Mide kanseri genç kuşağı tehdit mi ediyor? Uzmanı açıkladı

Mide kanserinin genellikle 60-70 yaş aralığında görüldüğü bilinse de, son yıllarda 50 yaş altı bireylerde görülenme sıklığındaki artış uzmanları harekete geçirdi.

Mide kanseri genç kuşağı tehdit mi ediyor? Uzmanı açıkladı

Sindirim sistemi kanserleri arasında en yaygın görülen türlerden biri olan mide kanseri, modern yaşam alışkanlıklarıyla birlikte yaş sınırını aşağı çekmeye başladı. Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Hakan Uzunoğlu, mide kanserinin midenin iç yüzeyini döşeyen mukozadan gelişen kötü huylu bir tümör olduğunu belirterek, tüm vakaların yaklaşık yüzde 95’ini "adenokanser" tipinin oluşturduğunu söyledi. Eskiden ileri yaş hastalığı olarak bilinen bu türün, artık epidemiyolojik çalışmalara göre genç yaş grubunda da azımsanmayacak bir artış gösterdiğine dikkat çekildi.

MODERN YAŞAM VE BESLENME ALIŞKANLIKLARI RİSKİ TETİKLİYOR

Genç yaş grubundaki vaka artışının nedenlerini değerlendiren Doç. Dr. Uzunoğlu, özellikle 50 yaş altı bireylerdeki yükselişin çevresel faktörlere dayandığını ifade etti. Stresli ve hareketsiz bir yaşam tarzının yanı sıra işlenmiş hazır gıdaların fazla tüketilmesinin ana etkenler arasında olduğunu belirten Uzunoğlu, sebze ve meyve tüketiminin azalması ile obezite ve diyabetin erken yaşta görülmesinin tabloyu ağırlaştırdığını söyledi. Ayrıca toplumda yaygın olan Helicobacter pylori enfeksiyonlarının da bu süreçte etkili bir faktör olduğunu sözlerine ekledi.

SİNSİ BELİRTİLER GASTRİT İLE KARIŞTIRILABİLİYOR

Hastalığın başlangıç evresinde genellikle belirti vermediğini ya da çok hafif seyrettiğini vurgulayan Doç. Dr. Uzunoğlu, erken döneme dair kritik uyarılarda bulundu. Uzunoğlu, hastalığın başlangıç aşamasında hazımsızlık, bulantı, şişkinlik ve mide ağrısı gibi gastrit veya dispepsiye benzeyen şikâyetlerle ortaya çıkabildiğini, bu durumun da çoğu hasta tarafından önemsenmediği için tanıda gecikmelere yol açtığını ifade etti. Uzun süren mide ağrılarının bir uyarı işareti olabileceğini belirten uzman, şikâyetlerin 3-4 haftadan uzun sürmesi durumunda mutlaka uzman bir hekime başvurulması gerektiğini hatırlattı.

TEŞHİSTE ALTIN STANDART: GASTROSKOPİ

Mide kanseri tanısında en güvenilir yöntemin gastroskopi olduğunu belirten Doç. Dr. Uzunoğlu, bu yöntem sayesinde mide iç yüzeyinin doğrudan görülebildiğini ve şüpheli alanlardan alınan biyopsi ile kesin tanının konabildiğini söyledi. Özellikle 40 yaşından sonra ortaya çıkan yeni mide şikâyetlerinin mutlaka endoskopik olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Uzunoğlu, ailesinde mide kanseri öyküsü bulunan bireylerin bu kontrolleri asla geciktirmemesi gerektiğini vurguladı. Tanı yöntemlerinin gelişmesinin, premalign denilen ve henüz kansere dönüşmemiş lezyonların bile saptanmasına imkan tanıdığını belirtti.

CERRAHİ TEDAVİDE KAPALI YÖNTEM KONFORU

Mide kanserinde kür (tam iyileşme) sağlayan tek tedavi yönteminin cerrahi olduğunu açıklayan Doç. Dr. Uzunoğlu, teknolojinin gelişmesiyle birlikte laparoskopik (kapalı) yöntemlerin sağladığı avantajlara değindi. Kapalı yöntemle yapılan ameliyatlarda daha küçük kesiler kullanıldığını belirten Uzunoğlu, bu sayede hastaların daha az ağrı hissettiğini, hastanede kalış sürelerinin kısaldığını ve günlük yaşama dönüşün hızlandığını söyledi. Ayrıca bu yöntemin enfeksiyon ve kesi yeri fıtığı riskini de azalttığını, daha iyi kozmetik sonuçlar sağladığını dile getirdi.

AMELİYAT SONRASI BESLENME VE KORUNMA YOLLARI

Tedavinin sadece cerrahiyle sınırlı olmadığını, ameliyat sonrası beslenmenin hayati bir önem taşıdığını kaydeden Uzunoğlu, midenin büyük bölümü alındığı için az ve sık öğünlerle beslenilmesi gerektiğini ifade etti. Protein ağırlıklı beslenmenin ve B12, demir, folat gibi değerlerin düzenli takip edilmesinin önemini vurgulayan uzman, mide kanseri riskini azaltmak için Helicobacter pylori enfeksiyonunun tedavi edilmesi, sağlıklı beslenme, sigara ve alkolden uzak durulması gerektiğini belirterek açıklamasını tamamladı.

Sağlık Kanser