Mehir hakkınız geçersiz olabilir
Mehir senedi özellikle Anadolu’da yaygın bulunan bir nevi çeyiz senedi niteliğinde borç doğuran ve borcun varlığını gösterir bir belgedir. Kocanın evlenme sözleşmesi anında ya da daha sonra kadına verdiği belirli bir mal ya da para veya ekonomik değeri olan armağan niteliğinde olan mehir senedi esasında hukuk sistemimizde özel olarak düzenlenmemiştir. Fakat özel olarak düzenlenmese de Türk Medeni Kanunu’na göre mehir verilmesinin yasaklandığına dair bir düzenleme bulunmadığından Yargıtay tarafından mehir senedi bağışlama vaadi niteliğinde görülmektedir. Yargıtay kararları doğrultusunda Mehir Senedinin geçerli olabilmesi için bazı şartlar bulunmaktadır.
Mehir senedinin geçerlilik şartlarından en önemlisi yazılı olmasıdır. Yazılı şekilde yapılmaksızın taraflar arasında sözlü olarak dile getirilen mehir, Türk Hukuk Sistemimiz tarafından kabul görmediği gibi mehrin varlığı tanık ile de ispatlanamamaktadır. Bu sebeple mehir senedinin öncelikle mutlaka yazılı şekilde yapılması gerekmektedir. Ayrıca mehrin konusu taşınmaz ise resmi şekil şartı da yerine getirilmelidir. Resmi şekil şartından kasıt bir taşınmaz söz konusuysa tapudaki resmi işlem de mutlaka yapılmalıdır.
Mehir senedi taraflarca ve hazır olan tanıklar tarafından imzalanmalı, mehrin konusu mutlaka belirli veya belirlenebilir olmalıdır. Yine bütün sözleşmelerde olduğu gibi mehir senedinin de kamu düzenine aykırı hükümler içermemesi gerekmektedir. Mehir senedi elinde bulunan kişi mehir senedine dayanarak dava açabilme hakkına sahip olup dava için zamanaşımı boşanmadan sonra on yıldır. Bu nedenle mehir senedine yönelik dava açmak istiyorsanız bu on yıllık süreyi geçirmemeye dikkat etmeniz gerekmektedir.
Halk arasında sıklıkla karşılaşılan ve bize birçok kez sorulan durum ise mehir senedinin bütün şartlara uygun olarak yapılmış olmasına rağmen evlilik içinde senedin kaybolmasıdır. Böyle bir durumda mehir senedinin fotoğrafının işe yaramadığı gibi mehir senedinin yapılmış olmasına ve kaybolduğuna ilişkin tanık ifadeleri de geçerli bir ispat aracı değildir. Mehir senedi mutlaka yazılı bir şekilde mevcut olmalı, dava açıldıktan sonra mahkemeye teslim edilmelidir.
Yazımızı Türk Borçlar Kanunu’nun 17. maddesi ile bitirelim;
Kanunda şekle bağlanmamış bir sözleşmenin taraflarca belirli bir şekilde yapılması kararlaştırılmışsa, belirlenen şekilde yapılmayan sözleşme tarafları bağlamaz. Herhangi bir belirleme olmaksızın yazılı şekil kararlaştırılmışsa, yasal yazılı şekle ilişkin hükümler uygulanır.
İlgili köşe yazıma ilişkin ve genel hukuki konularda danışacağınız sorularınız için bana av.akinozbey@gmail.com e-posta adresinden yazabilirsiniz.