Niyeti beyan edilmeyen NATO 3.0

Ali İnandım

Ali İnandım

Yazar
Tüm Yazıları

Toplantının ‘tarihi’, NATO 3.0’ın başlangıcı olacağını söylemişti Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan. Ancak Toplantı Sonuç Bildirgesi, bu iddiayı dolduran kararları yansıtmıyordusatırlarında. Yavan bildirgenin tarihiliğini, zorlama çıkarımlarla vurgulamaya çalıştı yorumcular ama hep tıkandı, öteye geçemediler.

Tarihi olan neydi, hangi köklü değişiklikler için hangi kararlar alınmıştı da herkes mutlu mesut evlerine dağılmıştı?

Elde olan; ABD’nin cebine girecek savunma bütçelerinin arttırılması, kör dövüşünün devamı için Ukrayna’ya kesenin ağzının açılması. Gerisi yuvarlak laflarla doldurulmuş bir bildirge.

BİRİLERİNİN BİLMEDİĞİ NİYET

Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un 2019 yılında ‘beyin ölümü’nün gerçekleştiğini söylediği NATO’nun 36.⁠ Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’ni tarihi yapacak olan şey neydi, neyin başlangıcı olacaktı NATO 3.0? Bildirge söylemedi bize.

Avrupa’nın sus pus katıldığı, her söyleneni kabullendiği toplantının derin, itiraz edilemez bir niyeti olmalı tarihi olabilmesi için. Birilerinin bildiği, birilerinin bilmediği bir niyet miydi ki anlamaya çalıştılar? Ya da bilip de susmak zorunda kaldığı; örneğin İsrail’in bilmemesi gerektiği gibi.

Örneğin ABD, Türkiye biliyor, Rusya ve Çin de biliyor diyelim.

2030’a kadar beklenen muhtemel bir küresel çatışma için son derece hazırlıksız Avrupa’yı, güvenliği ve ekonomisi açısından çaresiz bırakan koşullar boyun eğmek zorunda bırakmış olabilir. NATO ya da başka küresel kurumların, kumanda odasında değiller artık, bunu anladılar. Uzun süre de olamayacaklar.

ÜVEY EVLADIN ELİNE BAKIYORLAR

Hakan Fidan, NATO’nun geleneksel ölçütlerde kaldığını, yenilenmesi, dönüşmesi ve yeni işbirliği yöntemlerine uyumlu hale gelmesi gerektiğini söylemiş, “.. daha tutarlı, daha yetenekli, daha dayanıklı bir ittifak..” demişti.

Batının güvenliği için kurulmuş NATO’nun üvey evladı, gladyosuyla 70 yıldır çelmelenip burnundan getirilmiş, hiç desteğini görmediği üyesi olarak niye beyni ölmüş NATO’yu görkemli bir toplantıyla canlandırma gayretine girmişti acaba Türkiye?

Avrupa, İngiltere ve ABD teşvikiyle Ukrayna bataklığında saplandı, ABD, İsrail’in zorlamasıyla Orta Doğu’ya. Çıkamıyor, debelendikçe batıyorlar. Oralarda oyalanırken küresel dönüşümün, yeniden oluşan güç dengelerinin dışında kalıyor, küresel gelişmelere ayak uyduramıyorlar. Debelenmeleri de çok masraflı bir debelenme.

Yeni NATO, en azından bataklıkta tutunabilecekleri bir dal olacak. Hızlı çöküşleri, sadece kendilerine zarar değil, küresel ekonomi ve siyasetin de hızlı çöküşü demektir. Dağıttıkları düzenin kurbanı olmak üzereler, hele de İsrail’in arkasına doludizgin takıldıktan sonra.

Türkiye, kaybettikleri kontrolü dizginlemek üzere kumanda odasına davet ediliyor. Rusya ve Çin gibi daha birçok büyüklü küçüklü ülkelerin de desteğiyle. Türkiye de en azından kendi bölgesel güvenliğini sağlamış olacak.

HAYALİ DOĞU-BATI SINIRI

Irak ve Suriye’ye benzemiyormuş, bölgeye saplandı, İran’da battı ABD. Çıkmaya can atıyor. Çin emin adımlarla gelirken zaman, askeri güç ve itibar kaybediyor hızla. Ortadoğu’yu emin ellere bırakarak kurtulması, Çin’i karşılaması gerekiyor.

İngiltere ve Avrupa savaş taciri derebeylerinin isteğiyle Rusya’nın gölgesiyle kavga ededursun, bu arada hep cepten yiyor. Ne kazanacakları da belli değil sonunda.

Kuzey Avrupa’da Baltık Denizi’nden Ege Denizi’ne, Türkiye’yi dışarıda bırakacak biçimde dikine bir çizgi ile sınır çekmişti Batı. Gerisi, dışarıdakilerdi. Batı, bir kez daha Doğu’dan ayrışıyordu.

Türkiye’ye pervasız haksızlıklar, uluslararası kural ve anlaşmaları çiğnemeler, bu hayali sınır nedeniyle azmıştı. Meğer sınır hayalmiş, İsrail-ABD-İran savaşında silindi!

HASTA AVRUPA

Batı güvenlik örgütünün, kumandasını vermek zorunda kalıyorlar şimdi. Güç çiziyor sınırları ve yeni güç odakları oluşmaya devam ediyor. Ortadoğu ve kibirli Avrupa’nın güç merkezi, geleceği önce görüp gereğini yapan Türkiye oluyor.

İki liderin sesi çıktı NATO toplantısında; ABD Başkanı ve Türkiye Cumhurbaşkanı. Sonuç Bildirgesi’nde olmayan niyet, fiziksel olarak gayet açıktı.

Yeni dünya için siyasi, askeri ve ekonomik, bölgesel ve küresel önlemlerini alıyordu Türkiye.Almaya da devam ediyor. Eskisi gibi tek kutuplu merkezlere bağımlı, seçeneksiz değil. NATO kumandası, Türkiye’nin bir önceliği değildi ama hastayı doktora teslim ettiler.