Seçim sıkıntısı yaşayan muhalefet, geçim sıkıntısı yaşayan milletin gündeminden koptu

Adem Yavuz Irgatoğlu

Adem Yavuz Irgatoğlu

Köşe Yazarı
Tüm Yazıları

Türkiye’de vatandaşın gerçek gündemi hayat pahalılığı, geçim sıkıntısı iken, siyasetin gündemi seçim sıkıntısı olmuş vaziyette.

15 Mayıs Milletvekili Genel Seçimleri öncesi, muhalefetin gündemi de aslında milletin gündemi ile aynıydı. Muhalefet (Özellikle İYİ Parti), seçim çalışmalarında vatandaşın taleplerini dinleyip hayat pahalılığına dikkat çekmeye çalışılırken bir yandan da “6’lı Masa” tartışmalarının gölgesinde kalıyordu. Öyle ki seçimlerden önce domates, patates fiyatlarıyla Togg fiyatları arasında kıyas yapılıp bu mesele gündemde tutuluyordu.

Seçimlerden önce AK Partili isimler kürsüye her çıktıklarında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın faizle mücadele mesajını tekrarlayıp her gün manşetlerde yer alıyorlardı ama seçimin ardından gözler her hafta Merkez Bankasından gelecek olan haberlerle “Faizler ne olacak?” sorusuna çevrildi. Geldiğimiz noktada politika faizi yüzde 30’a çıkmış vaziyette. Seçim bitti, faiz artışları başladı, birçok kişi de faiz ve borsa üzerinden para kazanma gayretine girdi.

GEÇİM Mİ SEÇİM Mİ?

İnsanlar üretimden uzaklaşıyor, gençler kısa yoldan para kazanmanın formülünü arıyor! Ortada hayat pahalılığı, işsizlik, geçim sıkıntısı gibi bir gerçeklik varken; siyasetçiler milletin gündeminden kopup kendi “ikbali” peşinde koşmaya başladı.

Öyle ki CHP’de “değişim” tartışmaları, İYİ Parti’de “seçimlere kendi adaylarıyla katılma” konusu, Saadet ve Gelecek Partisi’nde “yerel seçim iş birliği”, DEVA Partisi’nde “CHP’yi suçlama”, Demokrat Parti’de “sessiz bekleyiş”, Yeşil Sol Parti’de “Muhalefettekiler bize muhtaçlar” algısı sürüyor.

AKŞENER İLK RESTİ İZMİR’LE ÇEKTİ!

İYİ Parti Lideri Meral Akşener, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olarak Ümit Özlale’yi açıkladı. Akşener, sadece ismi açıklamakla kalmadı aslında muhalefet arasındaki partiler içinde kendisi adına el yükseltti. “Biz kendi adaylarımızla seçime girmekte kararlıyız!” mesajını İzmir’den verdi.

Ekrem İmamoğlu’nun “İstanbul için bir kez daha yola çıkıyorum.” çıkışı ve Mansur Yavaş’ın “Sayın Genel Başkan adaylığımızı bugün, yarın açıklayacaktır.” sözlerinin ardından CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’ndan “Ekrem Bey ve Mansur Bey adaylarımızdır.” açıklaması gecikmedi. İYİ Parti’nin “restine” karşı CHP’nin “resti” olarak algılandı bu durum.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde İmamoğlu ve Yavaş’ta ısrarcı olan Meral Akşener, “İki arkadaşımız sadece benim değil milletimizin de önerisiydi. Onları Masa’ya getirdim ama Masa tarafından kabul edilmediler. Hem Masa hem de iki arkadaşım milletin isteğini kabul etmedi.” sözleriyle sitemini sürdürüyor. Masa’dan kalkma gerekçesi olarak da bunu gösteriyor Sayın Akşener. “Blöf yapmıyoruz" diyerek yerel seçimlere tek başlarına katılmakta kararlı olduklarını her konuşmasında vurgulamaya devam ediyor.

KILIÇDAROĞLU’NUN ÖNÜNDEKİ İKİ SINAV

CHP, mevcut belediyeleri elde tutmak, başkanların tekrar kazanmasını sağlamak için mecburen alttan alan kesim olmak zorunda. Kemal Bey de bunu yapıyor ve açıklamalarında “yıkıcı” taraf olmak istemiyor. Sayın Kılıçdaroğlu’nun önünde iki sınav var: Birincisi (delege yapısı ve tüzük açısından kolay olanı) kurultayda yeniden genel başkan seçilmek; ikincisi ise (zor olanı) yerel seçimlerde başarılı olmak.

İKTİDARIN EN ZOR SEÇİMİNDE...

Türkiye’de insanların ekonomik olarak en çok zorlandığı, kiraların fahiş fiyatlara çıktığı, temel tüketim ürünlerinin cep yaktığı bir dönemde, özelde AK Parti’nin, genelde ise Cumhur İttifakı’nın seçimi tekrar kazanması; buna rağmen muhalefetin seçim sonrası kendi iç tartışmalarına dönmesi, “Türkiye’de muhalefet sorunu mu var?” sorusunu yeniden gündeme getirdi.

İYİ Parti Ankara Milletvekili Adnan Beker, tv100’de katıldığı programda “Allah milletimizi korumuş. Biz daha bakanları atayamazmışız.” sözleriyle “Millet İttifakı”nın geldiği noktayı özetledi.

25 sene sonra İstanbul ve Ankara’da yerel yönetimleri kazanan muhalefet, 2024 seçimlerinde başarı gösterecek mi? Bunu da yaşayıp göreceğiz…