Piknik ve kamp mevsiminin sinsi tehlikesi: Kene

Yaz aylarında artan kene vakaları ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) riskine karşı sağlıkçılar uyarıyor. Kene vücudun nerelerine yapışır, ısırık anında ne yapılmalı ve hangi ölümcül hatalardan kaçınılmalı? İşte bilmeniz gereken detaylar.

Piknik ve kamp mevsiminin sinsi tehlikesi: Kene

Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte tatil günlerini doğayla iç içe geçirmek, kafa dinlemek isteyen vatandaşlar kamp ve piknik alanlarına akın ediyor. Ancak temiz hava ve yeşilliğin tadını çıkarırken çimlerin arasında pusuya yatan sinsi bir tehlike sıkça göz ardı ediliyor: Keneler. Doktorlar, doğru önlemler alınmadığında ve zamanında müdahale edilmediğinde Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) gibi ölümcül sonuçlar doğurabilen kene yapışmalarına karşı ciddi uyarılarda bulunuyor. Peki, kene ısırması durumunda ne yapılmalı, hangi belirtiler dikkate alınmalı ve halk arasında doğru bilinen yanlışlar neler?

KKKA NEDİR VE BELİRTİLERİ NASIL BAŞLAR?

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA), kene ısırması sonucunda 'nairovirüs' adlı virüsün vücuda girmesiyle ortaya çıkan tehlikeli bir enfeksiyon hastalığıdır.

Hastalık başlangıçta grip benzeri semptomlarla kendini belli eder; 38-40°C arası aniden yükselen ateş, üşüme, titreme, şiddetli baş, sırt, bel ve eklem ağrıları ile yoğun halsizlik görülür. İlerleyen aşamalarda tabloya mide bulantısı, kusma, ishal gibi sindirim sistemi sorunlarının yanı sıra yüzde ve gözde belirgin kızarıklık, gövdede döküntüler eklenir. Müdahale edilmeyen vakalarda hastalık şiddetlenerek cilt altı, burun, diş eti, idrar ve iç organ kanamalarına; hatta bilinç bulanıklığı ve şoka kadar gidebilir.

KENE VÜCUTTA EN ÇOK HANGİ BÖLGELERİ SEVER?

Açık alanlardan döndükten sonra vücutta detaylı bir kene kontrolü yapmak hayati önem taşıyor. Keneler genellikle vücudun en nemli ve sıcak bölgelerini seçer. Bu nedenle saç dipleri, saç çizgisi, kulak arkası ve içi, koltuk altları, göğüs çevresi, göbek deliği, kasık bölgesi, diz arkası ve ayak parmak araları mutlaka incelenmelidir. Eğer varsa evcil hayvanlar da kontrolden geçirilmelidir. Doktorlar, doğa yürüyüşlerinden döner döner duş alınmasını tavsiye ediyor; zira bu sayede henüz deriye tutunamamış keneler suyla akıp gidebilir. Ayrıca keneler oda sıcaklığında günlerce yaşayabildiği için gün boyu giyilen kıyafetlerin de bekletilmeden makinede yüksek ısıda yıkanması gerekiyor.

KENE ISIRIĞINDA HASTANEYE GİTMEDEN ÖNCE NE YAPILMALI?

Vücutta kene tespit edildiğinde veya belirtiler hissedildiğinde hiç vakit kaybetmeden en yakın hastanenin acil servisine başvurulmalıdır. Eğer hastaneye kısa sürede ulaşılabilecek bir konumdaysanız, güvenli çıkarma işlemi için keneye evde müdahale edilmemelidir.

Ancak sağlık kuruluşuna ulaşım çok zor veya zaman alacaksa, ince uçlu bir cımbız yardımıyla kene deriye en yakın noktadan tutulmalı, bükülmeden veya çevrilmeden dik bir şekilde yukarı doğru çekilerek çıkarılmalıdır. Bu işlem sırasında keneye asla çıplak elle dokunulmamalıdır. Kene çıkarıldıktan sonra ısırık bölgesi yıkanmalı; alkol veya tentürdiyot gibi malzemelerle mikroptan arındırılmalıdır. Kenenin bir parçası deri altında kalmışsa, evde deşerek çıkarmaya çalışılmamalıdır.

ASLA YAPMAMANIZ GEREKEN ÖLÜMCÜL HATALAR

Kene müdahalesinde yapılan ufak hatalar, virüsün kana daha hızlı karışmasına neden olarak hastanın hayatına mal olabiliyor. Kene vücuda yapışıkken üzerine alkol, kolonya, aseton, benzin veya sıvı sabun gibi maddeler kesinlikle dökülmemeli, kene ateşle yakılmaya veya boğulmaya çalışılmamalıdır. Bu tür eylemler kenenin rahatsız olup midesindeki tehlikeli virüsleri doğrudan kana boşaltmasına sebep olur. Çıkarılan veya düşen kene parmakla ezilmemelidir; patlayan kenenin sıvıları da enfeksiyon bulaştırma riski taşır. Kene müdahalesinden sonra kişi kendini 10 gün boyunca yakından izlemeli, en ufak bir ateş veya halsizlik belirtisinde derhal hastaneye gitmelidir.

Sağlık