Köye dönüşte Kuvâ-yi Milliye ruhu

Enver Baltaş

Enver Baltaş

Yazar
Tüm Yazıları

Anadolu’nun bereketli topraklarını karış karış gezerken, yüreğimi en çok yaralayan manzara köylerimizin sessizliğe bürünmüş hâli oldu. Bir zamanlar çocuk sesleriyle, üretimle, emekle ve alın teriyle yaşayan köylerimiz bugün ne yazık ki yaşlıların omuzlarında ayakta kalmaya çalışıyor.

Gittiğim her köyde aynı acı tabloyla karşılaştım:

Genç nüfus yok denecek kadar azalmış. Toprağı işleyecek, üretimi sürdürecek, köyüne sahip çıkacak gençler büyük şehirlere göç etmiş. Geride kalan yaşlılarımız ise çoğu zaman verilen küçük desteklerle adeta hareketsizliğe mahkûm edilmiş durumda.

Bir başka acı gerçek ise üretimin bilinçli ya da bilinçsiz şekilde yok edilmesidir. Tavukların, kuş gribi gerekçe gösterilerek telef edilmesi; küçük üreticinin elindeki son imkânların da elinden alınmasına neden olmuştur. Köy ekonomisinin temel direklerinden biri olan hayvancılık böylece ağır yara almıştır.

Ayrıca miras yoluyla bölünen araziler, tarım yapılmasını zorlaştırmış; küçülen parseller verimsiz hâle gelmiştir. Bunun sonucunda birçok köylü, elindeki toprağı değerinin çok altında fiyatlarla yabancılara satmak zorunda kalmıştır. Toprağın el değiştirmesi sadece ekonomik değil, aynı zamanda milli bir meseledir.

Daha da vahimi, Büyükşehir Yasası ile birlikte hazine arazilerinin belediyeler için bir rant kapısına dönüştürülmesidir. Muhtar Adem Pak Bey’in daveti üzerine gittiğim Mahmutlu Köyü’nde, yalnızca hazine arazilerine değil, köy camisinin yararına bağışlanan arazilere dahi el konulduğuna belgeleriyle şahit oldum. Bu durum, sadece bir mülkiyet sorunu değil; köyün ortak değerlerine, manevi mirasına ve geleceğine yapılan müdahaledir.

Bütün bu gördüklerim karşısında susmanın vicdani sorumluluğunu taşıyamam. Çünkü bu topraklar bize miras değil, emanet edilmiştir. Nasıl ki milletimiz Kurtuluş Savaşı’nda Kuvâ-yi Milliye ruhuyla ayağa kalktıysa, bugün de tarımda, üretimde ve köylerimizin yeniden dirilişinde aynı ruha ihtiyaç vardır.
İşte bu nedenle tarımda ve üretimde yeni bir Kuvâ-yi Milliye hareketini Samsun’dan başlatmaya karar verdim. Çünkü Samsun, bağımsızlık meşalesinin yakıldığı yerdir. Bugün de toprağa sahip çıkma, üretimi yeniden ayağa kaldırma ve köyleri yeniden canlandırma mücadelesinin başlangıç noktası olmalıdır.
Bu mücadele sadece çiftçinin değil, milletin geleceğinin mücadelesidir. Köyüne sahip çıkmayan, toprağını korumayan bir millet yarın bağımsızlığını da koruyamaz.

Şimdi yeniden ayağa kalkma zamanıdır.

Şimdi köye dönüşte Kuvâ-yi Milliye ruhunu yaşatma zamanıdır.