Kripto ve kullanışlı aptal virüsleri
Uzun zamandır dünyanın en dinamik ülkesi Türkiye’dir desek, abartısı az köpüklü olur. Büyüklü küçüklü, orta ölçekli, olumlu-olumsuz hızlı gelişmeler, sadece içeride değil, bölgemiz ve uluslararası düzeyde, uyanık kalmaya zorluyor memleketi.
Kendi hastalığını iyileştirmeye çalışırken dünya hastalandı.
Yerel ve küresel virüsler ve dahi onları üreten virüs laboratuvarı ülkelerle 2007’den bu yana daha yoğun mücadele ediyor bünye.
Daha önce başlamıştı ama 2007 Genel Seçimleri ile 15 Temmuz 2016 arası en ateşli dönemiydi hastalığın. Antikorları güçlüymüş, içeride mücadelesini verdi, tam iyileşemese de ölümden döndü ülke.
BİLİNÇLİ BİLİNÇSİZ YOLA BAŞ KOYANLAR
‘Kripto’, Türk Dil Kurumunun tarifiyle ‘gizli yazı’ demek. İnsan için kullanılanı ‘siyasi inancını gizleyen kimse’ olarak tanımlamış. Günümüz dünyasında, ‘niyetini gizleyen kimse’ olarak genişletebiliriz bu tanımı.
‘Kullanışlı aptal’ ise daha çok istihbarat ve siyaset alanında kullanılan bir terimdir. Vikipedi, “.. Bir davanın amaçlarını tam olarak kavramadan davanın propagandasını yapıyor olarak algılanan ve davanın liderleri tarafından alaycı bir şekilde kullanılan kişiyi belirten aşağılayıcı bir terim..” olarak tanımlamış tabiri.
Bunların bir bilinçli kendini kullandıranları var, bir de neye hizmet ettiğinden habersiz elinde bayrak, kılıç önde koşturanları. Sonuçta iki türü de kullanıldıkları amaca hizmet için yoluna baş koymuştur.
Rusya’da Sovyetler Birliği, komünizmin ve Komünist Parti’nin kurucusu ve ilk lideri Vladimir İlyiç Ulyanov yani Lenin’e atfedilmiş bir tanımdır ‘kullanışlı aptal’ ama belgesi yoktur ona ait olduğuna dair.
O da mı kriptoydu acaba? Sovyetler Birliği yıkılırken ilk iş onun da heykelleri yıkılmış, düşünceleri buhar olmuştu. O günden beri Moskova’nın Kızıl Meydanı’nda, naaşıyla kapitalizmin turizme hizmet ediyor 35 yıldır.
UMMADIĞIMIZ BAŞ YARAN TAŞLAR
Sadece siyaset ve istihbarat değil, her kurumun, her mesleğin içindedir kriptolar. Türkiye, nemalandıkları cennet bahçesiydi bunlara. Hala devlet ve sivil kurumların en mahrem yerlerinde, her yerdeler.
Kişilerden hariç, bilinen FETÖ, PKK, DAEŞ ya da DHKPC gibi örgütler değildir en etkin olanlar, iş camiasından cemaatlere, sivil toplum örgütleri, akademiye, adalete kadar ummadığınız taşlar baş yarar.
En çok İngiltere, ABD, İsrail gibi ülkeler sever ‘kullanışlı aptal’ tabirini. Önce de onlar alay eder hizmetkarlarıyla.
MEDYAYI DÜZENLEYEN EL
Haber sitemizin yazarı Tamer Korkmaz, bunların medya sayfasını da aralayan iki yazı yazdı. Biri medya kriptolarına, diğeri Gladio ile bunların işbirliğine önsöz niteliğinde iki yazı.
Adam sandığımız daha ne kadar çok adam ‘korkuluk’ çıkacak ama Korkmaz’ın yazılarında, yandaşı muhalefetiyle bir elin medyayı düzenleyişi, hayati tespittir.
Devlet ya da hükümet yandaşı görünümünde kripto ve kullanışlı aptallar ile onların muhalif kılıklılarını, o yerlere uygun görüp yerleştiren bir el varmış. Hem iktidar yandaşı hem muhalefeti kontrol eden.
Kırılası bir el de bu görevlendirme gücü ve etkisine hala sahip olabilen o elin parmaklarıdır.
Biri yandaşı diğeri muhalifi uyuşturan medya hakimiyeti, devlete rağmen kripto düzenin işlerini aksamadan yürütebildiğini gösterir.
APTALLARIN 100 METRE YARIŞI
12 Eylül 1980’den beri piyasada yerinden kımıldamayan, her iktidar ve muhalefette varlığını koruyan, hapislerden geçse de yine başköşeye kurulan, ihaneti tescilliyken Türk milletine ısrarla kakalanan 9 canlı çok tanıdık medya meşhurlarını, bir hafızadan geçirin.
Onların bin beter, ölçüsü, ilkesi, değeri olmayan kullanışlı aptal çırakları aldı bayrağı. Ustalarının kulaklarını, geyik boynuzu mesafesiyle aştılar. Kullanışlı aptallığın 100 metresinde yarışıyorlar.
Kriptosu da aptalı da bu ülkenin bünyesini hasta etmeye mümkünse öldürmeye üretilmiş sinsi virüslerdir. Biri bağışıklığın en zayıf zamanını bekler, diğeri zayıf bırakmak üzere hep saldırır.
Tamer Korkmaz, bu üretilmiş yapay mRNA virüslerinin genetiği bozan aklı, failleri ve uygulamasına tutuyor büyütecini. Yakına geldikçe hastalığımızın kaynağı kripto ve kullanışlı bu aptal virüsler, ifşa olacaktır.
Bu ülkenin doğasında olmayan virüs ve hastalıklar ile onları yayanları artık biliyoruz, gereğini de acilen yapacağız tabii ki.