Evlilik kanseri gerçekten koruyor mu? Uzmandan dikkat çeken açıklama

ABD’de milyonlarca kişiyi kapsayan araştırmaya göre, hiç evlenmemiş bireylerde kanser görülme oranı evlilere kıyasla daha yüksek çıktı; uzmanlar bunun doğrudan evlilikten değil, yaşam tarzı ve sağlık takibi farklarından kaynaklanabileceğini belirtiyor.

Evlilik kanseri gerçekten koruyor mu? Uzmandan dikkat çeken açıklama

ABD’de dört milyondan fazla kişinin verilerinin incelendiği geniş kapsamlı bir araştırmayı değerlendiren Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, hiç evlenmemiş bireylerde kanser görülme oranlarının evli bireylere kıyasla daha yüksek olduğunu açıkladı. Ancak Özkaya, bu bulgunun doğrudan “evlilik kanseri önler” şeklinde yorumlanmaması gerektiğini vurguladı.

BEKARLARDA RİSK DAHA YÜKSEK

Araştırma sonuçlarına göre, hiç evlenmemiş erkeklerde kanser görülme oranı evli erkeklere göre yaklaşık yüzde 68 daha fazla. Kadınlarda ise bu fark daha da belirgin; hiç evlenmemiş kadınlarda kanser riski evli ya da daha önce evlenmiş kadınlara göre yaklaşık yüzde 83 daha yüksek olarak belirlendi.

Özkaya, “Bu sonuçlar evliliğin doğrudan kanseri önlediği anlamına gelmez. Ancak evlilik; erken teşhis, tedaviye uyum ve yaşam süresi açısından olumlu etkilerle ilişkilendiriliyor” dedi.

SOSYAL VE EKONOMİK DESTEK ETKİLİ OLABİLİR

Evli bireylerin genellikle daha güçlü sosyal destek sistemlerine sahip olduğunu belirten Özkaya, ekonomik istikrarın ve düzenli sağlık takibinin de bu farkta rol oynayabileceğini ifade etti. Evli kişilerin tedavi süreçlerine daha yüksek uyum gösterdiğine dikkat çekti.

KADINLARDA FARK DAHA BELİRGİN

Araştırmada kadın ve erkekler arasında dikkat çekici farklılıklar da ortaya çıktı. Özkaya, “Genelde evlilikten erkekler daha fazla fayda görür. Ancak bu çalışmada kadınların daha fazla fayda sağladığı görülüyor” dedi.

Evlilik ile kanser arasındaki ilişkinin özellikle sigara, alkol ve enfeksiyon kaynaklı kanserlerde daha güçlü olduğu belirtildi. Kadınlarda ise yumurtalık ve rahim kanseri gibi üreme sistemi kanserlerinde bu bağlantı daha belirgin şekilde gözlemlendi.

TARAMA PROGRAMLARI FARKI AZALTIYOR

Meme, tiroit ve prostat gibi düzenli tarama programlarının bulunduğu kanser türlerinde ise evlilik ile risk arasındaki bağın daha zayıf olduğu ifade edildi. Bu durumun, erken teşhis imkanlarının yaygınlığıyla ilişkili olabileceği değerlendiriliyor.

YAŞ İLERLEDİKÇE ETKİ ARTIYOR

Araştırma sonuçlarına göre, evlilik ile kanser riski arasındaki ilişki özellikle 50 yaş üstü bireylerde daha güçlü. Uzmanlara göre bu durum, yaşla birlikte artan risk faktörleri ve yaşam tarzı etkileriyle bağlantılı olabilir.

“BEKARSANIZ DAHA DİKKATLİ OLUN”

Bekar bireylerin sağlık kontrollerine daha az katılma eğiliminde olabileceğini belirten Özkaya, şu uyarıda bulundu:

“Eğer bekarsanız, kanser risk faktörlerine karşı daha dikkatli olmalı, düzenli taramalarınızı yaptırmalı ve sağlık kontrollerinizi ihmal etmemelisiniz.”

ÜCRETSİZ SAĞLIK HİZMETİ HATIRLATMASI

Özkaya ayrıca, Sağlık Bakanlığı’na bağlı Sağlıklı Hayat Merkezleri’nin tüm vatandaşlara ücretsiz hizmet sunduğunu hatırlatarak, “Bu merkezler sadece kanser taramaları değil, her türlü sağlık danışmanlığı için önemli bir fırsat sunuyor” dedi.

Sağlık Kanser