Batı’nın pusulası fıldır fıldır

Ali İnandım

Ali İnandım

Yazar
Tüm Yazıları

İnsani ve devlet sorumluluklarından kaça kaça, etkisini kaybetti, oyun kuramıyor Batı; mıknatısa tutulmuş pusula gibi kadranı fıldır fıldır dönüyor, yeni dünyadaki yerini işaretleyemiyor.

Eski yöntemleri tekrar tekrar deniyor ama eski sonuçları alamıyorlar. Hırçınlaşıyor, ardı ardına öncekinden büyük hatalar yaptığını idrak edemiyor, daha büyüğünü yaparak savrulduğu girdaptan kurtulamıyorlar.

Sömürgeci gözlükleriyle kendinden kopan toplum ve devletleri göremiyorlar. Küresel derebeylerinin taktığı gözlükten bakarsan göremezsin tabii.

Bu derebeylerinin kurduğu sistem, 11 Eylül 2001 İkiz Kuleler’in yıkılışıyla çökmüştü zaten. Tüm özgüveniyle kurmaya hazırlandıkları yeni sisteme geçerken sorun oluştu.

Hakimi oldukları sistem, nereden kaynakladığını bilemedikleri bir dirençle karşılaşıyor.

FILDIR FILDIR DÜŞMAN KAPISI ÇALIYORLAR

Aynı eski yöntemlere başvuruyorlar günden güne belirginleşen direnci kırmak için; herkesi birbirine kırdır, aradan parsayı topla…

Yarattıkları Kovid-19 salgını, istedikleri gibi başladı ama beklenen yönde ilerlemedi. Sömürgelerinden kovuluyor ya da hakimiyetlerinden tavizler veriyorlar. İstedikleri adamı, istedikleri koltuğa eskisi kadar kolay oturtamıyorlar.

Ve en ama en önemlisi, güç zehirlenmesinin kanseri sapkınlıklar, Epstein Davası’nda tüm dünyanın önüne serildi.

Pusulası fıldır fıldır, Rusya’ya, Türkiye’ye, Afrika’ya, Suudi Arabistan’a, Hindistan ve Çin’e koşturuyor İngiltere ve Avrupa ülkeleri. Alel acele anlaşmalar imzalanıyor. ABD, el altından İsrail adına da tutunacak dal arıyor.

Aceleye gelen anlaşmalar, yeni kurulacak dünyada geçersiz sayılacak afaki anlaşmalardır. Yüzyılların sömürge bedelini ödemeden geçerli sayılamayacak anlaşmalar.

BATI, BATI’YLA ÇATIŞIYOR

Birleşik Krallık’ın İngiliz Kralı Üçüncü Charles, hafta içi ABD’deydi. Kral’ın İngiliz üslubuyla ince göndermeli konuşmasını öve öve bitiremeyenler vardı ama birbirlerine laf sokuşturarak ayrıldı göbekten bağlı müttefikler.

Batı, Batı’yla da çatışıyor artık.

Devletleri ve toplumlarını yönetme gücü olan ama yetki ve sorumluluğu olmayan derebeyleri, birbiri ardına nükleer savaşa karşı yeraltı sığınakları yaptırıyor kendine. Bu inşaatları yapan müteahhidin keyfi yerindeydi TRT World ekranındaki söyleşisinde.

Gözleri o kadar kara yani!

ABD’ler, İsrail’ler, İngiltere’ler, Avrupa’lar umurları değil, bir gecede gücün yanına geçer derebeyleri.

KANLI HESAPLAŞMAYI UZATMADAN

Ama yanına geçecekleri güç, dünyayı soktukları çıkmazın bedelini ödetmeden kabul edecek mi bakalım suç faillerini? Güç kaynağı zenginliklerini paylaşmadan, siyasi ve toplumsal etkilerini kırmadan, ibret için diz çöktürmeden, yeni sistemde ne kadar yer verilecek?

Kanlı bir hesaplaşma kaçınılmaz, başladı da zaten. Ne kadar ileri gidilecek bilemiyoruz. Kavganın çabuk bitmesini, nükleere niyetlenenin elinde patlamasını dileyebiliriz.

Sözü geçen ülkelerden ibaret Batı, insanlığa karşı kötü niyetleri tam gerçekleşmeyince fıldır fıldır dönen pusulası yüzünden yönsüz, hedefsizdir. Kurduğu tuzağa, kendi de düşüyor.

Teşhis edemedikleri için tedavi de edemiyorlar. Yarayı, masum kanıyla yıkamaktan medet umuyorlar hala.

İnsanlık, bir avuç delirmiş zengin ve Siyonist’in düzenine karşı yeni bir insanlık kuruyor. Batı pusulasının, savrulmadan kurtulmak için bu şer mıknatısından uzaklaşması gerekiyor.