Uzman uyardı: Şiddet içerikli haberler ruh sağlığını etkileyebilir

Psikiyatri Uzmanı Dr. Fatma Kiras, savaş görüntülerine yoğun maruziyetin kaygı ve uyku sorunlarını artırabileceğini belirterek, haberlerin sınırlı sürelerde takip edilmesi ve çocukların şiddet içeriklerinden korunması gerektiğini söyledi.

Uzman uyardı: Şiddet içerikli haberler ruh sağlığını etkileyebilir

Elazığ Medilines Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Fatma Kiras, dünya gündeminde yer alan savaş görüntülerinin bireyler üzerinde ciddi psikolojik etkiler oluşturabileceğini belirterek, özellikle gece saatlerinde yoğun şiddet içeren görüntülerden uzak durulması gerektiğini söyledi.

TRAVMATİK GÖRÜNTÜLER BEYNİ TEHDİT ALTINDA HİSSETTİRİYOR

ABD, İsrail ve İran arasında yaşanan gerilim ve savaş görüntülerinin toplum üzerindeki psikolojik etkilerini değerlendiren Dr. Fatma Kiras, insan beyninin tehditlere karşı programlı olduğunu ifade etti. Kiras, “İzlediğimiz travmatik görüntülerden fiziksel olarak uzak olsak bile beyin bunu bir tehdit sinyali olarak algılar. Sürekli ve yoğun şekilde bu görüntülere maruz kalındığında amigdala dediğimiz alarm sistemi aktif hale gelir. Aslında kişi evinde oturuyor olsa da sinir sistemi sürekli alarm durumunda çalışır” dedi.

Bu durumun en sık kaygı artışıyla kendini gösterdiğini dile getiren Kiras, kişinin farkında olmadan sürekli tetikte olduğunu ve tehdit algısının arttığını belirtti. Kiras, bu tabloya uyku bozukluklarının eşlik edebileceğini, tahammül seviyesinin azalabileceğini ve öfke düzeyinin artabileceğini söyledi.

“BELİRSİZLİK KAYGIYI ARTIRIYOR”

Yaşanan savaşın Türkiye’ye sıçrayıp sıçramayacağına ilişkin belirsizliğin de psikolojik baskıyı artırdığını ifade eden Kiras, “Belirsizlik insan ruhunun en zor tolere ettiği durumlardan biridir. Bu durum kişide kontrol kaybı hissi oluşturabilir. Kontrol kaybı hissi de kaygının artmasına neden olur” diye konuştu.

UZUN SÜRE MARUZİYET DEPRESİF BELİRTİLERE YOL AÇABİLİR

Yoğun ve uzun süreli travmatik görüntülere maruz kalan kişilerde dünyanın daha güvensiz ve adaletsiz bir yer olduğu algısının oluşabileceğini belirten Kiras, bunun karamsarlık, isteksizlik ve umutsuzluk gibi depresif belirtilere yol açabileceğini söyledi.

Kiras, toplumsal düzeyde de benzer etkilerin görülebileceğini belirterek, “Toplumda tahammül azalabilir, öfke eşiği düşebilir. Sosyal medya ve sosyal ortamlarda daha sert ve kutuplaşmış tepkiler görülebilir. Tehdit algısı arttıkça empati azalır ve savunma refleksi artar” ifadelerini kullandı.

“HABERLERİ BELİRLİ ZAMANLARDA TAKİP EDİN”

Haber takibinin tamamen bırakılmasının doğru olmadığını ancak kontrolsüz şekilde sürekli maruz kalmanın stres sistemini aktif tuttuğunu vurgulayan Kiras, “Haberi belirli zaman dilimlerinde ve güvenilir kaynaklardan takip etmek daha sağlıklıdır” dedi.

ÇOCUKLAR ŞİDDET İÇERİKLİ HABERLERDEN UZAK TUTULMALI

Özellikle gece saatlerinde yoğun şiddet görüntülerinin izlenmemesi gerektiğini söyleyen Kiras, “Uyku, sinir sistemini onaran en önemli mekanizmalardan biridir. Ayrıca hassas ve etkilenebilir bir grup olan çocukların yanında filtrelenmemiş haber akışı açık bırakılmamalıdır” şeklinde konuştu.

GÜNLÜK RUTİN KORUNMALI

Günlük hayatın mümkün olduğunca normal şekilde devam etmesinin önemine dikkat çeken Kiras, sözlerini şöyle tamamladı:

“Rutin hayatın sürdürülmesi beyne güven mesajı verir. Biz tehdidi tamamen kontrol edemeyiz ancak maruziyetimizi kontrol ederek ortaya çıkabilecek psikolojik belirtileri azaltabiliriz.”