Kıbrıs’ta suça sürüklenen çocuklar
Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Kıbrıs’ın suça sürüklenen çocuklarıdır. Devlet olma rüştünü, tüm kayırma ve torpillere rağmen ispatlayamamış ergenler.
İngiltere, ABD, usulsüz uygulama ve kollamalarıyla Avrupa Birliği ve tabii ki İsrail bu çocukları suça sürükler, ders almayan arsızlar da boyuna bakmadan ön saflarda külhanbeylik, gönüllü tetikçilik yaparlar.
Birleşmiş Milletleri de ekleyin, suçlarını aklama makamını…
Bu uşaklara, Kıbrıs’ta yeni suçlarla yeni sorunlar açma hazırlığı yaptırıyor azmettiricileri. Mekanizma, çoktandır çalışmaya başladı. ABD, İsrail ve Fransa ile anlaşmalara aykırı olarak askeri işbirliği mutabakatları imzalanııyor, anlaşmalara aykırı silah alışverişi yapılıyor, savaş gemilerine liman, uçaklarına havaalanları açılıyor Güney Kıbrıs’ta.
Anlaşmalara aykırı talep ve uygulamalar, keskin dilli demeçlerle seslendiriliyor günden güne dozu artarak.
AVRUPA PARLAMENTOSU SAÇMALAMASI
Siyasi destekler de başladı; Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu, en son 8 Temmuz 2026’da, Yunan milletvekili Eleonora Meleti‘nin raportörlüğünde hazırlanan ‘1974 Müdahalesinin Kıbrıslı Kadınlar ve Kız Çocukları Üzerindeki Etkileri’ başlıklı uydurma kararı, 575 kabul, 33 ret ve 43 çekimser oyla onayladı.
1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’nı da ‘Türk işgali’ olarak eklemişler.
Çocukları suça sürükleyerek geçinen sömürgeci azmettiriciler, aynı suçları işletmeye şöyle ikna ettiler büyük ihtimal; “Papaz, uluslararası hukuk bitti, işimize gelen hukuk dönemi başlattık. Bak İsrail, 3 yıldır soykırım yapıyor, istediği yere girip, çöküyor, ABD, yatak odasından başkan alıyor, durduk yere İran’a saldırıyor, ortada hiçbir neden yokken Ukrayna’yı Rusya’nın başına sardık. Sen de bu selden kütük olarak Kıbrıs’ı indirirsin.”
Ergen Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, ganimet hayalleriyle ön saflara atlıyor yine. Ders almayana, boşuna ‘arsız’ demiyoruz.
HATAYI YİNELEMEYECEK DERS ALACAKSIN
100 yıl önce İngiliz gazıyla 3 yılda Anadolu’nun ortasına anca gelebilen ama 3 günde İzmir’den denize dökülen atalarından ders almamışlar. Siyasi ve ekonomik olarak Türkiye’nin zor gününde yaptığı Kıbrıs Barış Harekatı’nda, elindekinden de olduklarını unutmuşlar.
Ermenistan da Karabağ’da unutmuştu, hatırlatıldı, tam aksine 100 yıllık hatayı, ders almış ki 100 yıl sonra düzelttiler.
Aynı yanlışları yaparak yeni suçlara sürükleniyorsunuz. Ganimet vaat eden azmettiricileriniz, zaten ganimeti size bırakacak değil. 1921’de olduğu gibi ya da 1974’de, mahkemede sizi tanımaz, zora düşersiniz sahip çıkmazlar.
SINIRLAR BİR KEZ DAHA DEĞİŞİR
Bağımsızlık ve egemenliğinizi, hala emanete veriyorsunuz. Aslında hiç alamadığınız emanete!..
Komşu, salimen bir muhakeme ve muhasebe yapın. Tetikçilikle devlet olunamıyor.
Artık ne 1919’daki Türkiye var ne de 1974’deki. Şakası yok pervasızlık, patavatsızlık ve arsızlığın. Her gün ağzı gevşek boşboğaz pop star demeçlerinizi bir süzgeçten geçirin.
Israrcıysanız bizim için sorun yok. Uluslararası hukuku bitiren patronlarınız da savunamaz kural tanımazlığınızı.
Eceli bellidir inadınızın; sınırlar, geri döndürülemez derin çizgilerle bir kez daha değişir.