Bir partiyi koltuklar değil, kodları ayakta tutar
Siyasette bazı yanlışların faturası hemen çıkmaz. Zaman geçer, seçilenlerin hizmet yürüyüşü başlar. Bu yolculuk sırasında yolundan dönenlerle hedefinden sapmadan devam edenler birbirinden ayrılır. Böylece bazı tercihlerin doğru, bazılarının ise yanlış olduğu zamanla ortaya çıkar.
CHP'de bugün yaşanan sorunların önemli bir tarafında, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun Genel Başkanlıktan ayrılmasının ardından yerel yönetimlerde yapılan yanlış belediye başkanı ve meclis üyesi tercihlerinin önemli bir payı olduğunu düşünüyorum.
Bugün belediyeler üzerinden CHP'ye yöneltilen eleştirilerin önemli bir bölümü de işte bu zemin üzerinden yürütülüyor.
Burada sorumluluğu Sayın Kılıçdaroğlu'nun göreve döndüğü döneme havale ederek kimsenin kurtulması mümkün değil. Sahada vatandaşlarla ve partililerle yaptığım görüşmelerde, bugün ortaya çıkan tablonun sorumluluğunun Özgür Özel ve ekibinin siyasi tercihlerinde aranması gerektiğini düşünenlerin çoğunlukta olduğunu görüyorum.
Fakat CHP açısından asıl önemli olan, bu tartışmanın içinde kaybolmak değil, yeniden kendi kodlarına dönmektir.
Bugün "arınma" deniliyorsa bunun sadece bir slogan olarak kalmaması gerekir.
Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun her sözünün bugün yeniden anlam kazanmasının nedeni de budur.
Siyaset zenginleşme aracı değildir. Siyaset, milletin emanetiyle yürütülen bir hizmet yoludur.
Bu anlayış; hakkı, hukuku ve adaleti gözetmeyi, kişisel hesaplardan uzak durmayı ve ülkenin geleceği için kendini adamayı gerektirir.
Sayın Kılıçdaroğlu'nun yıllardır ısrarla savunduğu dürüst siyaset anlayışının özü de burada yatıyor.
Bugün CHP'nin ihtiyacı yeni hesaplar değil, temiz siyaset, dürüstlük ve adalet üzerine yeniden ayağa kalkmaktır.
Çünkü partileri yalnızca seçimler yaşatmaz. Onları yaşatan, sahip çıktıkları dürüstlük ve ahlaki değerlerdir.