Ümit Yurtkuran anlattı! Yaşlanmayı durdurmak mümkün mü?
Yeni Ankara yazarı Ümit Yurtkuran, yaşlanmanın doğal bir süreç olduğunu vurgulayarak, doğru beslenme ve yaşam alışkanlıklarıyla hücrelerin sağlığını korumanın yaşlanmayı yavaşlatabileceğini söyledi.
Yeni Ankara TV’nin daimi konuğu olan yazar Ümit Yurtkuran, yaşlanmayı geciktirmenin mümkün olup olmadığını ve bunun için hangi yaşam alışkanlıklarına dikkat edilmesi gerektiğini tüm detaylarıyla anlattı.
YAŞLANMAYI DURDURMAK MÜMKÜN MÜ?
Yaşlanmanın kaçınılmaz bir süreç olduğunu ancak hızının ve etkilerinin büyük ölçüde bireyin yaşam tarzına bağlı olduğunu vurgulayan Yurtkuran, “Elbette insan yaş alacaktır. Ancak yaşlanma sürecinin nasıl ilerleyeceği büyük ölçüde bizim elimizdedir ve yaptıklarımıza bağlıdır. İnsan neden kendini tek bir birey olarak görür? Oysa bilimsel verilere göre insan vücudu tek bir varlık değil, ortalama 100 trilyon hücreden oluşan bir topluluk gibidir. Biz aslında tek başına bir yapı değiliz; hücrelerimizin sağlığı tüm hayatımızı etkiler. Yaşlanmak yaradılışın bir gereğidir, ancak yaş almak ile yaşlanmak farklı kavramlardır. Hem yaş almak hem de yaşlanma sürecinin nasıl olacağı büyük ölçüde bizim yaşam tarzımıza bağlıdır." dedi.

“SAĞLIĞIMIZ YAŞAM TARZIMIZA BAĞLI”
Yurtkuran, hücrelerin uzun ve sabit bir ömre sahip olmadığını, çoğunun kısa sürelerde kendini yenilediğini belirterek, sözlerini şu şekilde devam ettirdi:
“Hücrelerimizin uzun ve sabit bir ömrü yoktur; aksine çoğu hücre oldukça kısa sürelerde kendini yeniler. Örneğin mide duvarındaki hücreler yaklaşık üç günde bir yenilenirken, karaciğer dokusu ortalama dokuz ayda kendini yeniler. Kemik ve iskelet sistemi ise daha uzun yıllara yayılan bir yenilenme sürecine sahiptir. Bu noktada en önemli konu, bizim vücudumuza nasıl baktığımız ve onu nasıl beslediğimizdir. Günümüzde genel beslenme düzeni birçok ülkede olduğu gibi bizde de oldukça bozulmuş durumdadır. Ancak kişi ne kadar sağlıklı beslenirse beslensin, eğer sindirim sistemi düzgün çalışmıyorsa ve bağırsak florası sağlıklı değilse alınan besinlerden yeterli fayda sağlanamaz. Hücrelerin kendini yenileyebilmesi ve canlılığını koruyabilmesi için bizim de vücudumuza destek olmamız gerekir. Bu destek aslında genel sağlığımızı doğrudan ilgilendiren yaşam alışkanlıklarıyla ilişkilidir. Hücre yenilenmesinde önemli mekanizmalardan biri de ‘otofaji’ olarak bilinen süreçtir.”
“GÜZELLİK KAYGISI SAĞLIĞINIZI TEHLİKEYE ATIYOR”
Güzellik ve genç görünme kaygısıyla kullanılan kimyasal ürünlerin çoğu zaman yalnızca geçici etki sağladığını söyleyen Yurtkuran, “Bana göre insanların yaptığı en büyük hatalardan biri, daha güzel görünmek, daha canlı bir cilde sahip olmak ya da yaşlanmayı engellemek düşüncesiyle kullandıkları bazı kimyasal ürünlerdir. Oysa bu tür ürünler çoğu zaman yaşlanmayı engellemek yerine yalnızca geçici bir görüntü sağlar ve süreci geciktiriyor gibi görünse de uzun vadede farklı sorunlara yol açabilir. Bunu basit bir örnekle açıklamak gerekirse; birinin çıkış yolunu kapatırsanız o kişi eninde sonunda yine çıkar, ancak bu süreç sadece gecikmiş olur. Benzer şekilde bu kimyasallar da sorunu ortadan kaldırmaz, yalnızca kısa süreli bir etki oluşturur. Oysa cildimizin çok önemli bir özelliği vardır: Yaratılış gereği cildimize sürdüğümüz maddelerin büyük bir kısmı kısa süre içinde vücuda geçebilir. Yaklaşık 15 dakika içerisinde bu maddeler kana karışarak hücrelere kadar ulaşabilir. Bu nedenle cilt yoluyla alınan toksinler, bazı durumlarda ağız yoluyla alınan maddelerden bile daha zararlı olabilir. Çünkü ağızdan alınan bir madde önce mide ve bağırsaklarda çeşitli işlemlerden geçer, ardından karaciğer tarafından süzülür ve böbrekler aracılığıyla belirli ölçüde temizlenir." ifadelerine yer verdi.
