Yeni Ankara ailesi birlikte güçlü
Çok bilmişler, yemişler, sinmişler ve direnenler…
Ülkemizde uzun yıllardır süren sosyo-kültürel değişim ve dönüşüm süreci, aslında hepimizin çevresinde sıkça gördüğü dört temel insan tipini daha görünür kıldı. Her dönemin “çok bilmişleri” vardır; hayatı yüzeysel okur, bilgiyi derinlemesine anlamasa da yüksek bir özgüvenle sürekli konuşur, susmaz, dinlemez. Bir de “her durumda kendine pay çıkaranlar” vardır; krizleri fırsata çevirmekte mahir, toplumsal fayda yerine kişisel kazancını merkeze alanlar… Bazıları da “dokunmayan yılan bin yaşasın” anlayışıyla siner, kenara çekilir, olup biten karşısında ses çıkarmaz. Bir anlamda günü kurtarmanın, görünmez olmanın güvenli alanına sığınırlar.
Ve sonra… İşte tam da bugün bu masanın etrafında buluşmuş olanlar gibi, dördüncü bir grup vardır: "direnenler". Doğrudan, doğruluktan, adaletten vazgeçmeyenler. Ülkesinin geleceği için söz söylemekten, gerektiğinde eleştirmekten, gerektiğinde savunmaktan çekinmeyenler. Huzurlu bir yarın, onurlu bir duruş, daha güçlü bir toplum için gecesini gündüzüne katıp çalışanlar…
Ben bugün, yıllardır doğrulardan taviz vermeden mücadele eden YeniAnkara Gazetesi ekibinin bir yazarı olmanın gururunu yaşıyorum. Bu masada olmak, sıradan bir buluşma değil; aynı değerlerde birleşen insanların ortak bir ideali büyütme çabasıdır. Gazeteciliğin, yalnızca haber aktarmak değil, toplumun vicdanı olmak olduğuna inanan bir ekibin parçası olmak büyük bir onurdur.
YeniAnkara, magazin şemsiyesinin altına sığınmadan yürüyen az sayıda yayın organından biri… Haberlerini abartıya kaçmadan, olayları çarpıtmadan, hassasiyetle ve sorumluluk duygusuyla sunan bir gazete. Sağlıktan ekonomiye, siyasetten spora uzanan geniş bir yelpazede, alanında uzman kadrosuyla gerçek gazeteciliği, yani doğru haber, doğru bilgi, doğru duruş çizgisini sürdürüyor.
Bugün gazetecilik, belki de tarihin en zor dönemlerinden birini yaşıyor. Bilginin kirletildiği, hızın kalitenin önüne geçtiği, algının gerçeğin yerini aldığı bir çağdayız. Böyle bir dönemde, hakikatin peşinden koşmak, gerçeği bulmak ve topluma temiz bir bilgi akışı sağlamak cesaret ister. YeniAnkara’nın yaptığı tam olarak budur: Doğrulara direnmek. Yalanın kolaylığından değil, gerçeğin ağırlığından yana olmak…
Bu yüzden bu masada oturan herkes; gazeteciliğe inanan, kamu yararını önceleyen, kalemiyle sorumluluk taşıyan kişilerden oluşuyor. Bizler, toplumun sesi olmayı, gölgeye çekilenlerin göremediğini göstermeyi, duymayanların kulağı olmayı görev sayıyoruz.
Bugün, ülkemizin ihtiyaç duyduğu şey tam da budur:
Susmayanlar değil; doğruyu söyleyenler.
Kazananlar değil; hak edenler.
Sinenler değil; cesurca duranlar.
Ve her şeye rağmen direnenler…
Ben, bu yolun yolcusu olmaktan; YeniAnkara ailesiyle birlikte, okuyucularımıza hakkı, gerçeği, doğru bilgiye dayalı haberi ulaştırmaya devam etmekten büyük gurur duyuyorum. Çünkü biliyorum ki değişim, önce doğru duruştan başlar. Ve biz, o duruşu korumak için buradayız.