Masrafsız işbirlikçi kullanımı
30 Ağustos’larda kazandıklarımızı, bu kemirgenlere yediriyorduk. Uçaktan atılıp her yana yayılan genetiği değiştirilmiş kemirgen böceklere. Ama bunları attırana bakacaksın.
Bu ülkenin başka ülkelerin hayrına gayretle çalışan işbirlikçilere tahammülü, taş çatlatır.
Dedesini, babasını alsan, çocuğu, torunu devam ediyor. Onları kullananlar, işbirlikçiliğin devamı için, sonraki nesillere sahip çıkmaya devam ediyor. Dededen, babadan kalma hacıyatmaz işbirlikçi çocuk ve torunlar, her koşul, siyaset ve toplumsal yapı içinde, itibarla varlığını sürdürebiliyor.
Devletin, işbirlikçiliği caydıramayan, işbirlikçiyi korkutamayan bir eksiği olmalı.
Birinin torunu, İngiltere Başbakanı bile oldu. Her yerdeler, itibarlılar ve hiç ekmeksiz kalmıyor hatta ekmek peşine düşmek zorunda bile kalmıyorlar.
Masrafları, bu ülke ekonomisinden ödeniyor, ödetiliyor, sahibinin değil, bu ülkenin cebinden karşılanıyor.
Meclis’te maaş verdiklerimiz de çoktur.
KULLANIŞLI APTALLAR
Bunların bir kısmı bilinçli, bir kısmıysa -istihbarat tabiriyle- kullanışlı aptallardır.Yönetildikleri, sinyal veren yerli merkez örgütleri vardır. Sahibi bile bu kalabalık işbirlikçi ordusuyla uğraşmaz.
Tekil şahıslardan ayrı dün başkalarıydı bugün FETÖ, PKK, DEAŞ ve bunun gibiler…
Bu ekonominin parasıyla beslenir, kanlanır, gelirlerini, hem de sana karşı kullanmak üzere,sahiplerinin ülkesinde biriktirirler. Üretimsiz kazancı, üstelik bir de ülkenin ekonomisinden çıkarırlar.
Süleymancılar, Almanya’ya taşırken yakalandı. Milyonlarca insan, inancına hizmet ediyor sanırken Alman ya da ABD ekonomisini beslediğinden habersizdi. Almanya demekse zaten ABD-İsrail demekti.
KİMİN VARLIĞINI HAK GÖRÜYORSUNUZ?
Menzilciler oturmuş, mal paylaşımı, vasiyet kavgası yapıyor. Kimin parasını, varlığını paylaşıyorsunuz birader, hayır için mi toplandı, kişilere mi o varlıklar? Bir de mahkemeye falan gidiyorlar kişisel hakmış gibi.
Sen de “İhracat yapayım da gelir getireyim” diye çırpın.
Bunlar gibi üretenin emeğiyle kazanılanı, bir kalemde dışarı kaçırabilen, iş camiası üyesi görünen öbekler de var ülkemizde.
Şeytan, parayı tanrılaştırdı, para, insanlık belirtisi şerefin silgisi oldu.
İÇERİDEKİ TEMİZLİĞİ YORUMLAYAMIYORLAR
1923’le 1938 arasında aksayan işbirlikçiler düzeni, son 40 yıldır zirvesine ulaştı.
Dedelerin, babaların genetiği bozulmuş çocuk ve torunları, devletten korkmuyor, kafa tutuyor,ifşa edilse de işbirlikçi kılıcını sallamaktan çekinmiyorlar.
Arkalarının boşaldığı, sahiplerinin içerideki kudretini yitirdiğinin farkında değiller.Hacıyatmazlıklarından kalan alışkanlıkla coştukça coşarak devam ediyorlar.
Devletin tahammül sınırının hayliyle aşıldığını, idrak edemiyorlar.
Bugün siyasetten, medyaya, akademiye, mafyaya, dolandırıcılığa ya da ticarete hatta hukukakarşı yapılan kararlı temizliği, yorumlayamıyorlar.
DİĞER TABİRİ İHANETTİR
Kökü dışarıda olmasa da toplum işleyişindeki her istismar, milli kazancın kemirilmesidir.
Sınır, çok aşılmıştı.
İşbirlikçiliğin diğer tabiri ihanettir.
Dededen babaya, babadan oğula, oğuldan toruna, bu kadar kolay devredilmemeli bayrak. Bu kadar cesur olamamalı hainliği geçim kapısı yapan.
Tarihimizde olduğu gibi, en ağır karşılığı bulmalıydı.
Kör cesaretle anlayamıyorlar ama biz, o eşikteyiz.