Dünya kupasının gölgesine dikkat!
Dünya Kupası'nın heyecanı ekranları süslerken, milyonlarca öğrenci karne heyecanı yaşarken ve öğretmenler uzun bir eğitim yılının yorgunluğunu omuzlarından atmaya hazırlanırken; eğitimin çözüm bekleyen sorunları da sessizce yeni eğitim yılına devrediliyor. Korkum aşağıda yazacaklarımın Dünya Kupası gölgesinde unutulup gitmesi.
Sevgili okurlarım, heyecan dorukta, maçlardan dolayı değil eğitim öğretim yılı bitmek üzere olduğu için. Kimi öğrenci karnesindeki notların sevincini yaşayacak, kimi gelecek yılın planlarını yapacak.
Öğretmenler ise bir yıl boyunca omuzladıkları sorumluluğun ardından kısa bir nefes alma fırsatı bulacak. Ancak eğitim dünyasının gündemindeki sorunlar ne yazık ki tatil zilinin çalmasıyla ortadan kalkmıyor.
Öğretmene şiddet haberleri hâlâ gündemimizde. Akran zorbalığı okul koridorlarından dijital platformlara taşınmış durumda. Çocuklarımız ekranların karşısında büyürken dijital tehlikeler her geçen gün çeşitleniyor. Öğretmenler özlük haklarını konuşmaya devam ediyor, özel kurumlarda görev yapan meslektaşlarımız ise hâlâ çalışma koşullarında adalet arıyor.
Bunlara; fırsat eşitsizliği, öğrencilerin artan kaygı ve psikolojik sorunları, okul güvenliği, öğretmen atamalarındaki belirsizlikler, yapay zekâ çağında eğitim sistemimizin hazırlık düzeyi ve ticari kaygılar arasında yönünü bulmaya çalışan eğitim kurumlarının sorunları da ekleniyor.
Bir eğitim yılı kapanıyor olabilir. Ancak çözüm bekleyen sorunların dosyası kapanmıyor. Çünkü eğitim, tatil ziliyle ara veren değil; geleceği şekillendiren bir mesele olmaya devam ediyor.
Bugün ekranlarda Dünya Kupası konuşulacak. Maçlar analiz edilecek, skorlar tartışılacak, kupayı kaldıran takım günlerce manşetlerde kalacak. Oysa asıl üzerinde durmamız gereken soru şudur: Geleceğin Türkiye'sini hangi eğitim anlayışıyla inşa edeceğiz?
Çünkü bir ülkenin gücü yalnızca sahadaki başarısıyla ölçülmez. Bilimde, sanatta, teknolojide, üretimde ve toplumsal gelişimde elde edeceği başarıların temeli eğitimdir. Dünya Kupası'nın heyecanı birkaç hafta sürer; eğitimin etkisi ise nesiller boyunca devam eder.
Bu nedenle eğitimin kronikleşen sorunlarını yeni eğitim yılına ertelemek yerine bugün konuşmak, çözüm üretmek ve kararlılıkla adım atmak zorundayız. Dünya Kupası elbette heyecan verecektir. Ancak çocuklarımızın geleceği, öğretmenlerimizin itibarı ve eğitim sistemimizin niteliği hiçbir gündemin gölgesinde kalmamalıdır.
Çünkü kupalar bir gün vitrinlere kaldırılır. Fakat eğitimde kaybedilen yılların telafisi yoktur.