Skandal iddia: CHP'li Yaman'dan Sağlık Bakanlığına acil 'kadın sünneti' çağrısı

Türkiye'de bir doktorun kadın sünneti yaptığı iddiası, CHP'li Aylin Yaman'ın Sağlık Bakanlığına çağrısıyla gündeme bomba gibi düştü. Yasalardaki ceza ve hayati riskler neler?

Skandal iddia: CHP'li Yaman'dan Sağlık Bakanlığına acil 'kadın sünneti' çağrısı

Türkiye'de tıp etiği ve insan hakları bağlamında çok tartışılacak bir son dakika gelişmesi yaşandı. Siyasi kulislerde büyük ses getiren açıklamalara göre, kadın sünneti ve bu illegal uygulamanın gizlice yürütüldüğü iddiaları parlamentonun ana gündem maddelerinden biri haline geldi. CHP Ankara Milletvekili Aylin Yaman, sosyal medya kanalları üzerinden yaptığı paylaşımda bir hekimin bu suçu açıkça işlediğini öne sürerek idari birimlerin derhal harekete geçmesini talep etti.

"TÜRKİYE'DE KADIN SÜNNETİ UYGULANIYOR" İDDİASI

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Ankara Milletvekili Aylin Yaman, resmi sosyal medya hesabı X üzerinden yaptığı açıklamada, Türkiye'de bir hekimin bu uygulamayı yaptığını ilan ettiğini belirterek çok sert bir tepki gösterdi. Sağlık Bakanlığına doğrudan müdahale çağrısında bulunan Yaman, paylaşımında aynen şu ifadelere yer verdi:

"Ülkemizde kadın sünneti yaptığını ilan eden bir hekimin varlığı kabul edilemez. Sağlık Bakanlığı derhal konuya el atmalıdır. Kadın sünneti, Dünya Sağlık Örgütü tarafından, child istismarı ve kadına yönelik şiddet olarak kabul edilir, Türkiye'de yasalara göre suçtur."

KADIN SÜNNETİ NEDİR?

Tıp literatüründe kadın genital mutilasyonu (FGM) şeklinde tanımlanan kadın sünneti nedir sorusu, kız çocuklarının veya kadınların dış genital organlarının kalıcı olarak kısmen ya da tamamen kesilmesi, çıkarılması veya zarar görmesi sürecini ifade eder. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından yapılan resmi sınıflandırmaya göre bu uygulama, anatomik olarak 4 ana tipe ayrılmaktadır. Tip 1 klitorisin kısmen veya tamamen çıkarılmasını (klitoridektomi) kapsarken, Tip 2'de klitoris ile birlikte iç dudaklar da kesilmektedir.

En ağır evre olan Tip 3 (infibülasyon) sürecinde vajinal açıklık dikilerek son derece dar bir delik haline getirilirken, Tip 4 ise iğne batırma ve yakma gibi diğer tüm zararlı fiziksel müdahaleleri içermektedir. Kültürel bir gelenek adı altında çoğunlukla Afrika'nın Sahra Altı bölgesi, Ortadoğu ve Asya'da (Endonezya, Malezya) uygulanan bu eylem, göç hareketleri sebebiyle Avrupa ve Türkiye'de de nadir de olsa görülebilmektedir.

ÜREME SAĞLIĞINI DOĞRUDAN TEHDİT EDİYOR

Birleşmiş Milletler ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) raporlarında insan hakkı ihlali olarak tescillenen bu operasyonların bebekler ve kadınlar üzerinde geri dönüşü olmayan fizyolojik zararları bulunmaktadır. Klinik verilere göre müdahale anında aşırı kanama ve şok riski tetiklenirken; ilerleyen süreçlerde tetanoz, hepatit, HIV bulaşma riski, kronik ağrılar ile cinsel ilişki esnasında şiddetli acı (disparoni) meydana gelmektedir. Üreme sağlığını doğrudan tehdit eden bu durum, doğum komplikasyonları ve doğrudan bebek ölümü riskini ciddi oranda artırmaktadır. Hiçbir kutsal metinde zorunlu tutulmayan, tamamen kültürel sanrılarla yürütülen bu eylemin yarattığı ağır psikolojik travma, anksiyete ve depresyon vakaları da klinik raporlarında tescillenmiştir. Türkiye'de 2002 yılından bu yana yasak olan ve yasal cezası bulunan bu işleme dair şüpheli vakalarda adli ve tıbbi makamlara başvurulması gerekmektedir.

CHP TBMM Aylin Yaman Sağlık