Çocuklarda şiddet eğiliminin nedenleri! Uzmanından "ebeveynlere" kritik uyarı!

Psikolog Aybala Polat, çocuk ve ergen davranışları hakkında, “Çocuklar ve ergenler özellikle ebeveynleri ve çevresindeki insanları modelleyerek bir şeyleri öğrenirler. Herhangi bir olumlu davranışı da, olumsuz davranışı da modellediklerini görüyoruz.” dedi.

Çocuklarda şiddet eğiliminin nedenleri! Uzmanından "ebeveynlere" kritik uyarı!

Psikolog Aybala Polat, çocuklukta ve ergenlikte şiddet eğiliminin nedenlerini ve çözüm yollarını Yeni Ankara’ya açıkladı.

Davranışlarda modellemenin üzerinde duran Polat, “Çocuklar ve ergenler özellikle ebeveynleri ve çevresindeki insanları modelleyerek bir şeyleri öğrenirler. Herhangi bir olumlu davranışı da, olumsuz davranışı da modellediklerini görüyoruz. Haliyle sadece çevresel faktörler değil, aileler başı çekiyor. Çocuklar ve ergenler ev ortamında gözlemledikleri herhangi bir şeyi kendi hayatlarında güçleri yettiğince yansıtmaya gayret gösteriyorlar.” dedi.

AİLE FAKTÖRÜ, ÇEVRESEL FAKTÖRLER VE TEKNOLOJİ FAKTÖRÜ

Şiddet eğiliminde teknoloji faktörünün önemli bir yeri olduğunun altını çizen Aybala Polat, “İnkar edemeyeceğimiz bir teknoloji dönemindeyiz. Teknoloji dönemi de devreye girdiğinde bu tarz şiddet durumları erişilebilir hale geliyor. Aile faktörü, çevresel faktörler ve teknoloji faktörü bir araya geldiğinde kaçınılmaz ihtimallerle karşılaşıyoruz.” ifadesini kullandı.

“EBEVEYN AYARI”

Çocukların ve ergenlerin olayları anlama hızlarından dolayı, ailelerin davranışlarına dikkat etmesi gerektiğini vurgulayan Polat, şunları kaydetti:

“Çocuklar çok adaptifler ama bu adaptifliklerini çok hızlı öğrenmelerinde de kullanabiliyorlar. Yani ‘çocuktur anlamaz, ergendir umursamaz, çocuktur farkında olmaz’ dememek lazım. Çocuklar, ergenler her şeyin farkında. Farkında olduğu şeyi kolay kolay hissettirmezler. Suratlarına baktığınızda bunu anlayamayabilirsiniz. Genel itibariyle şiddet davranışlarına yönelen çocuklarda gördüğümüz ifadeler birazcık daha donuk bir yerden geliyor. O yüzden aileler çocuklarından bunu anlayamıyorken, kendi davranışlarına ayar çekmeleri gerekiyor. Yani bir ebeveyn ayarı. Bunu yapıyor olmaları neticesinde çocuklar, ‘benim yaptığım yanlış, davranışım birine zarar veriyor olabilir, toplumda yaşıyorsam bu zararı gözetmek durumundayım’ der. Birey olduğunu anımsatmak önemlidir ancak çocuk ve ergen toplumda yaşadığı için bu bilinçten de kopmamalıdır.”

“İNSANLARA KULAK VERMEK LAZIM”

İnsanları dinlemenin, şiddet eğilimindeki önemine dikkat çeken Polat, şunları söyledi:

“Şiddet meylinin ya da hiddetli olmanın arka planında, sosyo-kültürel, sosyo-ekonomik faktörler gelir. Bunlar kümülatif olarak ortaya çıkar. İletişim kurduğunda muhatap alınmadığını fark eden bir insan, evrimsel yollara başvurur ve en ilkel yöntem üzerine gider ve sadece saldırmayı seçer. İnsanlar konuşamadıkça bir balon gibi şiştiğini düşünün ve o balonun patlama noktası vardır. İnsanlara kulak vermek lazım. Bir şeylerin caydırıcı hale gelebiliyor olması lazım. İnsanlar farkında olmadan toplum bilincini bırakmaya başlıyorlar. Ama herkesin birbirine dokunabiliyor olması lazım. En çok es geçtiğimiz nokta, sosyal varlık olduğumuzu es geçtiğimiz nokta. Biraz olsun insanları dinleyebilmeye, dinlerken de savunma yaparak dinlemeye değil, gerçekten dinlemeye ihtiyaç var. Birine zarar verme isteği gerekçelendirebilir istek değil. Bunun arka planının araştırılması lazım. Çözüm olarak bu anlamda örneğin doğada 10-20 dakika vakit geçirmek sinir sistemini en çok resetleyen yöntemlerden bir tanesi.”

Kadına Şiddet Çocuk Suça Sürüklenen Çocuklar