Sosyete Pazarı ismindeki gizli psikoloji! Sosyetenin pazarda ne işi var?

Sosyete pazarı kavramı 1990'larda İstanbul Ulus'ta doğdu. Peki, lüks tüketimden ucuzluk algısına uzanan bu pazarlama stratejisi nasıl gelişti?

Sosyete Pazarı ismindeki gizli psikoloji! Sosyetenin pazarda ne işi var?

Türkiye'nin hemen her ilçesinde karşımıza çıkan sosyete pazarı kültürü, temelde kelimenin kökeniyle çelişen ironik bir yapı barındırıyor. Yüksek gelir grubunu ve cemiyet hayatını ifade eden sosyete kavramı ile ekonomik alışverişin merkezi olan sokak tezgahlarının birleşimi, aslında 1990'lı yıllara dayanan gerçek bir sosyo-ekonomik dönüşüme işaret ediyor.

SOSYETE PAZARI KAVRAMI İLK NEREDE ORTAYA ÇIKTI?

Fransızca toplum anlamına gelen "société" kelimesinden türeyen bu ifade, Türkiye'ye geçerken anlam daralmasına uğrayarak yalnızca modayı ve lüksü takip eden yüksek zümreyi tanımlamak için benimsendi. Bu lüks kavramının sokak kültürüyle birleşmesi ise 1990'lı yılların başında İstanbul'un önde gelen semtlerinden Ulus'ta gerçekleşti. O dönemde Türkiye'nin küresel tekstil devleri için devasa bir üretim merkezi konumunda bulunması, fabrikalarda üretilen ve üretim kotasını aşan ihraç fazlası orijinal malların doğrudan sokak tezgahlarına düşmesine zemin hazırladı.

İHRAÇ FAZLASI ÜRÜNLER PAZARI NASIL DEĞİŞTİRDİ?

Ulus'taki tezgahlarda yüksek kaliteli ihraç fazlası tekstil ürünlerinin uygun fiyata satılmaya başlanması, bölgedeki pazarın müşteri profilini tamamen dönüştürdü. İş insanları, sanatçılar ve cemiyet hayatının tanınmış isimleri, ünlü marka kıyafetleri ekonomik fiyatlarla satın almak amacıyla lüks araçlarıyla bu alana yöneldi. Magazin programlarının tanınmış kişileri tezgahlar arasında alışveriş yaparken görüntüleyip yayınlamasıyla birlikte alan, halk arasında kalıcı olarak sosyetenin gittiği pazar şeklinde anılmaya başlandı ve isim zamanla ülke geneline yayıldı.

UCUZLUK ALGISI NASIL PSİKOLOJİK BİR STATÜYE DÖNÜŞTÜ?

Tüketici alışkanlıkları ve pazar ekonomisi üzerine yapılan değerlendirmelere göre, başlangıçta kelimenin tam anlamıyla gerçek bir durumu yansıtan bu isim, zamanla son derece zekice kurgulanmış bir psikolojik pazarlama stratejisi halini aldı. Günümüzde esnaf ve organizatörler, ucuzluk pazarı veya bitpazarı ifadelerinin yaratabileceği yoksulluk hissini silmek için bu tabiri bilinçli olarak tercih ediyor. Müşteriler, bir pazar alanına adım attıklarında sebze ve meyve yerine ağırlıklı olarak kozmetik, ev dekorasyonu ve trend giyim ürünleri bulmayı beklerken; ucuza alışveriş yapmayı bir yoksunluk değil, markayı uygun fiyata bulan akıllı tüketici olmanın statüsü olarak kodluyor.

Yaşam