Kendini koruyan çocuklar
Şimdilerde en çok konuştuğumuz konuların başında dijital zorbalık, psikolojik şiddet ve ekran bağımlılığı geliyor. Öyle ki çocuklarımızın sanal dünyada maruz kaldıkları tehlikelere odaklanırken, gerçek hayattaki fiziksel tehditlere karşı almamız gereken önlemleri adeta unuttuk.
Kıymetli okurlarım,
Biz, Karate Kid filmiyle büyüyen bir nesiliz. O filmden etkilenip karate ve tekvando salonlarının kapısını çalan binlerce çocuktan biriydik. Geçtiğimiz günlerde filmin yeni uyarlamasını izledim. Elbette ilk izlediğim günkü heyecanı yaşamadım. Ancak bana çok önemli bir gerçeği yeniden hatırlattı: Çocuklarımızı bireysel savunma sanatlarından ne kadar uzaklaştırdığımızı...
Bugün çocuklarımızın karşı karşıya kaldığı riskler ortada. Ahmet Minguzzi gibi hepimizin yüreğini yakan olaylar, okul çıkışlarında yaşanan şiddet görüntüleri, akran zorbalığı, sokak kavgaları ve kontrolsüz öfke... Bunların hiçbiri artık yalnızca haber bültenlerinde izlediğimiz münferit olaylar değil.
Tam da bu yüzden çocuklarımızı yalnızca akademik başarıya hazırlamak yetmez. Hayata da hazırlamak zorundayız.
Burada yanlış anlaşılmak istemem. Savunduğum şey çocukların kavga etmeyi öğrenmesi değildir. Tam tersine; gerçek savunma sanatları çocuklara önce kavga etmemeyi öğretir. Güç kullanmanın değil, gücü kontrol edebilmenin erdem olduğunu öğretir.
Karate, tekvando, judo ya da benzeri disiplinlerle tanışan bir çocuk önce saygıyı öğrenir. Sonra öz denetimi, sabrı, disiplini ve sorumluluğu... Rakibine değil, önce kendi öfkesine hâkim olmayı öğrenir. Gereksiz çatışmadan uzak durmayı, tehlikeyi fark etmeyi ve son çare olarak kendini koruyabilmeyi kavrar. Fiziksel kondisyon, sağlık, özgüven ve dayanıklılık ise bu eğitimin doğal kazanımlarıdır.
Ne yazık ki bugün çocuklarımızı yabancı dil kurslarına, etüt merkezlerine ve ekran başındaki dijital eğitimlere taşırken; bedenlerini, reflekslerini ve kendilerini koruma becerilerini geliştirecek alanları ikinci plana itiyoruz.
Oysa kendini koruyabilen çocuk; yalnızca güçlü çocuk değildir. Nerede duracağını bilen, riski önceden fark eden, soğukkanlı kalabilen ve gerektiğinde yardım istemeyi bilen çocuktur.
Çocuklarımızın geleceği için akademik başarı kadar güvenli bir yaşam da önemlidir. Belki de artık şu soruyu kendimize sormalıyız:
Çocuğumuz matematikte kaç net yaptığı kadar, kendini ne kadar koruyabildiğini de önemsiyor muyuz?
Çünkü bilgi hayatı güzelleştirir; ancak güvenlik hayatı korur.