Para bolluğu içinde küresel çöküş

Ali İnandım

Ali İnandım

Yazar
Tüm Yazıları

Dünya para bolluğu içinde yüzerken niye küresel bir ekonomik çöküş yaşanıyor? Sömürgeci ABD-İngiltere’li Avrupa’yı bile paçasından aşağı çeke çeke?

Haddimizi aşarak ekonomik yorum yapacak değiliz. Derdimiz, cehaletimizin yüzümüze vurulması pahasına, merdaneli çamaşır makinesinde savrulan dünyanın ekonomik çöküşünü anlamaya çalışmak.

Kovid-19 salgınından önce fakir zaten fakirdi; ancak sonrasında dünya çapında orta sınıfı yutan bir ekonomik çöküş yaşadık. Bu sırada zenginin zenginliği hipersonik füze hızında uçuşa geçerken, velakin gel gör ki onların zenginliği de garanti sayılamaz; temelleri çökmüş ekonomik sistemin güvensizliğinde.

BİZİ DE KENDİNİ DE KANDIRDI SİSTEM

Dünya ekonomisi, ABD dolarını ortak para birimi kabul ediyor, varlıklarını onunla ölçüyordu. Oysa altın gibi maddi karşılığı kaldırıldığı için kafasına göre karşılıksız dolar basabiliyordu ABD.

Bu kafasına göre para basmaya, finans sisteminin hayali fonları, kâğıtları ve kredileri eklendi; ayrıca bir karşılıksız para basma yöntemi icat ettiler yani. Kâğıt üzerinde ama somut olmayan bu değerleri, dijital teknolojiyle daha hızlı ve kolay pazarlayarak ipin ucunu kaçırdılar.

Parayı merkez bankaları basar ama bu hayali para üretme yöntemleriyle bankalar ya da finans kuruluşları da kasalarında karşılığı olmayan para basmış oluyorlardı. Algı satarak para üretiyorlardı.

Şişti de şişti balon.

Gerçek değerinde geri ödenmesi mümkün olmayan parasal boyutlara ulaştı algı pazarlamaları. Bizi kandırırken kendini de kandırmış oldu sistem.

Köpüğü saklayacaksın ki değersizliği de saklayasın.

OLGU YERİNE ALGI SATILIYOR

Neoliberalizmin acımasız ve adaletsiz yükünü üzerimize yıkıyor, yıkarken sözde dijital ya da kripto parayla yeni sisteme geçiş bahanesine sığınarak savaşlar, çatışmalar, salgınlarla çeşme başını yine kendileri tutmak üzere düzen değişimini yenilik diye pompalayarak önümüze koyuyorlardı.

Sanayi Devrimi’nde “olgu” vardı, yani paranın karşılığı bir ürün. Dijital Devrim’de ise “algı” satıyordu bizim “sikkeciler” dediğimiz finansçılarla dijital tekeller; somut ve karşılığı olmayan sanal ürünleriyle.

Toprakçılar” tabir ettiğimiz tarım, petrol, silah sanayisinin zenginleri, bu havadan para kazanma yöntemini kıskandı, mücadeleye giriştiler.

KOVİD-19 KAPATMASI PARA AKTARMA OPERASYONUYDU

Kovid-19 salgınıyla tüm dünyayı kapatma becerisini kullanabilen sikkeciler, kasada bekleyen şişmiş balon paralarını bu arada banka ve finans kurumlarına akıttılar. Kasadaki para, gerçek üretim firmalarına aksa “hiperenflasyon” olacaktı.

Milyar ve trilyon dolarlık derebeylerinin milyar ve trilyon dolarları, hiperenflasyonda eriyecekti.

Sadık hizmetkârları küresel orta sınıfı kurban etme pahasına, bu balon şişkinliğin bedelini devletler ve omurgaları orta sınıfa ödetmekten çekinmediler. Hem cebindeki paranın değerini hem siyasi ve toplumsal baskı güçlerini korumuş oldular.

Para, aynı cepler ya da finans kuruluşlarında toplanırken “hiperenflasyon”la ceplerindekinin değeri düşmesin diye piyasaya sürülmüyordu. Kripto ve dijital para sistemine, ceplerindekinin değerini koruyarak girmiş olacaklardı.

ÇÖKÜŞ BÖYLE OLABİLİRDİ ZATEN

Varlık içinde yokluğu, işte bu algı tüccarı sikkeci finansçılar ve dijital tekeller yüzünden yaşıyoruz. Toprakçıların onlarla mücadelesi de yine topluma faydası olmayan, kendi çıkarlarına yarayacak tasarruflarıdır.

Para bolluğu içinde küresel çöküş, böyle olabilirdi zaten. Savaş, çatışma ve salgınlar, bu niyeti örtecek paravanlar olarak çekiliyordu önümüze.

Haddimiz olmayarak sorguladığımız küresel ekonomik sistemi, varlık içindeki yokluğu, küresel mantıksızlık ve insanlığı kurban eden ekonomik düzeni anlamaya ihtiyacımız var. Doğrusuyla düzeltilecekse eğer, cehaletimizin yüzümüze vurulmasına hiçbir itirazımız yoktur.