Kemik sağlığı için altın ipuçları

Doç. Dr. Zeynep Aslı Kaplan

Doç. Dr. Zeynep Aslı Kaplan

Kadın Doğum Uzmanı
Tüm Yazıları

Kemik ağrıları başlayana ya da kırık yaşayana kadar kemik sağlığı hep geri planda kalıyor. Oysa kemiklerimizin sağlamlığı öncelikle gençlik yıllarında ne kadar kuvvetlenip, yaşlılığa nasıl bir kalite ile geçildiği ile ilgilidir. Çocuklukta ve gençlikte yapılan “kemik yatırımı”, ileri yaşların en güçlü sigortasıdır. Kemikler canlı bir doku olduğu için sürekli bir yapım/yıkım dengesi vardır, bu denge gençlikte yapım lehine, yaşlılıkta ise yıkım lehine işler. Yine de hangi yaşta olursak olalım kemikleri korumak mümkündür.

Kemiğin temel minerali kalsiyumdur. Süt ürünleri başta olmak üzere susam, badem, brokoli ve yeşil yapraklı sebzeler iyi kaynaklardır. Ancak kalsiyumun fazla olması tek başına bir işe yaramaz; onu kemiğe yerleştiren anahtar D vitaminidir. Güneş ışığı bilindiği üzere D vitamini için en doğal kaynağımızdır. Günlük 15–20 dakika güneşlenme D vitamini üretimine katkı sağlar. Eksiklikte ise mutlaka hekim kontrolünde takviye gerekir.

Bir diğer önemli mineral magnezyumdur. Kemiğin yapısına katılır ve D vitamininin etkinliğini artırır. Kuruyemişler, tam tahıllar, avokado ve koyu yeşil sebzelerde bolca bulunur.

Kemik ana dokusunun güçlenmesinde K vitamini de önemli rol oynar. Özellikle brokoli, ıspanak, lahana gibi sebzeler bu vitaminden zengindir. D vitamini takviyelerinde K vitamini bulunması, fonksiyonel tıp yaklaşımında önemlidir çünkü K vitamini, kalsiyumun farklı dokularda, örneğin damar duvarında değil kemikte birikmesini sağlar.

Fosfor da kemik dokusunun yapı taşlarındandır. Et, süt ürünleri ve baklagillerle kolayca alınır. Ancak aşırı asitli içecek tüketimi fosfor-kalsiyum dengesini bozarak kemiklere zarar verebilir.

Beslenme kadar önemli bir diğer unsur harekettir. Kaslar kemiklere belirli noktalardan yapışarak vücudun hareketini koordine eder. Hareketle birlikte kemiklere ulaşan basınç kemiklerde yapım lehine denge sağlar. Yürüyüş, merdiven çıkma ve hafif ağırlık egzersizleri kemiğe güçlenmesi için sinyal gönderir. Hareketsiz yaşam kemik erimesinin en büyük hızlandırıcılarından biridir.

Özellikle kadınlarda menopoz sonrası kemik kaybı hızlanır. Düzenli kemik yoğunluğu ölçümleri erken önlem alma şansı sağlar. Bu konunun küresel bir sağlık sorunu olduğu World Health Organization tarafından da sıkça vurgulanmaktadır. Menopozda hormon replasman tedavisi, ileri yaş kemik kırıklarını önlemede önem taşır.

Sigara, aşırı kafein, yetersiz protein ve düzensiz beslenme kemiklerin en sevmediği alışkanlıklardır.

Unutmayalım: Kemik sağlığı yaşlılıkta başlamaz, gençlikte kazanılır. Bugün doğru beslenme ve hareketle yaptığınız her yatırım, gelecekte sizi kırıklardan ve bağımlılıktan korur. Kemiklerinize iyi bakın; çünkü sizi bir ömür taşıyacak olan onlar.