Meme kanserine karşı erken teşhis uyarısı

Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Saliha Karagöz Eren, meme kanserinde erken teşhisin önemine dikkat çekerek memede ele gelen her kitlenin mutlaka muayene edilmesi gerektiğini, mamografinin zararlı olmadığını söyledi.

Meme kanserine karşı erken teşhis uyarısı

Memorial Kayseri Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Saliha Karagöz Eren, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla meme kanseri hakkında önemli uyarılarda bulundu. Meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğunu belirten Eren, erken teşhisin hayat kurtardığını vurgulayarak memede fark edilen her kitlenin mutlaka uzman hekim tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

ERKEN TEŞHİS HAYAT KURTARIYOR

Kadınlara düzenli tarama çağrısında bulunan Doç. Dr. Saliha Karagöz Eren, meme kanserinin erken tanı konulduğunda tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu ifade etti. Kadınların hem kendi kendine muayene hem de düzenli kontroller konusunda bilinçli olması gerektiğini belirten Eren, şu bilgileri paylaştı:

“Kadınlara üç önemli önerimiz var; kendi kendine meme muayenesi, klinik meme muayenesi ve mamografik tarama. 20 yaşın üzerindeki tüm kadınların adet öncesi ve sonrasında kendi kendine meme muayenesi yapmasını öneriyoruz. 20-40 yaş arasındaki kadınların ise risk durumuna göre 2 veya 3 yılda bir genel cerrahi uzmanına muayene olması gerekiyor. 40 yaşından sonra ise her yıl düzenli klinik meme muayenesi yapılmalı.”

40 YAŞ ÜSTÜ KADINLARA MAMOGRAFİ ÖNERİSİ

Eren, 40 yaşın üzerindeki tüm kadınlara düzenli mamografi taraması yapılmasının önemine dikkat çekerek, toplumda mamografiyle ilgili yanlış bilgilere de değindi.

“Mamografinin zararlı olduğu ya da yüksek radyasyon yaydığı yönünde yanlış bir algı var. Mamografi zararlı değildir. Hatta bir uçak yolculuğunda alınan radyasyon dozundan daha düşüktür. Yapılan çalışmalar, düzenli mamografi çekiminin radyasyon açısından zararlı olmadığını göstermektedir.”

RİSK GRUBUNDAKİ KİŞİLER DAHA SIK KONTROL EDİLMELİ

Bazı kişilerde meme kanseri riskinin daha yüksek olabileceğini belirten Doç. Dr. Eren, özellikle ailesinde meme kanseri öyküsü bulunan bireylerin daha dikkatli olması gerektiğini söyledi.

Eren, “Bazı hastalarda genetik ya da ailesel nedenlerle meme kanseri riski daha yüksek olabiliyor. Bu durumda daha sık kontrol yapılması ya da mamografiye ek olarak ultrason gibi farklı görüntüleme yöntemlerinden yararlanılması gerekebiliyor” dedi.

“GENÇ YAŞTA MEME KANSERİ ÜLKEMİZDE DAHA SIK GÖRÜLÜYOR”

Türkiye’de genç yaşta meme kanseri görülme oranının Avrupa ve Amerika’ya göre daha yüksek olduğunu belirten Eren, memede ele gelen her kitlenin mutlaka uzman tarafından değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

“Toplumda 40 yaş altındaki kadınlarda meme kanseri görülmez gibi yanlış bir düşünce var. Oysa ülkemizde genç yaşta meme kanseri daha sık görülebiliyor. Bu nedenle memede ele gelen her kitle mutlaka genel cerrahi uzmanı tarafından muayene edilmelidir. İyi huylu olduğunu düşünerek ihmal etmek erken teşhis şansını kaybettirebilir.”

YAŞLI KADINLAR İÇİN DE FARKINDALIK ÖNEMLİ

Eren ayrıca yaşlı kadınlarda da meme kanseri tanısının çoğu zaman geç konulduğunu belirterek aile bireylerine önemli görevler düştüğünü ifade etti.

Yaşlı bireylerin sağlık sorunları veya fiziksel engeller nedeniyle belirtileri fark edemeyebileceğini belirten Eren, “Anneannelerimizin ve babaannelerimizin de bu konuda yakınları tarafından bilinçlendirilmesi ve düzenli muayeneye götürülmesi büyük önem taşıyor” diye konuştu.