Rahmetli liderim ve ağbeyim Muhsin Yazıcıoğlu gerçekleri
Hakikatin üzeri örtülemez!
Aziz milletim!
Bazı insanlar yaşar ve unutulur. Bazıları ise ölümleriyle bile bir milletin vicdanında yaşamaya devam eder. Muhsin Yazıcıoğlu, işte böyle bir dava adamıydı. Makam için değil, vatan için yaşadı. Menfaat için değil, millet için mücadele etti. Eğilmedi, bükülmedi, pazarlık yapmadı.
Aradan on yedi yıl geçti...
Şimdi deniliyor ki dosya yeniden raftan indirildi.
Millet olarak sormak hakkımızdır:
Bunca yıl neden beklendi? Bugün değişen nedir? Amaç gerçekten hakikate ulaşmak mıdır, yoksa birkaç ismi öne sürerek bu dosyayı bir daha açılmamak üzere kapatmak mıdır?
Milletin istediği intikam değildir. Milletin istediği adalettir.
Adalet, geciktiği zaman yalnızca bir dosya beklemez; milletin devlete olan güveni de bekler.
Kim suçluysa ortaya çıksın. Kim ihmal ettiyse hesap versin. Kim gerçeği gizlediyse hukuk önünde cevap versin. Çünkü hukuk; kişilere göre değil, hakikate göre işlemelidir.
Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu hayattayken, bilgisi dâhilinde Prof. Dr. Abdullah Çoban ile ülkemizin stratejik değeri olan leonardit üzerine çalışmalar başlattık. Gayemiz; bu aziz milletin toprağını ayağa kaldıracak, tarımını güçlendirecek bilimsel projeler üretmekti.
Ben bugün de aynı yoldayım.
Bu ülkenin toprağına, suyuna, ormanına ve madenine sahip çıkmak; gelecek nesillere karşı namus borcumuzdur. Türk milletinin zenginliği, yabancıların çıkarına değil, kendi evlatlarının geleceğine hizmet etmelidir.
Ben inandığım davadan geri adım atmayacağım. Bilimle, emekle ve hakikatle yürümeye devam edeceğim. Bildiklerimi, ulaştığım gerçekleri ve ülkemizin stratejik değerlerini günü geldiğinde aziz milletimizin önüne bütün açıklığıyla koyacağım.
Çünkü hakikatin üzeri örtülse de yok edilemez.
Millet unutmaz.
Vicdan susmaz.
Ve adalet, er ya da geç mutlaka yerini bulur.