Çocuğu okulda arkadaş edinemeyen aileler ne yapmalı? Dikkat etmeniz gerekenler

Çocuğunuz her gün okuldan sessiz dönüyor, teneffüslerde yalnız kalıyor ve arkadaş grubuna katılmakta zorlanıyorsa nedenini yalnızca utangaçlıkla açıklamayın. İşin arkasında dikkat edilmesi gereken başka nedenler olabilir.

Çocuğu okulda arkadaş edinemeyen aileler ne yapmalı? Dikkat etmeniz gerekenler

Okul döneminde bazı çocuklar kısa sürede arkadaşlık kurarken bazıları akranlarının arasına girmekte zorlanabiliyor. Özellikle teneffüslerde yalnız kalan, grup çalışmalarına katılmaktan kaçınan veya arkadaşlarının yanına yaklaşırken çekingen davranan çocuklar için ailelerin tutumu büyük önem taşıyor.

Çocuğun arkadaşının olmaması tek başına bir sorun olarak değerlendirilmemeli. Bazı çocuklar daha sakin bir yapıya sahip olabilir ve yalnız vakit geçirmekten rahatsızlık duymayabilir. Asıl önemli nokta, çocuğun yalnız kalmayı tercih edip etmediği ya da arkadaşlık kurmak istediği halde bunu başaramadığıdır. Amerikan Pediatri Akademisi de çekingenliğin çocukluk döneminde yaygın olduğunu, ancak sosyal ortamlardan sürekli kaçınma ve belirgin işlev kaybı görülmesi halinde durumun daha yakından değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.

ÖNCE ÇOCUĞUN YAŞADIĞI DURUM ANLAŞILMALI

Ailelerin ilk adımı doğrudan çözüm üretmek yerine çocuğu dinlemek olmalı. “Neden hiç arkadaşın yok?” ya da “Sen de biraz girişken ol” gibi ifadeler çocuğun kendisini yetersiz hissetmesine neden olabilir.

Bunun yerine günlük okul hayatını anlamaya yönelik sorular sorulabilir:

  • Teneffüslerde kimlerle vakit geçiriyorsun?
  • Bir oyuna katılmak istediğinde neler oluyor?
  • Sınıfta birlikte vakit geçirmek istediğin biri var mı?
  • Seni rahatsız eden veya üzen bir olay yaşadın mı?
  • Arkadaşlarının yanına gitmek istediğinde çekindiğin bir şey oluyor mu?

Bu tür konuşmalar sayesinde çocuğun çekingenlik, iletişim becerileri, dışlanma veya başka bir nedenle mi yalnız kaldığı daha kolay anlaşılabilir.

KÜÇÜK ADIMLAR DAHA ETKİLİ OLABİLİR

Arkadaş edinmekte zorlanan çocuğu bir anda kalabalık grupların içine sokmak yerine daha küçük sosyal adımlar atması desteklenebilir. Örneğin önce bir arkadaşına selam vermesi, kısa bir sohbet başlatması ya da birkaç dakikalığına bir oyuna katılması teşvik edilebilir.

Amerikan Pediatri Akademisi, özellikle çekingen çocuklarda küçük sosyal adımların ve önceden yapılan rol canlandırmalarının yararlı olabileceğini belirtiyor. Çocuğun ilgisini çeken spor, sanat, kitap veya benzeri etkinliklere yönlendirilmesi de ortak ilgi alanları üzerinden arkadaşlık kurmasını kolaylaştırabilir.

Burada amaç çocuğun bir anda çok sayıda arkadaş edinmesini sağlamak değil, kendisini rahat hissettiği sosyal ilişkiler kurmasına yardımcı olmak olmalı.

ÖĞRETMENLE GÖRÜŞMEK ÖNEMLİ!

Çocukların okulda yaşadığı sosyal sorunlar her zaman evde anlatılmayabilir. Bu nedenle ailelerin sınıf öğretmeniyle görüşerek çocuğun teneffüslerdeki ve sınıf içindeki davranışlarını öğrenmesi önemli.

