Batı’ya sabitlenmiş yürüme bandında CHP
Yürüme bandı işte, yönü nereye dönük olsa yerinde sayacaksın, aletin özelliği o. Bizi de ABD-Avrupa-İsrail’den ibaret Batı’ya sabitlenmiş bir yürüme bandına bindirdiler, bu devletlerin hakim olduğu Birleşmiş Milletler (BM)-NATO-AB bandında, 1945’ten beri yol alamadan yürüyoruz.
1945’te Birleşmiş Milletler, 1952’de NATO’ya üye olduk, 1959’dan beri o zamanki adı Avrupa Ekonomik Topluluğu olan (AET), 1993’te Avrupa Birliği (AB) ‘ne dönüşen kulübe girmeye uğraşıyoruz. Batı, refah havucu diye AB’yi koydu önümüze, 14 Nisan 1987’de resmi üyelik başvurumuzu yaptık. Hayal işte!..
Daha ondan 27 yıl öncesi, Ege Bölgesi Sanayi Odası Başkanı Osman Kibar, “1960 yılı Nisan ayında ‘Müşterek Pazara’ fiilen katılmış bulunacağız” diyordu yaptığı basın toplantısında. O günden beri menzile varamamış, varamadığından da ders almayan yürüyüşümüz yerinde saymaya devam ediyor.
BAŞKANLARIN BANT YARIŞI
Bir de bantta koşarak yol alınabileceğini sananlar var, şansını deniyor. Altılı-yedili masa şeklinde, 100 binlik partilere milletvekilliği kazandırarak olmadı, Batı’nın taleplerine davul çala çala tam destek, Batı’ya koşuyorlar.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’le cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, gitmeyen bantta yarışa girdi.
Mitinglerinde, basına verdiği demeçlerde, yurt içi ve dışı ziyaretlerde varılamayan Batı koşusunu sürdüreceğini saklamıyor Özel, hatta her yeni konuşmasında el arttırıyor beklediği destek gelmediği için.
İngiliz, ABD başta olmak üzere Batılı büyükelçiler, İmamoğlu’nun kankası samimiyetinde kendisini, boş bırakmıyorlardı seçildiğinden beri. Ankara’dan önce İstanbul Belediye Başkanı’nı ziyaret ediyordu Batılı cumhurbaşkanları, başbakanlar, bakanlar.
BİAT MAKALESİ!
11 Kasım’da hapishane sakini İmamoğlu’nun ‘Türkiye’nin İkinci Perdesi’ başlıklı makalesi yayınladı ABD derin devletinin yayın organı Foreign Affair’s’de (Dış İlişkiler). Demokrasiye bakın; süpergüç başka bir ülkede, hapishanedeyken makale yayımlayabiliyorsunuz.
Rus enerjisi, Çin tedarik zincirini kötülemiş, 1995’ten beri kanımızı emen Gümrük Birliği’ne daha da emmesi için yeni kapılar aralayan, AB üyelik sürecinde Türkiye’yi hatalı bulan, S-400 füzelerinden yola çıkıp, hiçbir müttefiklik hayrını görmediğimiz NATO’nun gönlünü alan, Türkiye’nin kendi başının çaresine bakma ideolojisini ABD-Türkiye çıkarlarına aykırı bulan, 60 yıldır kapısında beklediği AB’nin, hiç hayrımıza karar almamış Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne uyumlu bir ‘parlamenter denetim organı’ öneren, AB işbirliği ile bölgesel siyasi ve ekonomik sorunların çözülebileceğini anlatan uzun bir biat makalesi...
Demokrasi, adalet yokmuş Türkiye’de, Avrupa’nın her ülkesi dahil, istemediği aday ve seçim sonuçlarını başka ülkelerde de iptal ettiren AB’ye şikayet etmiş!
İMAMOĞLU’NA VEDA KURŞUNU AYRICALIĞI
Foreign Affairs, ABD derin devleti çıkarınaymış gibi siyaset üretici, uygulatıcı, bizim de deli bellemesi gibi tekrarladığımız ‘küresel derebeyleri’nin, ABD içindeki küresel maşası Dış İlişkiler Konseyi-CFR’nin (The Council on Foreign Relations) yayın organıdır. Emperyalizmin, en yüksek tonda sesi!..
Aslında ABD-İngiltere merkezli küresel derebeyleri, milliyetçilik, dincilik, sosyalizm, liberalizm gibi görüş ya da hangi ülkenin arkasından çıkacağı belli olmayan kişiliksiz, cıva kıvamındadır artık. Çıkarlarına göre orada ve çıkarlarına hizmet edenlerin arkasındadırlar.
Foreign Affairs’deki makaleyle son kurşununu atma şansı verilmiş İmamoğlu’na. O kurşunu atma ayrıcalığını tanımış ancak böylece bir vedalaşma notuna da izin vermiştir CFR. Değil hapiste bir belediye başkanı, cumhurbaşkanları, başbakanlar ki bakanların yüzüne bakılmaz, küfeyle paraya makale yayınlatamazsınız bu dergide.
MUHALEFETİN YENİ DÜNYA KÖRLÜĞÜ
Anketlerde birinciliği düşmeyen Mansur Yavaş’ı görmezden gelmekte ısrarcı parti içi rakipleri, yürüme bandında Batıcılık yarışına girmiş, birbirini elemeye uğraşıyor.
Babanızın zaten kalmamıştı, dedenizin CHP’si de yok artık sandığınız. Bağımsız Cumhuriyet, Atatürk ve altı ok, sözden ibarettir, CHP’nin ideolojisinden çoktan silinmiştir.
Batıcılığın yürümeyen bandında yarışan CHP lider ve iktidar adayları, değişen dengeleriyle kaçınılmaz yeni dünya düzenine körlüklerini de altını çizerek, adeta tescilliyor. Bitti efendi, “Yeni dünya, yeni..” diyoruz anlamıyor!
Muhalefet, muhalefet eder de 4 bin ya da 8 bin kilometre öteden değil, ülkesinin dizi dibinde iktidarın karşısında durur.