Kanser savaşında "besin zenginleştirme" dönemi: Her lokmada şifa!

Kanser hastalarında sıkça görülen iştahsızlık ve kilo kaybına karşı "yemeği büyütmek değil, besleyiciliğini artırmak" prensibiyle hareket edilmesi gerektiğini belirten Uzman Diyetisyen Gamze Gültekin, doğru beslenmenin tedavinin başarısındaki rolüne dikkat çekti.

Kanser savaşında "besin zenginleştirme" dönemi: Her lokmada şifa!

Kanser tedavisi gören bireylerde kemoterapi ve radyoterapinin yan etkileriyle birlikte ortaya çıkan beslenme yetersizliği (malnütrisyon), bağışıklık sistemini zayıflatarak iyileşme sürecini geciktirebiliyor. Onkoloji Bölümünden Uzman Diyetisyen Gamze Gültekin, bu süreçte porsiyonları artırmak yerine "besin zenginleştirme" yönteminin devreye sokulması gerektiğini vurguladı. Amacın az miktarda gıdayla en yüksek enerji ve proteini almak olduğunu belirten Gültekin; süt, yoğurt, yumurta ve baklagil unu gibi takviyelerle standart bir çorbanın bile bir "şifa deposuna" dönüştürülebileceğini ifade etti.

MALNÜTRİSYON: TEDAVİNİN ÖNÜNDEKİ GİZLİ ENGEL

Yetersiz beslenmenin yalnızca kilo kaybı anlamına gelmediğini, aynı zamanda kas kaybı, enfeksiyon riskinde artış ve hastanede yatış süresinin uzaması gibi ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirten Gültekin, hastaların beslenme durumunun tedavinin ilk gününden itibaren düzenli olarak izlenmesi gerektiğini vurguladı.

Kilo değişiminin tek başına yeterli bir gösterge olmadığını ifade eden Gültekin, kas gücü ve hareket kabiliyetinin de mutlaka takip edilmesi gerektiğini söyledi. Bulantı, kusma ve ağız yaraları gibi yan etkilerin besin alımını engellemesi halinde profesyonel destek alınmasının önemine dikkat çeken Gültekin, ağızdan beslenmenin mümkün olmadığı durumlarda ise damardan ya da mide yoluyla beslenme gibi alternatif yöntemlerin değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

STANDART VE ZENGİNLEŞTİRİLMİŞ BESLENME KARŞILAŞTIRMASI

Uzmanlar, özellikle çocuklar ve iştahsız bireyler için öğünlerin besin değerini artırmaya yönelik bazı zenginleştirme önerilerinde bulunuyor. Buna göre çorbaların yalnızca su ve sebze ile pişirilmesi yerine süt, yoğurt, yumurta sarısı veya baklagil unu eklenerek protein ve enerji içeriğinin artırılması tavsiye ediliyor.

Yoğurdun tek başına tüketilmesi yerine içine pekmez, bal ya da öğütülmüş kuruyemiş katılarak daha besleyici hale getirilebileceği belirtiliyor. İçeceklerde sadece su veya çay yerine sütlü karışımlar ya da protein destekli içeceklerin tercih edilmesi önerilirken, pürelerin ise yalnızca haşlanmış sebzeden oluşması yerine peynir, tereyağı veya yumurta eklenerek zenginleştirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Bu yöntemlerle günlük enerji ve protein alımının artırılması hedefleniyor.

"KÜÇÜK EKLEMELER, BÜYÜK FARKLAR OLUŞTURUR"

Gamze Gültekin, besin zenginleştirmenin temel felsefesini şu sözlerle özetledi:

"Zenginleştirmek yemeği büyütmek değildir. Hastamız az yesin ama yediği çok besleyici olsun. Her lokmada enerji, her kaşıkta protein olsun."

Sağlık Kanser