Öğretmenden özellikle şu konularda bilgi alınabilir:

  • Çocuk ders sırasında grup çalışmalarına katılıyor mu?
  • Teneffüslerde yalnız mı kalıyor?
  • Arkadaşlarının yanına yaklaşmaya çalışıyor mu?
  • Diğer öğrenciler tarafından dışlanıyor mu?
  • Sınıfta alay edilme veya zorbalık belirtisi var mı?

ZORBALIK İHTİMALİ GÖZ ARDI EDİLMEMELİ

Bir çocuğun arkadaş edinememesinin arkasında her zaman çekingenlik bulunmayabilir. Alay edilme, dışlanma, fiziksel veya sözlü zorbalık da öğrencinin akranlarından uzaklaşmasına yol açabilir.

Özellikle daha önce arkadaşları olan bir çocuğun kısa sürede yalnızlaşması, okula gitmek istememesi, derslerine ilgisinin azalması veya sosyal ortamlardan kaçınmaya başlaması durumunda okulda yaşananların daha dikkatli incelenmesi gerekir. Aile bu tür bir şüphede çocuğu suçlamadan dinlemeli ve gerekli durumlarda okul yönetimi ile rehberlik servisini sürece dahil etmelidir.

ÇOCUK BAŞKA ARKADAŞLARLA KIYASLANMAMALI

“Bak, herkesin arkadaşı var”, “Neden sen de onlar gibi değilsin?” veya “Biraz daha konuşkan ol” gibi ifadeler çocuğun sosyal sorununu çözmek yerine özgüvenini olumsuz etkileyebilir.

Bunun yerine küçük gelişmelerin fark edilmesi gerekiyor. Bir arkadaşına selam vermesi, bir oyuna katılması, sohbet başlatmayı denemesi veya yaşadığı bir anlaşmazlığı konuşarak çözmesi olumlu bir adım olarak görülmeli.

Amerikan Pediatri Akademisi de çocukların arkadaşlık ilişkileri konusunda farklı düzeylerde desteğe ihtiyaç duyabileceğini, ebeveynlerin sağlıklı iletişimi modellemesinin ve gerekli sosyal becerileri çocuklarıyla birlikte çalışmasının yararlı olduğunu belirtiyor.

NE ZAMAN UZMAN DESTEĞİ DÜŞÜNÜLMELİ?

Yalnızlık uzun süre devam ediyor, çocuk bundan belirgin biçimde rahatsız oluyor ve durum günlük yaşamını etkiliyorsa profesyonel destek alınması gündeme gelebilir.

Özellikle şu belirtiler birlikte görülüyorsa durumun uzman tarafından değerlendirilmesi önem taşıyabilir:

  • Okula gitmek istememe
  • Sosyal ortamlardan sürekli kaçınma
  • Belirgin kaygı veya üzüntü
  • Arkadaşlardan ve aileden uzaklaşma
  • Uyku düzeninde değişiklik
  • Ders başarısında belirgin düşüş
  • Daha önce severek yaptığı etkinliklerden uzaklaşma

Sosyal ilişkilerde belirgin değişiklikler, arkadaşlardan ve aileden geri çekilme veya uyku düzenindeki değişiklikler gibi belirtilerin dikkate alınması ve gerektiğinde sağlık uzmanlarından destek alınmasını öneriliyor.

Sonuç olarak ailelerin temel hedefi çocuğu “herkesle arkadaş olan” bir öğrenciye dönüştürmek değil, kendisini güvende hissettiği ve sağlıklı ilişkiler kurabildiği bir sosyal çevre oluşturmasına yardımcı olmak olmalı. Çocuğu dinlemek, küçük adımlarla desteklemek, öğretmen ve okul rehberlik servisiyle iletişim kurmak ve zorbalık ihtimalini araştırmak bu süreçte en önemli adımlar arasında yer alıyor.

Yaşam Eğitim