Tarım ilaçları bundan böyle reçetesiz satılmayacak
Yeni yayınlanan yönetmenliğe göre; Çiftçilerin satın alacakları tarım ilaçları, aynen insan sağlığı ilaçları gibi bu alanda yetkili kişiler tarafından reçetesi yazıldıktan sonra satın alınıp kullanılabilecek. Konuya ilişkin yönetmelik, pilot uygulama yapılan illerde (Ankara, Samsun, Kırklareli ve Mersin) 30 gün sonra, diğer yerlerde ise 1 Temmuz 2026'da yürürlüğe girecek.
Üreticiler tarafından satın alınan tarım ilaçları ve bitkisel ürün hasat bilgileri(miktar ve tarih) üretici kayıt defterlerine üreticiler tarafından manuel olarak kayıt edilecek. Daha sonra bu bilgiler B-Reçete Takip Sistemine de girilerek dijital ortamda da kayıtları yapılacak.
Mevcut uygulamada reçete, fiziki ortamda yazılı olarak düzenleniyordu. Yönetmelikle reçete, Bitki Koruma Ürünleri Elektronik Reçete Sistemi üzerinden ve Bakanlıkça belirlenen aktif maddeleri ihtiva eden bitki koruma ürünleri için düzenlenecek.
Yeni düzenlemede mesken olarak kullanılan bina altlarına zirai mücadele ilaçları ile ilgili toptancı ve depo açma izni verilmeyecek. Buralarda bulunan toptancı ve depo olarak kullanılan onaylı yerler, koşullarını 31 Aralık 2028'e kadar uygun hale getirecek.
Reçetesiz bitki koruma ürünü satan ve kayıt tutmayan bayilere, ilgili kanun gereği 5 bin lira idari para cezası uygulanacak. Reçete yazma yetkilileri kurallara uymazsa yazılı olarak uyarılacak, aynı yıl içinde tekrarı halinde bunların yetkileri iptal edilecek.
Daha önceki yönetmenlikte yasaklanan veya kullanımı sonlandırılan bitki koruma ürünlerinin satışının yapıldığının tespiti halinde bayi veya toptancı belgesi iptal ediliyordu. Artık bu tip ürünlerin bulundurulması halinde de yetki belgesi sonlandırılacak.
Tarım ilaçlarına reçete ile satış zorunluluğunun getirilecek olması gıda güvenliği insan ve çevre sağlığı açısından çok önemli ve gerekli bir uygulama. Bu düzenlemenin yapılmasında emeği geçenlere teşekkür ederiz.
Ülkemizde hektar başına kullanılan tarım ilacı miktarı Avrupa Ülkelerinde kullanılan ilaç miktarlarının (Japonya'da 10, Hollanda'da 7, İtalya'da 4,2, ülkemizde 2,4 kilogram) çok altında dünya ortalamasına yakın bir yerde. Toplam kullanılan ilaç miktarında ülke olarak sorunumuz yok. Sorun, kullandığımız ilaçları doğru zamanda, doğru dozda ve son ilaç uygulaması ile hasat arasındaki süreye dikkat etmeden kullanılmasından kaynaklanmaktadır. Son zamanlarda ülkemizden diğer ülkelere ihraç edilen ürünler çok sık aralıklarla insan sağlığı açısından zararlı bulunduğu için geri gönderilmektedir. Örneğin, Almanya Türkiye’den aldığı organik kuru incirlerde izin verilen limitin 6 katı Okratoksin A tespit edildiği için geri gönderdi. Türkiye’den Bulgaristan’a gönderilen narlarda, bulunmasına müsaade edilen miktarın 4 katı pestisit(tarım ilacı) tespit edildi. Bu olumsuz örnekleri daha da çoğaltabiliriz.
Yıllık hektar başına kullandığımız tarım ilacı ortalaması Avrupa Ülkelerinin ortalamasının çok altında olmasına rağmen neden ürünlerimizin bir kısmı sınır kapılarından geri gönderiliyor? Tarım ilaçlarının reçete ile satılması bu sorunu ortadan kaldıracak mı? Eğer çiftçilere tarım ilacı kullanımı ile ilgili süreçler (ürünün, hastalık ya da zararlının gelişim seviyesi, ilacın dozu, uygulama zamanı ve son ilaç uygulaması ile hasat arasındaki süre) iyi öğretilmez, benimsetilmez ve çiftçiler bu konularda bilinçlenmezlerse aynı problemler artarak devam edecektir. Bu yüzden, Tarım ve Orman Bakanlığı çalışan ve emekli olmuş personeline, üniversitelere, ulusal ve sosyal medyaya, belediyelere, kamu spotu reklamları üreticilerine çok büyük sorumluluk ve görevler düşmektedir.