Kadına şiddet davalarında yargı krizi: Adalet beklentisi yerini ikincil travmaya mı bırakıyor?

Türkiye’de kadına şiddet davalarında yargı sistemindeki sorunları, ‘emsal karar’ durumunu ve mağdurların yaşadığı ikincil travmaları Avukat Buse Güneş, Yeni Ankara’ya değerlendirdi.

Kadına şiddet davalarında yargı krizi: Adalet beklentisi yerini ikincil travmaya mı bırakıyor?

Türkiye’de kadına yönelik şiddet vakaları her geçen gün toplumsal bir yara olmaya devam ederken, yargı sürecindeki yaklaşımlar hukuk dünyasında ciddi tartışmaları beraberinde getiriyor. Avukat Buse Güneş, Yeni Ankara’ya yaptığı açıklamalarda mahkemelerin bu konudaki tutumu ve ‘emsal karar’ arayışının hukuk sistemindeki karşılığı masaya yatırdı.

Avukat Buse Güneş

Avukat Buse Güneş

EMSAL KARAR GERÇEĞİ

Avukat Buse Güneş, Türkiye hukuk sisteminde, Avrupa’daki bazı hukuk düzenlerinden farklı olarak mahkemeleri doğrudan bağlayan ‘emsal karar’ mekanizması bulunmadığını ifade etti. Bu durumun kadına şiddet davalarında büyük bir belirsizlik yarattığını belirten Avukat Buse Güneş, mahkemelerin birbirlerinin kararlarına uymak zorunda olmadığını vurguladı. Güneş, “Bir içtihadı birleştirme kararı olmadığı müddetçe, mahkeme kararlarının gitgide kadın haklarını, çocuk haklarını; genel olarak mağdurların haklarını korumaktan ziyade, mağdurların yargıya olan güvenini zedeleyecek, hukuki yollara başvurmaları yönündeki iradelerini olumsuz anlamda etkileyecek niteliğe ulaştığını üzülerek gözlemliyoruz” dedi.

YARGI SÜRECİNDE ‘İKİNCİL TRAVMA’ RİSKİ

Avukat Güneş, Sadece verilen nihai kararlar değil, yargılama sürecinin kendisi de mağdurlar için ağır bir yük teşkil ettiğine dikkat çekti. Güneş, mağdurların yargı eliyle ‘ikincil travmalara’ maruz bırakıldığının altını çizdi. Güneş, “Mahkeme kararlarının yanında, yargılama sürecinde de mağdurlara yaşatılanlar çok önemli. Çünkü biz mağdurların yargı eliyle ikincil travmalara maruz bırakıldığına da çokça şahit oluyoruz. Mağdurlar tekrar tekrar travmatize edildikten sonra failin ceza alıp almamasının da aslında bir önemi kalmamış oluyor. Çünkü, asıl cezayı biz mağdura vermiş oluyoruz” sözlerini kaydetti.

ATAERKİL DÜZEN VURGUSU

Kadına yönelik şiddet davalarındaki yaklaşımın, mağduru güçlendirmek yerine mevcut ataerkil yapıyı koruma eğiliminde olduğunu belirten Güneş, “Genel olarak, kadına şiddet olaylarında yaklaşımın ataerkil düzenini koruma ve güçlendirme yönünde olduğunu ne yazık ki söyleyebilirim” ifadelerini kullandı.

MÜCADELE DEVAM EDİYOR

Tüm bu olumsuz tablolara rağmen barolar ve sivil toplum kuruluşlarının (STK) yürüttüğü ortak mücadelenin önemine değinen Avukat Buse Güneş, kolektif hareket edildiği durumlarda çok daha fazla olumlu sonuç alındığını belirtti. Buse Güneş tarafından, hukuk mücadelesinin mağdurun haklarını savunma noktasında en güçlü araç olmaya devam ettiği mesajı verildi.

Kadına Şiddet Kadın Hukuk