Savaşa çekilmek

Durak Karabulut

Durak Karabulut

Yazar
Tüm Yazıları

Ortadoğu yine ateşle sınanıyor.

İsrail’in Suriye’de gerçekleştirdiği saldırı ve ardından Türkiye’yi hedef alan açıklamaları, sıradan bir bölgesel gerilim olarak görülemez.

Çünkü mesele artık yalnızca Suriye değildir.

Mesele, Türkiye’nin güvenliği, egemenliği ve bölgedeki geleceğidir.

İsrail’in Türkiye’ye “mesaj” verme cüreti, aslında Türkiye’yi daha büyük bir çatışmanın içine çekme tehlikesini de beraberinde getiriyor.

Tam da bu nedenle bugün soğukkanlı olmak kadar, milli olmak da zorundayız.

Türkiye’nin milli güvenliği söz konusu olduğunda siyasi hesapların, parti ayrılıklarının ve günlük tartışmaların bir anlamı yoktur.

Bu noktada iktidarın Türkiye’nin güvenliğini korumaya yönelik attığı doğru adımların yanında durmak, hükümete koşulsuz destek vermek değil; Türkiye’nin yanında durmaktır.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun İsrail’e verdiği mesaj da bu açıdan son derece değerlidir.

“Kimse bu topraklara mesaj vermeye kalkışamaz” diyerek Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenliğine yönelik her türlü tehdide karşı açık bir milli duruş ortaya koydu.

İsrail’in tutumunun yalnızca Türkiye’ye değil, bütün bölgeye yönelik bir tehdit olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, milli çıkarlarımız ve bölgesel istikrar için kararlı, soğukkanlı ve net bir tutum gerektiğinin altını çizdi.

İşte ihtiyaç duyduğumuz anlayış tam da budur:

Türkiye söz konusuysa, önce Türkiye.

Ne iktidarın ne muhalefetin…

Önce devlet.

Önce millet.

Önce Türkiye.

Çünkü bugün Türkiye’yi savaşa sürüklemek isteyenler varsa, onların hesabı Türkiye’nin kendi içinde ayrışması ve bölünmesi üzerine kurulu olabilir. Buna fırsat verilmemelidir.

Türkiye güçlüdür.

Türkiye dikkatli olmalıdır.

Türkiye caydırıcı olmalıdır.

Ama en önemlisi, Türkiye kendi iradesiyle hareket etmelidir.

Çünkü bazı savaşlar sınırdan girmez…

İnsanları birbirine düşürerek başlar.

Türkiye, bu oyuna gelmeyecek kadar büyük bir devlettir.