Yaz okulları ve kuraklık

Ali Murat Karabağ

Ali Murat Karabağ

Yazar
Tüm Yazıları

Bahar mevsimi bu yıl cömert davrandı. Yağmurlar yağdı, toprak nefes aldı, barajlar doldu. Uzun zamandır özlemini duyduğumuz bereketi yeniden hissettik. Ancak bu tablo, bize rehavet değil sorumluluk yüklemelidir.

Çünkü uzmanlar bu yazın oldukça sıcak geçeceğini söylüyor. Artan sıcaklıklar, azalan su kaynakları ve iklim değişikliğinin etkileri artık geleceğin değil, bugünün meselesidir. Barajların dolu olması, suyun sınırsız olduğu anlamına gelmez. Tam tersine, elimizdeki imkânları bilinçli kullanmamız gerektiğini hatırlatır.

Tam da bu nedenle yaz okulları yalnızca akademik eksikleri tamamlayan, çocukları oyalayan ya da yeni döneme hazırlayan kurumlar olmamalıdır. Yaz okulları; hayatı öğreten, çevre bilinci kazandıran ve sorumluluk duygusunu geliştiren eğitim merkezlerine dönüşmelidir.

Çocuklarımız suyun musluktan değil, doğadan geldiğini öğrenmelidir. Bir damla suyun toprağa, ağaca, hayvana ve insana hayat verdiğini yaşayarak görmelidir. Suyu israf etmemenin yalnızca ekonomik değil, vicdani bir sorumluluk olduğunu fark etmelidir.

Yaz okullarında her çocuk en az bir fidan dikmelidir. Kuruyan bir ağacın yerine yenisini kazandırmanın mutluluğunu yaşamalıdır. Mahallesini, okul bahçesini ya da oyun alanını temizleyerek çevreye sahip çıkmanın sadece belediyelerin değil, hepimizin görevi olduğunu öğrenmelidir.

Bir sınıfın "Su Elçileri", diğerinin "Doğa Koruyucuları", bir başka grubun ise "İklim Gönüllüleri" olması neden mümkün olmasın? Yaz boyunca su tasarrufu kampanyaları düzenleyen, geri dönüşüm çalışmaları yapan, çevresini temizleyen ve ağaç diken çocuklar yetiştirebilirsek, gelecek adına atılmış en değerli adımlardan birini atmış oluruz.

Unutmamalıyız ki çocuklar, anlatılanı değil yaşatılanı öğrenir. Bugün yaz okulunda musluğu gereksiz yere açık bırakmayan bir çocuk, yarın yaşadığı şehrin su kaynaklarını koruyan bilinçli bir yetişkin olacaktır. Bugün toprağa diktiği bir fidanın büyümesini izleyen çocuk, yarın doğaya zarar verecek kararlar karşısında sessiz kalmayacaktır.

Eğitim; yalnızca sınav başarısı kazandırmak değildir. Eğitim, yaşadığı dünyaya karşı sorumluluk hisseden insanlar yetiştirme sanatıdır.

Bu yaz okulları; yalnızca matematik çözülen, kitap okunan ya da spor yapılan yerler olmasın. Kuraklığa karşı mücadele edenlerin, suyun kıymetini bilenlerin, ağaç dikenlerin, çevresini temizleyenlerin ve yaşadığı dünyayı korumayı görev bilen çocukların yetiştiği eğitim yuvaları olsun.

Çünkü gelecekte bize en çok lazım olacak şey; yalnızca bilgili insanlar değil, yaşadığı gezegene karşı sorumluluk hisseden nesiller olacaktır.