Ankara’dan Türkiye’nin Kızılcagünü’ne 27 Aralık

Ali İnandım

Ali İnandım

Yazar
Tüm Yazıları

Mustafa Kemal ve arkadaşlarının, yeni devletin rahmi Ankara’ya ayak bastığı gün 27 Aralık 1919. Ankaralılar, o gün adını koymuştur ‘Kızılcagün’ gün diye. Karanlığın aydınlığa, karamsarlık ve kasvetin umuda döndüğü, yeni bir devletin kurulma eşiğindeki sevinci ifade eden gündür. Seymenlik gibi Orta Asya’dan, Türkistan’dan taşınmış bir gelenektir.

Malı ve canı pahasına bileğinin hakkıyla başkent olduğu 13 Ekim 1923’ten daha önemli gündür 27 Aralık Ankaralılar için.

İşgalci İngiliz ve Fransızlar’ın yıkıntı gözüyle baktığı şehrin hükmettikleri yılgın ve bitkin halkı, en uzak köylerinden günlerce yol aşıp, 80 bin kişiyle ev sahibini karşılıyor, Ankara ayazını davullarıyla dövüyor, zeybekler dönüyor, kasvetli şehri bir günde bayram yerine çeviriyorlardı.

Birkaç güne misafirleri, büyük ihtimal Akköprü’den, davulsuz zurnasız yolcu ettiler. Gecenin sessizliğinde tüymedilerse eğer

UNUTULACAKTI MERKEZ DİREĞİ GELENEĞİMİZ

Tarihinin son Kızılcagünü’yle Ankaralılar’ın coşku ve direnci, günden güne tüm ülkeye yayıldı, cumhuriyet olarak bağımsız yeni bir devlet kuruldu sonunda.

27 Aralık, memleketin Kızılcagünü’dür. Ankara’nın seymen ve bacıerenlerinin özü bozulmamış ruhları olmasa, 10-15 yıl önce unutulmuş gitmiş olacaktı bir milletin derine saplı merkez direği gelenek.

Siyasilerin, bürokratların, medyanın ve iş dünyasının kayıtsızlığı, bırakın ülkeyi, Ankaralılar’ın bile kutlamasını yok sayan ilgisizlik hatta engel oldukları seviyelere gelmişti.Törenlerine katılmıyor, yasak savan yavan etkinliklerle geçiştiriyor, Seymen Alayı’nın yürüyüşüne, gözden ırak kenarlarda izin veriyorlardı.

En zayıf kaldıkları gün bile pes etmedi Ankara’nın seymenleriyle bacıerenleri.

YENİ 27 ARALIK’IMIZ

Bugün yani 27 Aralık 2025’te, saat 14.00’da, Türkiye çapında yapılan bir çağrıyla karşılık bulan ‘Anıtkabir Buluşması’ gerçekleştirilecek. Ne kadar isabetli bir gün ve çağrı.

Yeni bir Kızılcagün’ün eşiğindeyiz demek ki. Katılım ve mesajlar, Kızılcagün coşkusu taşıyor çünkü.

İç siyasetten çok neredeyse 90 yıldır üzerimize çullanmış dış siyasete mesajdır bu buluşmanın özü. İçerideki uzantılarına uyarıdır.

Türkiye Cumhuriyeti, yeni bir evreye geçme eşiğinde, üzerimize çullananların hiç hatırlamak, duymak ve görmek istemeyeceği 27 Aralık kabusunu tazeliyor sömürgecilerin.

Son damlasına kadar sahip çıkıp koruduğu Kızılcagün için Ankara’nın seymen ve bacıerenlerine borçludur Türkiye. Fikrin ve ruhun gövdesi Kızılcagün’dür, sonraki tarihler dallarıdır gövdenin.

TUTUNACAK DEĞERİ KALDI MİLLETİN

Devlet aklı, İngiliz postalına teslim, idaresi küflü İstanbul bataklığından çıktı, Samsun, Amasya, Erzurum ve Sivas üzerinden dışı kuru içi diri tohumunu, vasfını koruyan Ankara toprağına ekti.

Bugün bir süngü gibi sömürgeciliğin bağrına saplanan 27 Aralık Kızılcagün, bir kez daha devlet ve milletin tutunduğu ana gövdenin canlılığına işarettir.

Varolun Ankaralılar, yozlaşan her şeye rağmen 27 Aralık’ı korudu, Kızılcagün’üunutturmadınız, tutunacak değeri kaldı milletin.

Yeni evreye çıkış basamağımız da canlı tuttuğunuz bu 27 Aralık ruhu olacaktır. Bir kez daha Ankara’dan ülkeye yayılacak…