şunu hatırlatıyor:

Gerçek lezzet önce toprakta yetişir, sonra insanın emeğinde şekillenir ve en sonunda sofraya ulaşır.

Bu nedenle onun salçasını anlatırken yalnızca “salça” demek bana eksik geliyor.

Benim için o, toprağın, biberin ve insan emeğinin aynı kavanozda buluşmuş hâli.

Ve Hamdi Baltaş?

Benim gözümde artık sadece salça yapan bir insan değil…

“Bibere Üfleyen Adam.”