Ortadoğu yanıyor… Türkiye yangından uzak durmayı başarıyor

Durak Karabulut

Durak Karabulut

Yazar
Tüm Yazıları

Dünya yeniden sert bir döneme giriyor.

Ortadoğu’da barış konuşuluyor ama silahlar susmuyor.
Ateşkes ilan ediliyor fakat bombalar durmuyor.
Diplomasi sürüyor, gerilim ise azalmıyor.

Tam da böylesi bir dönemde, Ortadoğu’da çatışmaları derinleştiren ve savaş politikalarıyla bölgeyi sürekli gerilim içinde tutan İsrail yönetiminden Türkiye’ye yönelik açıklamalar yapılması dikkat çekiyor.

Eleştiri olur. Devletler birbirini eleştirebilir.
Ancak savaşın yıkımı sürerken, insanların bombaların gölgesinde yaşadığı bir ortamda savaşa sebep olan bir ülkenin Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanına ve devlet makamına yönelik diplomatik nezaket sınırlarını aşan bir dil kullanması kabul edilebilir değildir.

Çünkü Cumhurbaşkanlığı makamı günlük siyasetin değil, devletin temsil makamıdır.

Türkiye’de insanlar farklı partilere oy verir, birbirini eleştirir, siyaset yapar.
Ancak dışarıdan gelen saygısızlık karşısında milletin refleksi değişmez.
Devlet söz konusu olduğunda siyaset geri çekilir.

Nitekim İsrail’in bölgedeki askeri saldırılarının yoğunlaştığı günlerde İsrailli bir bakanın Türkiye iç siyasetine müdahale edercesine attığı tivitin altına siyasi isimleri etiketlemesi diplomatik teamüllerle bağdaşmamaktadır. Bu tutum Türkiye’nin iç siyasi dengelerine mesaj verme girişimi olarak değerlendirilir.

Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun söz konusu etiketlemeye verdiği cevap da bu siyasi geleneğin önemli bir örneğini ortaya koymuştur.

Kılıçdaroğlu’nun açıklamasında ortaya koyduğu yaklaşım; devlet adamlığı sorumluluğunu, milli duruş çizgisini ve siyaset üstü hassasiyeti yansıtmaktadır.

Çünkü Türkiye siyasetinde kökleşmiş bir anlayış vardır: Mesele vatansa, gerisi teferruattır.

Farklı siyasi görüşlere sahip olsak da devletin itibarı ve milletin birliği söz konusu olduğunda ortak zeminde buluşmak demokratik rekabetin değil milli sorumluluğun gereğidir.

Ortadoğu’da yaşanan her kriz Türkiye’yi tartışmalar üzerinden zayıflatma girişimlerini de beraberinde getirir. Ancak bu millet, memleket söz konusu olduğunda yan yana durmayı bilir.

Bugün ihtiyaç duyulan daha fazla gerilim değil; sağduyudur.
Türkiye’nin gerçek gücü, farklı düşünen insanların aynı bayrağın altında buluşabilmesidir.

Ve bu ülke, zor zamanlarda Atatürk’ün izinden ayrılmadan birlikte durmayı her zaman başarmıştır.