Östrojen kremini yüze sürme trendi ne kadar doğru?
Son günlerde sosyal medyada menopoz sonrası cilt gençleştirme önerileri arasında dikkat çeken bir trend var: Vajinal kuruluk tedavisi için üretilen östrojen kremlerini yüze sürmek. Özellikle estriol içeren vajinal kremlerin kollajeni desteklediği, kırışıklıkları azalttığı, cildi dolgunlaştırdığı ve gençleştirdiği iddia ediliyor. Peki bu uygulamanın bilimsel temeli var mı?
Aslında östrojen ile cilt arasındaki ilişki uzun zamandır biliniyor. Menopozla birlikte azalan östrojen seviyeleri; ciltte kuruluk, incelme, elastikiyet kaybı ve kırışıklıklarda artışa yol açabiliyor. Araştırmalar, östrojenin kolajen üretimini desteklediğini ve cildin nem tutma kapasitesine katkıda bulunduğunu gösteriyor. Bazı klinik çalışmalarda topikal östrojen kullanımının cilt kalınlığını artırabildiği ve ince kırışıklıkların görünümünde iyileşme sağlayabildiği bildirilmiş. Bu nedenle son yıllarda özellikle longevity alanında ilgi ve bilginin artmasıyla, menopoz dönemindeki kadınlarda östrojenin cilt üzerindeki etkileri yeniden ilgi görmeye başlamıştır.
Ancak burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor. Vajinal östrojen kremleri yüz için geliştirilmiş ürünler değildir. Bu preparatlar vajina ve vulva dokusunun özelliklerine uygun olarak formüle edilir. Birisi mukoza yüzeyi, diğeri cilttir. Yüz derisinin yapısı, yağ dengesi, pH özellikleri ve emilim davranışı ise oldukça farklıdır. Basit bir örnekle duş jelinizi saçınızı yıkamak için kullanmanız nasıl uygun olmayacaksa, mukoza emilimi için tasarlanan ve dozlanan bir ürün, yüz gibi en önemli cilt alanı için kullanılmamalıdır.
Daha da önemlisi, vajinal kullanım için üretilen kremlerde yüz bakım ürünlerinde aranan birçok özellik bulunmayabilir. Bu ürünler genellikle komedojenik olup olmadıkları, akneye eğilimli ciltlerde gözenek tıkayıp tıkamadıkları, yüz cildinin pH dengesine uygunlukları veya uzun süreli kozmetik kullanımdaki güvenlikleri açısından test edilmezler. Çünkü üretim amaçları cilt bakımı değil, genital bölgedeki mukozanın tedavisidir. Etkin madde aynı olsa bile kremin taşıyıcı yapısı, koruyucu maddeleri ve yardımcı bileşenleri kullanım bölgesine göre seçilir. Bu nedenle vajinal kullanım için tasarlanmış bir ürünün yüz cildinde yağlanma, sivilcelenme, tahriş veya beklenmeyen reaksiyonlara yol açmayacağını söylemek mümkün değildir.
Üstelik östrojen tamamen zararsız bir madde değildir. Topikal kullanımda bile ciltte irritasyon, lekelenme, meme hassasiyeti ve belirli ölçüde sistemik emilim gibi etkiler teorik olarak ortaya çıkabilir. Özellikle meme, rahim veya yumurtalık kanseri öyküsü bulunan kadınların bu tür uygulamaları doktor önerisi olmadan denememeleri gerekir.
Peki dünyada yüz için ruhsatlandırılmış bir östrojen kremi var mı? İlginç şekilde, günümüzde FDA veya Avrupa İlaç Ajansı gibi büyük düzenleyici kuruluşlar tarafından doğrudan “yüz gençleştirme” amacıyla onaylanmış bir östrojen kremi bulunmamaktadır. Bazı ülkelerde dermatologlar tarafından hazırlanan özel formüller veya kişiye özel reçeteler kullanılabilse de bunlar yaygın kabul görmüş standart tedaviler değildir.
Sonuç olarak, östrojenin cilt üzerinde olumlu etkileri olabileceğine dair bilimsel veriler bulunmaktadır. Ancak bu bilgi, vajinal östrojen kremlerinin yüz kremi olarak kullanılmasını otomatik olarak doğru hale getirmez. Bir ilacın ciltte faydalı olabilecek bir etken madde içermesi, onun cilt bakım ürünü olduğu anlamına gelmez. Özellikle mukoza dokusu için geliştirilmiş preparatların sosyal medya önerileriyle yüze uygulanması yerine, etkinliği ve güvenliği yüz bölgesinde araştırılmış ürünlerin tercih edilmesi daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Cilt yaşlanmasıyla mücadelede güneşten korunma, retinoidler, antioksidanlar ve uygun nemlendiriciler, mezoterapi ve enerji bazlı cihaz uygulamaları gibi rejeneratif tedaviler hâlâ elimizdeki en güçlü bilimsel dayanağa sahip yöntemlerdir.