Hızlı okumanın önemi

Ali Murat Karabağ

Ali Murat Karabağ

Yazar
Tüm Yazıları

Karşımdaki öğrencime bakıyorum. Gözleri satırlarda geziniyor ama zihni yetişmeye çalışıyor. “Öğretmenim, okuyorum ama yetişemiyorum” diyor. İşte hızlı okuma, tam bu noktada bir teknik olmaktan çıkıp bir hayat becerisine dönüşüyor.

Küçük yaşta kazanılan bu alışkanlık, çocuğun kelimelerle kurduğu bağı güçlendirir. Okuma hızlandıkça anlama derinleşir, anlama derinleştikçe merak büyür. Masallar hayal dünyasını genişletir, bilgi metinleri düşünmeyi keskinleştirir. Daha çok metinle karşılaşan çocuk, daha çok bakış açısı tanır; bir şairin dizelerinde duyguyu, bir tarihçinin satırlarında geçmişi, bir bilim insanının cümlelerinde geleceği keşfeder. Böylece kültür, ezberlenen bilgilerden çıkıp yaşanan bir deneyime dönüşür.

Sınavlarda ise hızlı okuma yalnızca zaman kazandırmaz, sorunun özünü yakalamayı öğretir. Metni doğru ve seri okuyabilen öğrenci, ayrıntılarda kaybolmaz; panik yerine kontrol duygusuyla hareket eder. Bu alışkanlık, çocuğun günlük yaşamında da kendini gösterir; bir tabelayı okurken, bir yönergeyi takip ederken ya da bir hikâyeyi arkadaşlarına anlatırken daha özgüvenli olur.

Ve belki de en önemlisi şudur: Hızlı okuma, sadece sayfaları değil, hayatı da daha genişten görmektir.