Takvim değişti, hayat değişmedi
Yeni yıla girdik. Takvimler 1 Ocak 2026’yı gösteriyor.
Her yıl bu günlerde aynı cümleleri kurarız.
“Yeni yıl sağlık, huzur, mutluluk getirsin…”
Sonra bir yıl geçer.
Bir bakarız ki sağlık yine pahalı,
huzur yine uzak,
mutluluk yine vitrinde kalmış.
2021’de de böyleydi.
2022’de de.
2023’te de, 2025’te de.
Sonuç değişmedi.
Ülkede refah içinde geçen bir yıl olmadı.
Yıllar değişti ama ülkede değişmeyen bir şey var.
Temenniler bol, icraat yok.
2026’ya girdik.
Bugün bu yılın ilk günü.
O zaman gelin, bu kez temennileri biraz daha gerçekçi yapalım.
Kadınlar; analarımız, bacılarımız, kadına şiddetin, kadın cinayetlerinin olmadığı bir yıl istiyor.
Şiddet görmek ve öldürülmek istemiyorlar.
Emekliler; “Bugün ne yiyeceğim, ay sonunu nasıl getireceğim?” diye düşünmek istemiyorlar.
İnsanca yaşayacakları bir maaş istiyorlar.
Asgari ücretliler; ayın ortasında borç defteri açmak istemiyorlar.
Çalıştıkları emeğin karşılığını istiyorlar.
Çiftçiler; üretiyor ama zarar etmek istemiyor.
Alın terinin karşılığını istiyorlar.
Askerimiz; dağda, soğukta nöbet tutarken, geride bıraktığı ailesinin geçim derdini düşünmek istemiyor.
Polisimiz; gece gündüz sokakta, canı pahasına görev yaparken, eve sağ salim dönüp dönemeyeceğini,
evinin geçim derdini düşünmek istemiyor.
Sağlık çalışanları; uykusuz geçen nöbetlerin ardından alkış değil, insan gibi çalışmak ve hakkını almak istiyor.
Pandemi günlerinde balkonlardan alkışlayanlar vardı.
Şimdi o alkışlar da bitti, hatırlayan da kalmadı.
Kimse mucize istemiyor.
Kimse lütuf beklemiyor.
Herkes sadece hakkını istiyor.
Ama bir duralım…
Bu ülkede saydıklarımızı gerçekten dert eden, sorumluluk duyan var mı?
Yok.
Çünkü aç tokun halinden anlamazmış.
350–400 bin lira maaş alan, evi, arabası, koruması olan, tüm giderleri devlet tarafından karşılananlar…
Emeklinin 17 bin lirayla nasıl yaşadığını nereden bilsin?
İşsiz gencin kapı kapı iş arayıp eli boş dönmesinin çaresizliğini nereden bilsin?
Dar gelirlinin yardım kuyruğunda beklerken yaşadığı utancı, gözlerinden akan yaşı nereden bilsin?
Bu talepler temenniyle olmaz.
Bunlar, ülkeyi yönetenlerin görevidir.
Yönetime talip olanların da samimiyet sınavıdır.
Biz yine de yeni yılı kutlayalım.
2026 hayırlı olsun.
Ama unutmayalım:
Bu ülkede insanlar artık yeni yıldan süslü dilekler istemiyor.
Yıllardır beklediklerinin hayata geçirilmesini, haklarının lafta kalmadan gerçekten uygulanmasını istiyor.