“KİMYASALLARA PARA HARCAMAYIN, CİLDİNİZİ DOĞAL YAĞLARLA KORUYUN”
Yurtkuran, cilt bakımında kimyasal ürünlerin yerine doğal yağların kullanılmasının önemine dikkat çekerek, şunları kaydetti:
“Bu nedenle yüzünde kırışıklık oluşmasını istemeyen özellikle kadınların kimyasal içerikli ürünlerden uzak durması gerekir. Ne yazık ki bize yıllardır cilt bakımı konusunda pek çok yanlış bilgi verildi ve insanlar bu yanlış yönlendirmelerle farklı ürünlere yönlendirildi. Oysa biraz araştırma yapıldığında cildi gerçekten besleyebilecek çok sayıda doğal yağın bulunduğu görülür. Örneğin buğday yağı, pelesenk yağı, kakao yağı, hardal yağı, kenevir tohumu yağı ve haşhaş yağı gibi pek çok doğal yağ cilt sağlığı açısından oldukça faydalıdır. Bu yağların her biri cildi besleyerek canlılığını korumasına katkı sağlar. Bu nedenle insanların kimyasal ürünlere gereksiz yere para harcayıp kendilerine zarar vermeleri yerine, doğal yağlar hakkında araştırma yapmaları daha doğru olacaktır. Sabit yağların içerisine uygun uçucu yağlar eklenerek hazırlanacak doğal karışımlar, cildin daha canlı ve sağlıklı görünmesine yardımcı olabilir. Hücre yenilenmesi ne kadar çok desteklenirse yaşlanma süreci de o kadar gecikir.”
“BEYNİNİZ KORKUYU GERÇEKTEN FİZİKSEL DURUMA DÖNÜŞTÜREBİLİR”
Korkunun insan hayatında güçlü ve yaygın bir etkiye sahip olduğunu söyleyen “Korku insan hayatında birçok şeyi tetikleyebilen güçlü bir duygudur. Aslında korkunun tetiklemediği çok az şey vardır. Korku hem fizyolojik hem de psikolojik olarak bütün hayatımızı etkileyebilir. Ancak asıl sorun, beynimizin korkuyu algıladıktan sonra bu duyguyu fiziksel bir duruma dönüştürmeye çalışmasıdır. İnsan sürekli korktuğu şeyi düşünürse, bir süre sonra o durumun gerçekleşme ihtimali de artabilir.” dedi.
“SİNDİRİM SİSTEMİNİZ ÇALIŞMAZSA BESİNLERDEN FAYDALANAMAZSINIZ”
Yurtkuran, sağlıklı beslenmenin sadece doğal ve organik gıdalarla sınırlı olmadığını vurgulayarak, “Beslenme konusu da doğrudan bağırsak sağlığıyla bağlantılıdır. Özellikle bağırsak florası bizim için son derece önemlidir. Siz en doğal ve en organik gıdalarla bile beslenseniz, eğer bağırsak floranız sağlıklı değilse ve sindirim sisteminiz düzgün çalışmıyorsa, bu besinlerden beklediğiniz faydayı göremezsiniz. Buna karşılık bağırsak florası dengeli ve sindirim sistemi sağlıklı çalışan bir vücutta durum çok farklıdır. Böyle bir durumda kişi zaman zaman toksik maddeler içerebilen gıdalar tüketmiş olsa bile, vücut bu karışımın içinden kendisi için gerekli olan besinleri ayıklayabilir. Gereken maddeleri doğru zamanda ve doğru miktarda hücrelere ulaştırırken zararlı olan toksinleri de dışarı atabilir. Bu nedenle sağlıklı bir yaşam için en önemli unsurlardan biri bağırsak florasının dengeli olması ve sindirim sisteminin düzenli çalışmasıdır.” diyerek sözlerini noktaladı.
