Rahim ağzı kanseri aşısı kaç yaşına kadar yapılmalı?
Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Nuri Karadurmuş, HIV pozitif bireylerde kanser riskinin normal topluma göre daha yüksek olduğunu belirterek, “Erken tanı, düzenli taramalar ve aşılama ile bu riskler azaltılabilir. HIV ve kanser birlikte yönetilebilir; umutsuzluğa kapılmayın” dedi.
Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Nuri Karadurmuş, (Human Immunodeficiency Virus) HIV’in taşıdığı riskler ve korunma yollarına ilişkin Yeni Ankara’ya özel değerlendirmelerde bulundu.
“DOĞRU ENTEGRASYON HAYAT KURTARIR”
Prof. Dr. Nuri Karadurmuş, HIV pozitif bireylerde; baş-boyun kanserleri, rahim ve rahim ağzı kanseri ile lenfomaların, HIV olmayan normal topluma kıyasla daha sık görülebildiğine dikkat çekerek, “Burada en önemli tedavi edici olmamaktır. Ancak HIV pozitiflik söz konusuysa, antiretroviral tedavilerle onkolojik tedavilerin mutlaka entegre şekilde yürütülmesi gerekir. Bu süreçte medikal onkoloji uzmanı ile enfeksiyon hastalıkları uzmanının birlikte hastayı değerlendirmesi büyük önem taşır.” şeklinde konuştu.
“HIV VE KANSER BİRLİKTE YÖNETİLEBİLİR”
Bir kişinin kansere yakalanması durumunda tedavinin iki aşamalı bir süreç olarak ele alındığını belirten Karadurmuş, “Öncelikle HIV’in kontrol altına alınması, ardından kanser tedavisinin yürütülmesi gerekiyor. Bu durum iki ayrı engel varmış gibi algılansa da, kanserin mutlaka kötü seyredeceği anlamına gelmez. Hastalar umutsuzluğa kapılmamalıdır.” diye aktardı.

Karadurmuş, HIV ile yaşayan bireylerde kanser görülme sıklığının, normal topluma göre yaklaşık 2–2,5 kat daha fazla olabildiğini işaret ederek, “Bu nedenle farkındalık yüksek tutulmalı ve taramalar mutlaka düzenli olarak yaptırılmalıdır.” dedi.
![]()
“RAHİM AĞZI KANSERİNE KARŞI AŞI 45 YAŞINA KADAR ÖNERİLİYOR”
Aşılamanın önemine de dikkat çeken Karadurmuş, sözlerini şu şekilde devam ettirdi:
“Rahim ağzı (servikal) kanseri aşılarının etkinliği artık çok net bir şekilde ortaya konuldu. Aşıyı 45 yaşına kadar öneriyoruz. Bunun uygulanma metotlarında 15 yaş altındaki bireylerde iki doz, 15–45 yaş aralığında ise üç doz aşı uygulanması önerilmektedir.”

“KANSERDE EN GÜÇLÜ SİLAH ERKEN TANIDIR”
Karadurmuş, kanserden korunmanın ilk adımının genetik risk faktörlerinin farkında olmak ve düzenli taramalara katılmak olduğunu vurgulayarak, “Sağlıklı yaşam, düzenli fiziksel aktivite ve kanserin herkesin başına gelebileceği gerçeğiyle bilinçli şekilde yaşamak büyük önem taşıyor. Korku tanıyı ötelemez ancak tedbir, hastalığın erken evrede yakalanmasını sağlar. Bu nedenle erken tanıdan kaçınmamalı, aksine erken tanıyı hedeflemeliyiz.” şeklinde konuştu.