Bilinçdışı beyin anestezi altında bile konuşmayı çözebiliyor
Bilinçdışı beyin, anestezi altındayken bile kelimeleri analiz edip sonraki sözcükleri tahmin edebiliyor. Nature’daki araştırma, bilinç algısını yeniden tartışmaya açtı.
Nature dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, genel anestezi altındaki insanların beyinlerinin tamamen “pasif” hale gelmediğini ortaya koydu. Çalışmaya göre bilinçdışı beyin, kişi dış dünyayla bağlantısını kaybetmiş görünse bile konuşmaları analiz etmeyi ve bazı dil kalıplarını işlemeyi sürdürebiliyor.
ABD’deki Baylor Tıp Fakültesi’nden araştırmacıların yürüttüğü çalışmada, epilepsi ameliyatı sırasında propofol ile anestezi verilen yedi kişinin beyin aktiviteleri incelendi. Araştırmada özellikle hafıza ve öğrenmeyle bağlantılı hipokampus bölgesinin beklenenden çok daha aktif olduğu kaydedildi.
HİPOKAMPUS KELİMELERİ AYIRT EDİP TAHMİN YAPTI
Araştırma kapsamında bazı katılımcılara farklı tonlarla desteklenen ses dizileri dinletildi. Beyin kayıtları, anestezi altındaki kişilerin hipokampus bölgesinin zaman içinde bu sesleri birbirinden daha iyi ayırabildiğini gösterdi. Bilim insanları bunu bilinçsiz öğrenme süreciyle ilişkilendirdi.
Dört katılımcıya ise podcast kayıtları dinletildi. Araştırmacılar, bazı nöronların isimler gibi belirli kelime türlerine daha güçlü tepki verdiğini belirledi. Ayrıca beynin, cümlenin bağlamına göre bir sonraki sözcüğü önceden tahmin etmeye çalıştığı gözlemlendi.
Çalışmada yer alan beyin cerrahı Sameer Sheth, “Bir sonraki kelimenin ne olacağını tahmin ediyorlardı,” ifadelerini kullandı.

UYANIK BEYİNLE BENZER SONUÇLAR GÖRÜLDÜ
Araştırmacılar, anestezi altındaki katılımcıların verilerini uyanık bireylerle karşılaştırdı. Elde edilen sonuçlarda iki grubun dil işleme performansları arasında dikkat çekici benzerlikler bulundu.
Bilim insanları, bu durumun yalnızca basit ses algısından ibaret olmadığını, beynin anlam çözümleme ve tahmin üretme gibi daha karmaşık bilişsel işlemleri de sürdürebildiğini değerlendirdi.

BİLİNÇDIŞI BEYİN NEDEN ÖNEMLİ GÖRÜLÜYOR?
Araştırma, bilinç ve öğrenme arasındaki ilişkiye dair mevcut kabulleri yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlara göre insan beyni, farkındalık oluşmasa bile çevreden gelen bilgileri işlemeye devam edebiliyor.
Nörobilim alanındaki bazı çalışmalar da bilinçdışının, bilinç seviyesine ulaşmayan çok sayıda bilgiyi değerlendirebildiğini ortaya koyuyor. Prosopagnozi gibi yüz tanıma bozukluklarında kişilerin yüzleri bilinçli olarak tanıyamasa bile bilinçdışı düzeyde ayırt edebildiği daha önce de gösterilmişti.

FREUD TARTIŞMALARI YENİDEN GÜNDEMDE
Araştırma sonrası bilinçdışı kavramına ilişkin psikanalitik yaklaşımlar da yeniden tartışılmaya başlandı. Nöropsikanaliz alanında çalışmalar yapan Mark Solms’un görüşleri bu tartışmaların merkezinde yer aldı.
Solms’a göre Freud’un sözünü ettiği “dinamik bilinçdışı” ile modern nörobilimde tanımlanan “bilişsel bilinçdışı” aynı yapılar değil. Solms, bastırılmış deneyimlerin öğrenilmiş bilişsel süreçlerle ilişkili olduğunu; içgüdüsel yapıların ise daha farklı beyin sistemlerinden kaynaklandığını savunuyor.
Uzmanlar, yeni bulguların bilinç, hafıza ve öğrenme mekanizmalarının nasıl çalıştığına dair araştırmaları daha da hızlandırabileceğini belirtiyor.
