Cihan Fulser

Cihan Fulser

Fenerbahçe arsaVev son 16'ya uçtu! Sarıyer’de tarihi gece

Sarıyer Yusuf Ziya Öniş Stadı’nda Türk kadın futbolu adına tarihi bir akşam yaşandı. UEFA’nın bu sezon ilk kez düzenlediği Kadınlar Avrupa Kupası’nda Fenerbahçe arsaVev, Belarus temsilcisi Minsk’i 1-0 mağlup ederek adını Son 16 turuna yazdırdı. Macaristan’daki ilk maçta alınan 4-1’lik galibiyetin ardından gelen bu skorla sarı-lacivertliler, bu kulvarda Son 16 turuna yükselen ilk Türk takımı unvanını tarihe altın harflerle kazıdı.

Üstelik bu mücadelenin ayrı bir önemi daha vardı; Fenerbahçe Kadın Futbol Takımı, Avrupa arenasındaki yürüyüşünde ilk kez Türkiye sınırları içerisinde bir iç saha maçına çıktı. Bu maça şahitlik etmek için ben de tarihteki, pardon, tribündeki yerimi almıştım. Sarıyer’deki gece, bu yönüyle de Türk kadın futbolu açısından hakikaten tarihe geçen bir milat oldu.

Bu büyük başarının ardından gözler kura çekimindeydi. Son 16 turunun kura çekimi 2 Ekim’de Nyon kentinde gerçekleşti. UEFA Kadınlar Avrupa Kupası son 16 turunda Real Sociedad ile karşılaşacağız. Eşleşmenin ilk maçını 28-29 Ekim tarihlerinde deplasmanda, rövanş mücadelesini ise 10-11 Kasım tarihlerinde İstanbul’da oynayacağız.

Yazının Devamı

Yeni Sykes-Pıcot'un görünmeyen haritası: Türkiye’yi ve Türk dünyasını kuşatma harekâtı

Stratejik, Doktrinel ve Jeopolitik Araştırma Raporu

Türkiye'nin çevresinde kim, hangi taşları nereye koyuyor?

Ortadoğu yeniden şekilleniyor. Bu kez masada yalnızca sınırlar yok. Silah sistemleri var. Askerî üsler var. Enerji anlaşmaları var. Kredi ve yatırım var. Ticaret koridorları var. Diplomatik misyonlar var. Sınır güvenliği yapılanmaları var. Ve en önemlisi, bölgedeki farklı topluluklar üzerinden oluşturulan yeni siyasi dengeler var.

Yazının Devamı

Mansur Yavaş ve siyasetin yeni sınavı

Mansur Yavaş'ın CHP'den istifa ederek siyasi yoluna bağımsız devam edeceğini açıklaması, yalnızca bir belediye başkanının partisinden ayrılması olarak okunmamalıdır.

Çünkü Mansur Yavaş'ın siyasi hikâyesi, Türkiye'deki parti siyasetinin son otuz yılına yayılan daha büyük bir dönüşümün de hikâyesidir. Bugün gelinen noktayı anlayabilmek için biraz geriye gitmek gerekiyor.

Herkesin kabul etmesi gereken ilk gerçek şudur: Mansur Yavaş, sol tandanslı bir siyasi hayatın içinden gelmedi. Tam tersine, siyasi kimliğinin önemli bir bölümü Milliyetçi Hareket Partisi çizgisinde şekillendi.

Yazının Devamı

Türklerin adalet yürüyüşü

18 Eylül 1048: Pasinler'den Anadolu'ya, Anadolu'dan dünyaya

Tarih bazen bir savaşın meydanında yazılır; fakat bazı savaşların anlamı, kazanıldığı günün çok ötesine uzanır. 18 Eylül 1048 Pasinler Savaşı, Türk tarihinin işte böyle dönüm noktalarından biridir.

Pasinler; yalnızca Büyük Selçuklu Türkleri ile Doğu Roma İmparatorluğu arasında yaşanmış bir askerî mücadele değildir. Bu savaş, Türklerin Anadolu coğrafyasındaki siyasi ve askerî varlığının kalıcılaşması bakımından önemli bir eşiktir. Nitekim Türk tarihçiliğinde Pasinler adıyla, Batı kaynaklarında ise Kapetron Muharebesi olarak anılan bu mücadele, Türklerin Doğu Roma'ya karşı kazandığı ilk büyük zaferlerden biri olarak değerlendirilir.

Yazının Devamı

Türklerin adalet yürüyüşü! 18 Eylül 1048: Pasinler'den Anadolu'ya, Anadolu'dan dünyaya

Tarih bazen bir savaşın meydanında yazılır; fakat bazı savaşların anlamı, kazanıldığı günün çok ötesine uzanır. 18 Eylül 1048 Pasinler Savaşı, Türk tarihinin işte böyle dönüm noktalarından biridir.

Pasinler; yalnızca Büyük Selçuklu Türkleri ile Doğu Roma İmparatorluğu arasında yaşanmış bir askerî mücadele değildir. Bu savaş, Türklerin Anadolu coğrafyasındaki siyasi ve askerî varlığının kalıcılaşması bakımından önemli bir eşiktir. Nitekim Türk tarihçiliğinde Pasinler adıyla, Batı kaynaklarında ise Kapetron Muharebesi olarak anılan bu mücadele, Türklerin Doğu Roma'ya karşı kazandığı ilk büyük zaferlerden biri olarak değerlendirilir.

Pasinler'i anlamak için takvimi biraz geriye çevirmek gerekir; çünkü Pasinler, 1040 Dandanakan'da başlayan büyük yürüyüşün devamıdır.

Yazının Devamı

Merhaba Yeni Ankara

İnsanın büyüdüğü, sokaklarında ilk gençlik adımlarını attığı, fikrinin ve şuurunun şekillendiği şehre yıllar sonra kalemiyle dönmesi, çok hoştur.

Bugün Yeni Ankara sütunlarından sizlere ilk kez merhaba derken, aslında yabancısı olmadığım; her bir kilometre taşında gençliğimin, yaşanmışlıklarımın, heyecanlarımın ve hayallerimin izlerini taşıyan o kadim Başkent ruhuna yeniden merhaba diyorum.

Benim hikâyem 70’lerin başında Hamburg şehrinde, gurbetçi bir ailenin çocuğu olarak başladı. Çok küçük yaşlarda Türkiye'ye döndüm. Babaannemin ve halalarımın ellerinde büyüdüğüm o yıllar, hasretin ve göçmenliğin ne olduğunun fotoğrafı gibi.

Yazının Devamı