‘Yeni bir döneme giriyoruz’ hatırlatması
Baş döndüren emniyet harekatları ve adliye haberleri, haber bültenleri ve sosyal medyada, genişleyerek yer kaplıyor. Dokunulmazlara dokunulmaya başlandığına şahitlik ediyoruz.
Başlandı, başındayız henüz.
1 Ekim 2024 Meclis açılışında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, DEM Parti dahil tüm muhalefet partileriyle tokalaşıyor, basına “Yeni bir döneme giriyoruz” diyordu.
Bu, DEM Parti’yle sınırlı tutarak algılandı büyük ihtimal, “Yeni dönemde neler olacak?” diye arkası deşilmedi derinleştirerek.
O GÜN DE DEMİŞTİK
Biz de 4 gün sonra 5 Ekim 2024’te bu köşeden “..Devlet’ işiyle siyasi parti işini ayıramayanların bu ayrımı dikkatle okuma zamanı ‘yeni dönem’. Ulusal çıkarlar ile parti siyasetlerini, aynı havanda dövme devri değil.. Bu süreci okuyamayanlar, magazinleştirenler, bilerek ya da bilmeyerek karşı duranlar, köstek olanlar, beklenmedik ifşa ya da tasfiye hamlelerine hiç şaşırmasınlar..” demiştik.
29 Ekim’de ‘Cumhuriyet’in Yeni Yüzyılında Yeni Dönem’, 5 Kasım’da Bahçeli’nin çıkışının rüzgardan hortuma dönüşeceğini öngörerek “..Hızı ve şiddetini kestiremeyenler, içinde kaybolup gidecekler. İçine çekildiğinin farkında değiller.. ipinin ucu dışarıda kurumları, dernekleri, kişileri ve tarikatları da içine çekip, belirsizliğe savuracak..” da demiştik.
YENİ DÖNEMLE BAŞLAYAN SÜREÇ
Yeni dönem, başka ülkelerde eğitilip başımıza bela suç unsuruna dönüşen güzellik merkezi sahipleriyle başlamış, kökü dışarıda uyuşturucu, bahis, organize dolandırıcılık, kendinden menkul mafyacılar ve dış istihbarat örgütlerinin kendi elemanları, kullanışlı aptalları ile devlet ve toplum işleyişine engel maşaların davalarıyla açılış yapmıştı.
FETÖ-PKK gibi azı dişleri, her devletin çekebileceği dişler değildir.
Siyasi, iş insanı, köklü şirket ya da özel-resmi kurum, tarikat, bürokrat, akademisyen, hukukçu, medya-sosyal medya mensubu, ünlü-ünsüz, güçlü-güçsüz fark etmeyecek, devletin çıktığı yolda ayağına dolananlar, çalıştırılan yeni çarkın dişlilerinde zamana yayarak artık öğütülecekti.
İşte bu takibi zorlaşan harekat ve adliye haberleri, henüz başlangıç. Temizliğin yolu uzun.
Dış siyaset, diplomasi ve harekatlara hiç girmeyelim ancak aynı anlayış ve işleyişin orada da geçerli olduğunu, memleket çıkarına sonuçlar almak için etkin girişimler yapıldığını şimdilik bilelim yeter.
İDEOLOJİSİZLİK
11 Eylül 2001’de İkiz Kuleler’le birlikte küresel ekonomik sistem ve payandası ideolojiler çöktü. Küresel çapta ideolojisiz kalan siyasetin tek ölçüsü, ‘para’ya indirgendi. Devlet çeşmesinin başına oturup küp doldurmaya, ‘siyaset’ deniyordu artık.
İdeolojiksizliğin en iyi örneklerinden biri, 6-7’li Masa’dır Türkiye’de. Tamamen karşıt görüşlerin bir masa etrafında toplanabildiğini gördük. İktidar olsa kimim görüşüne göre idare edilecekti ülke, kimse sormadı.
Yeni dünya düzeni kurulana kadar, her ülke kendi bacağından asılacak, kendi savaşını verecek, kendi bedelini ödeyecek.
HAYRA GEBE TÜRKİYE
Türkiye, bu dünyaya bir hazırlık yapmıştı ve uygulamaya başladı. Tekrar edelim; başladı, başındayız henüz!
İç ve dış temizlik gündemleri baş döndürücü olabilir ama ‘yeni dünya’ çok hızlı yaklaşıyor ve bu treni kaçıranın binlerce yılına mal olacak bir seferdir bu küresel dönüşüm.
‘Yeni bir dönem’, bu treni yakalama sürecidir Türkiye’nin.
Siyasetin sığlığında hırpalamayın kendinizi ve toplumsal akışın ‘yeni dönemden’ itibaren olumsuz gelişmelerinde savrulmayın. Hazırlıklı olun, ezberinizi yıkacak, tutunduğunuz çürük dalları elinizde bırakacak dahası var.
Bu şer zincirini kırarak, bir güç ve hayır doğurmaya gebe Türk Devleti.