Afşin-Elbistan'ın altını kim kül etti?
Türkiye'nin tarım toprakları her geçen gün can çekişiyor. Organik madde oranı düşmüş, verim kaybı yaşayan milyonlarca dönüm arazi kurtuluş bekliyor. Oysa bu ülkenin bağrında, dünyanın sayılı organik toprak düzenleyici kaynaklarından biri olan Afşin-Elbistan leonarditi yatıyor.
Sormak gerekiyor:
Eğer Afşin-Elbistan Havzası'ndaki leonardit, toprağın organik madde açığını kapatacak kadar değerliyse neden bu kaynak yıllarca hak ettiği şekilde değerlendirilmedi?
Neden çiftçinin toprağına şifa olacak bir hazine, enerji uğruna yakılıp kül edildi?
Neden Türkiye'nin en büyük leonardit rezervlerinden birinin bulunduğu bölge, tarım ve toprak ıslah merkezi olmak yerine termik santrallerin gölgesinde bırakıldı?
Bugün dünya tarımı hümik ve fulvik asitlerin önemini konuşurken, gelişmiş ülkeler topraklarını organik maddeyle zenginleştirmek için milyarlarca dolar harcarken, biz kendi hazinemizin üzerinde oturup seyretmekle yetindik.
Afşin ve Elbistan sadece iki ilçe değildir. Burası Türkiye'nin gelecekteki tarımsal bağımsızlığının anahtarlarından biridir.
Fakat yıllardır bacalardan çıkan dumanlar, bu gerçeğin üzerini örttü.
- Kim kazandı?
- Toprak mı?
- Çiftçi mi?
- Bölge halkı mı?
- Yoksa kısa vadeli hesapların peşinden koşanlar mı?
Bugün Anadolu'nun birçok köyünde çiftçi gübre maliyetleri altında eziliyor. Topraklar yoruluyor, verim düşüyor, üretici borçla ayakta durmaya çalışıyor. Aynı çiftçinin ihtiyacı olan organik madde kaynağı ise yıllardır göz ardı ediliyor.
Artık sorumlulardan hesap sorma zamanı gelmiştir.
Afşin-Elbistan Havzası sadece enerji politikalarıyla değil, tarım politikalarıyla da değerlendirilmelidir.
Bu ülkenin toprağı ithal çözümlerle değil, kendi öz kaynaklarıyla ayağa kalkacaktır.
Leonardit toprağa hayat verir.
Hayat veren kaynakları korumak yerine yok eden anlayış ise gelecek nesillere bırakılacak en ağır mirastır.
Bugün Afşin-Elbistan'a bakınca insanın aklına tek bir soru geliyor:
Türkiye'nin tarım topraklarını kurtaracak bir hazine dururken bu bölgeyi dumanın ve külün gölgesine mahkûm edenler kimlerdir?