İngiltere’de başbakanlık iki yıla düşürüldü
Adı Muhafazakar olmuş İşçi Partisi olmuş fark etmez, kasaya çalışır İngiliz siyaseti. Hep öyle olmuştu, hiçbir sapma olmadan da devam ediyor. İngiliz halkının, en azından 1832’den bu yana, kendi oylarıyla kararlar alınamayacağını öğrenemiş olmaları gerekirdi.
Derebeylik, sadece yöntem değiştirerek, tüm ağırlığıyla ülkehatta dünya yönetimine hakim; finans baronları şeklinde devam ediyor artık. Halka zerre faydası olmayan siyasetler üretiyor, küresel dolaplar çeviriyorlar.
Bu manzarada halkın, hala seçimle siyaseti belirleyeceği ümidini taşıyor olması da ayrı bir garabet. Halk nasıl yönetildiğini, baronlar, ‘halk’ denen kavramı hiç bilmiyor maşallah.
Ama İngiltere diye bir ülke var, seçim falan yapılıyor.
STARMER’IN YAPAY İSTİFASI
Efendim mayıstaki yerel seçimlerde başarısız olmuş da partinin güveni kalmamışmış. İşçi Partisi lideri Başbakan Keir Starmer’ı istifa ettirdiler. Yani hala siyaset koltuğundan gelecek beklentileri var.
Oysa halkın gazını alıyorlar çünkü derebeyleri ve baronların isteği dışında herhangi bir partinin istediği kararları alma ve uygulama ihtimali yok İngiltere’de. Adı İşçi Partisi’ydi ama İngiliz işçisine ne faydası oldu?
“Partideki antisemitizmi bitirdik, ekonomi, savunma ve ulusal güvenlikte güveni inşa ettik" diyor istifa konuşmasında Starmer. Siyonizme selamı da ihmal etmiyor son dakikada. Sağladın da niye önce kendi partin göndermeye çalışıyor seni?
Ukrayna Savaşı mıydı halkının karnını doyuracak, devam ettirdin? Üretimle ilgisi kalmamış ülkenin.
Uyarıldığı halde Siyonist Epstein dostu Peter Mandelson’uWashington Büyükelçisi olarak atayan, rezil olunca da görevden almak zorunda kalan işçinin partisinin lideri bu mudur?
DEMİR LEYDİ KAPATMIŞTI KISMETİNİ
İpi tutan elleri buradan biz görüyoruz da İngiliz halkı hiç mi görmüyor?
Siyaseti de ekmeği de paylaşmaktan rahatsız derebeyleri ve baronlar, 1979 ile 1990 arasında Magaret Thatcher’i başbakan yapmıştı. Başı İngiltere’de vücudu ABD’de neoliberalizmi, kurtuluş diye pazarlayıp toplumsal çöküşü başlatmıştı kendisi.
Bir de marifet etmiş gibi ‘Demir Lady’ diye şanını yaydılar dünyaya. Daha da kaybettikleri hakları ve ekonomik çıkarlarından dönüşü olmadı İngilizler’in. Demir de paslandı, çürüdü.
BAŞBAKANLIK SÜRESİ KISALDIKÇA KISALDI
En son uzun başbakanlık, 2010-2016 arası David Cameron’anasip olmuş. Sonra üçer yıla düşmüş. Arada Liz Truss’ın 50günlük başbakanlığıyla sistem hata vermiş ve artık RishiSunak ve Keir Starmer’la 2 yıl ve altına düşürüldü İngiltere’de başbakanlıklar.
2016’dan beri çorap gibi başbakan değiştiren ülkeye, istikrarlı denebilir mi?
İstikrar isteyen kim, mümkün olduğu kadar karışık kafa tercihtir. Derebeyleri ve baronların sınırsız taleplerini karşılamaktır İngiliz hükümetlerinin görevi. Öyle azgınlaştılar ki uyum sağlamakta yavaş kalıyor bu döneme denk gelen siyasetçiler.
ZÜREFANIN DÜŞKÜNÜ..
Garibim İngiliz halkı da lider değişince, oy verince düzeni değiştirebileceğini sanıyor. Starmer’ın gidiş nedeni başbakanlığı ya da seçimler değil, azgın talepler karşısında yavaş kalışıdır.
“ ..Partideki antisemitizmi bitirdik..” diye selam gönderse de…
Zürefanın düşkünü beyaz giyer kış günü; düşkün İngiltere,beyaz giyiyor ve metelik yok cebinde.
Ülke meteliğe kurşun atıyor, güçsüz, baronların kulağından fışkıran zenginliğin kırıntılarıyla ayakta durmaya çalışıyor. Sömürgecilik alışkanlığından çalışmayı, üretmeyi unutmuş bir millet eldeki. Sömürmekten başka iş bilmiyormuş meğer.
Sayaç gibi değişen başbakanlar ve seçimlerde değil İngilizler’in geleceği, siyaset kuklalarını oynatan iplerin ucundaki elleri görmekte. Sömürgeci ama sömürüden bile pay alamayan halkı, başbakancılık oyununda, demokrasi tiyatrosunda boş beklentilerle oyalanıyor.