Hatay'da sır kayıp! Sinekliği parçaladı, 3 gündür bulunamıyor

Hatay'da psikolojik tedavi gören Uğur Çalışkan (27), pencere sinekliğini parçalayıp kayıplara karıştı. Ailesi 3 gündür kaybolan Uğur için endişeli.

Hatay'da sır kayıp! Sinekliği parçaladı, 3 gündür bulunamıyor

Hatay'ın Antakya ilçesinde, bipolar bozukluk tedavisi gören 27 yaşındaki Uğur Çalışkan'dan 3 gündür haber alınamıyor. Misafir olarak kaldığı evin penceresindeki sinekliği yırtarak dışarı çıkan ve bir daha geri dönmeyen Çalışkan'ın o anları güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı.

HATAY ANTAKYA'DA GÜVENLİK KAMERASINA YANSIYAN KAÇIŞ

Olay, Antakya ilçesi Serinyol Mahallesi'nde meydana geldi. 3 yıl önce bipolar bozukluk tanısı konulan ve düzenli ilaç kullanan 27 yaşındaki Uğur Çalışkan, misafir olarak kaldığı dayısı Erdal Erbaş'ın evinden sabah saatlerinde şüpheli bir şekilde ayrıldı. İncelenen bina güvenlik kamerası kayıtlarında, Çalışkan'ın kaldığı odanın penceresindeki sinekliği parçalayarak sokağa indiği, bir süre sonra binaya tekrar girmeye çalıştığı ancak başaramayınca bölgeden yürüyerek uzaklaştığı tespit edildi.

KAYIP GENCİN BABASI: "PERİŞAN HALDEYİZ"

Jandarma ekiplerine yapılan kayıp başvurusunun ardından arama çalışmaları devam ederken, baba Abdurrahman Çalışkan yetkililerden ve vatandaşlardan destek istedi. Ailecek büyük bir belirsizlik ve üzüntü içinde olduklarını belirten baba Çalışkan, "Oğlum Uğur 27 yaşındaydı, 3 yıl önce psikolojik rahatsızlığı başladı. Benim yanımdayken hiçbir sıkıntısı yoktu. Annesi zaten hastaydı ve daha çok üzülüyor. Devletten bulunması için yardım istiyorum" ifadelerini kullandı.

"GÖZÜMÜN ÖNÜNDE KAYBOLUP GİTTİ"

Sabah uyandığında yeğenini odasında bulamayınca güvenlik kameralarını inceleyip jandarmaya ihbarda bulunan dayı Erdal Erbaş ise yaşanan süreci şu sözlerle aktardı:

"Sabah 9'da kalktığımızda o başka oda da kalıyordu. Ben odasına baktığımda yeğenim yoktu. Belki lavaboya gitti diye düşümdüm ama orada da değildi. Odasına baktığımda penceresi açıktı. Pencereye baktığımda sinekliği yırtılmıştı ve tereddütte kaldım. Sağa sola baktık ama bulamadık. Sonra bina sahibini arayıp kameralara baktık. Kameraya baktığımızda yeğenim pencereden inip karşı binaya geçmiş. Tekrar binaya gelip binaya çıkmaya çalıştı ama çıkamadı. Bu seferde karşı tarafa doğru gitmiş. Ondan sonra 2 gündür arıyordum ve bugün 3'üncü gündeyiz. 3 gündür hiçbir iz alamadık."

Jandarma ekiplerinin, 27 yaşındaki Uğur Çalışkan'ı arama çalışmaları bölgede devam ediyor.

BİPOLAR BOZUKLUK NEDİR?

Eski adıyla manik-depresif hastalık olarak bilinen bipolar bozukluk; kişinin ruh halinde, enerjisinde, aktivite seviyesinde ve günlük işleri yerine getirme becerisinde olağandışı dalgalanmalara neden olan psikiyatrik bir rahatsızlıktır. Bireyler, aşırı coşkulu, enerjik veya sinirli hissettikleri "mani" (veya daha hafif formu olan hipomani) dönemleri ile derin bir çöküntü ve umutsuzluk hissettikleri "depresyon" dönemleri arasında geçişler yaşarlar. Düzenli tıbbi takip ve kesintisiz ilaç kullanımı gerektiren bu hastalıkta, tedavi sürecinin aksatılması duygu durumunda ani ve öngörülemez değişimlere yol açarak kişinin karar verme yetisini, dürtü kontrolünü ve gerçeklik algısını olumsuz etkileyebilmektedir.

BİPOLAR BOZUKLUĞUN TEDAVİSİ NASIL YAPILIR?

Bipolar bozukluk, yaşam boyu devam eden ancak uygun tıbbi müdahalelerle büyük ölçüde kontrol altına alınabilen kronik bir hastalıktır. Tedavinin temelini, psikiyatri uzmanları tarafından reçete edilen duygudurum dengeleyici ilaçlar ve antipsikotikler oluşturur. Farmakolojik (ilaç) tedaviye ek olarak uygulanan psikoterapi yöntemleri, hastanın atak dönemlerini tetikleyen unsurları fark etmesine ve stresle başa çıkmasına olanak tanır. Bu rahatsızlığın yönetimindeki en kritik nokta, hastanın kendini iyi hissettiği dönemlerde dahi hekim onayı olmadan ilaç kullanımını kesmemesidir. Tedavinin aksatılması veya aniden bırakılması, hastalığın nüksetmesine ve kişinin yönelim kaybı, dürtüsel davranışlar gibi ciddi krizler yaşamasına zemin hazırlayabilir.

NELERE DİKKAT EDİLMELİ?

Hastalığın seyrini kontrol altında tutmak için hem bireye hem de hasta yakınlarına önemli görevler düşmektedir. En kritik unsur, hekim kontrolündeki ilaç tedavisinin hiçbir koşulda aksatılmamasıdır. Bunun yanı sıra, uyku düzeninin korunması hastalık ataklarını önlemede hayati bir rol oynar; çünkü uykusuzluk veya uyku ihtiyacındaki ani azalmalar genellikle manik atakların ilk habercisidir. Stres faktörlerinin en aza indirilmesi, alkol ve madde kullanımından kesinlikle uzak durulması gerekmektedir. Hasta yakınlarının, kişinin duygu durumundaki ani coşkulanmaları, öfke patlamalarını, gerçeği değerlendirme yetisindeki bozulmaları veya derin içe kapanma gibi erken uyarı işaretlerini yakından gözlemlemesi ve bu durumlarda vakit kaybetmeden psikiyatrik destek alması büyük önem taşır.

Yaşam Hatay